E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Adnan Küçük

BAŞÖRTÜSÜNE ANAYASAL GÜVENCE SAĞLANMASINA GEREK VARMI?
27 Ocak 2023 Cuma

Önce CHP, ülkemizde başörtüsü sorununun pozitif hukuki zeminde temelli olarak çözüme kavuşturulması için kanun önerisi getirdi.

Cumhur İttifakına dâhil olan partiler kanuni düzenleme ile sağlanacak hukuki teminatı yetersiz gördükleri için, AK Parti, başörtüsü meselesinin çok daha güvenceli bir şekilde çözülmesi için Anayasa değişikliği önerisi getirdi.

AK Partinin getirdiği Anayasa değişikliği önerisine MHP ve BBP tam destek verdiler.

AK Parti, Anayasa değişikliği ile alakalı olarak iktidar ve muhalefet partileri ile görüşmeler yaptı. AK Parti, ilk tur görüşmelerde tüm muhalefet parti grupları ile görüştü.

Fakat CHP, İyi Parti ve HDP, AK Partinin ikinci tur görüşme talebini kabul etmediler.

Anayasa değişikliği iki maddeden teşekkül ediyor.

Birinci maddede başörtüsü ile başı açıklık serbestisini birlikte teminat altına alan kıyafete yönelik anayasal düzenleme getirilmektedir.

İkinci madde ise ailenin tanımına yönelik anayasa değişikliği öngörülmektedir.

Aile ile alakalı konuyu ayrıca yazacağım. Bu vesileyle bu yazıda sadece kıyafetle alakalı anayasa değişikliği üzerinde yoğunlaşılacaktır.

Anayasa Değişikliği TBMM Anayasa Komisyonunda

AK Parti tarafından verilen Anayasa değişikliği önerisi 19 Ocak 2023 gününden itibaren TBMM Anayasa Komisyonunda görüşülmeye başlandı.

Komisyon toplantısına AK Parti, MHP, CHP ve İyi Parti’li Komisyon üyeleri ile milletvekilleri katıldılar; HDP’li komisyon üyeleri ile milletvekilleri katılmadılar.

Anayasa Komisyonunun 19 Ocak 2023 günü yapılan ilk toplantısına ben de katıldım.

İlk toplantıda Anayasa değişikliğinin geneli üzerinde görüşmeler yapıldı.

AK Partili milletvekilleri, özellikle geçmiş yıllarda yaşanan mağduriyetlere vurgular yaparak, bu Anayasa değişikliğinin zaruri gerekliliği üzerinde yoğun vurgular yaptılar.

MHP’li milletvekilleri de, amasız, fakatsız şekilde Anayasa değişikliği önerisini güçlü bir şekilde destekleyici yönde konuştular.

İyi Partili ve CHP’li milletvekilleri Anayasa değişikliği konusunda iki konuda hemfikir idiler.

Birincisi, bu sorun esasen uygulamada tamamen çözülmüştür. Bu konunun ayrıca Anayasada yer almasına lüzum yoktur. Anayasa değişikliği önerisinin getirilmiş olması, aslında tamamen çözülen bir konunun, siyasi rant sağlanması amacıyla gündeme getirilmiş olmasından başka bir şey değildir.

İkincisi, kanunla getirilecek güvence yeterlidir. CHP ve İyi Partili konuşmacılar, her ne kadar kanunî güvenceyi yeterli görseler de, AK Parti’nin getirdiği öneride bazı sakatlıkların olduğunu belirterek, kendilerinin de öneri getireceklerini belirttiler.

Bazı İyi Partili konuşmacılar, bu değişikliğe destek vereceklerini söylediler.

CHP’li konuşmacıların açıklamalarında ise bir netlik sezmedim.

CHP’li konuşmacıların bazıları, seçim sathı mailine girildiği bir dönemde Anayasa değişikliği yapılmasının uygun olmayacağını, bazıları kanuni düzenlemenin yeterli olduğunu, bazıları anayasa değişikliği teklifinde temel hak ve hürriyetler bağlamında sorunlu hükümler yer aldığını, bazıları esasen başörtüsü diye bir meselenin kalmadığını, bu konunun anayasa değişikliği düzeyinde gündeme getirilmesindeki asıl amacın “siyasi rant” sağlamak olduğunu belirttiler. Bazı CHP’li konuşmacılar, kendi değişiklik önerilerini getireceklerini söylediler.

Bir CHP’li konuşmacı, mağduriyetlerin yaşandığı dönemlerde başörtülülerin yaşadıkları mağduriyetlere karşı, şiddetli tepki verdiğini, CHP’nin başörtülülerin yaşadıkları mağduriyetler konusunda sağladığı katkılardan dolayı bireysel olarak özür dilediğini söyledi.

19 Ocak’ta yapılan Komisyon toplantısında, bazı CHP’liler çok talihsiz, aşağılayıcı bir ifade olan “tepinme” kelimesini kullandılar. Bu CHP’li milletvekilleri, bir yandan AK Partili bazı milletvekilleri tarafından geçmiş yıllarda yaşanan çok ağır mağduriyetlere ilişkin anlattıklarına hak verdiklerini belirtirken, diğer yandan da “…bu kapanmış yaranın üzerinde vicdansızca ‘tepinerek’”, “…‘tepindiğiniz’ bu mağduriyet”, “…‘tepinecek’ bir alan arayışındasınız”, “…‘Tepinme diyorum ya, tepinme’” gibi kelimeleri kullanmış olmaları, CHP’nin başörtüsü konusundaki bakış açısının ne derece sorunlu ve aşağılayıcı olduğunu gösteriyor. Hem bir mağduriyetin dile getirilmesine “tepinme” deyip, hem de bunlardan üzüntü duyduklarının söylenmesi, azim bir çelişkidir.

Anayasa Değişikliği Teklifinin Maddelerinin Görüşüldüğü Komisyon Toplantısı

25 Ocak 2023 günü yapılan Komisyon toplantısında teklifin maddeleri görüşüldü.

Ben, Anayasa Hukuku Öğretim üyesi kimliğimle bu toplantıya da katıldım.

CHP ve İyi Parti, Anayasa değişikliği önerisi hakkında müşterek olarak değişiklik önergesi verdiler. Değişiklik önergesi şu şekildedir:

“…Kanun teklifinin çerçeve 1’nci maddesiyle Anayasanın 24’ncü maddesine eklenmesi öngörülen ikinci fıkrasının birinci cümlesinde geçen ‘…dini inancı sebebiyle başını örtmesi ve…’” ibarelerinin “…başını örtmesi ya da örtmemesi de dâhil olmak üzere…” şeklinde değiştirilmesini arz ve talep ederiz.

İyi Partili ve CHP’li milletvekilleri, bu önerileri kabul edilmediği takdirde Anayasa değişikliğini desteklemeyeceklerini belirttiler.

Bu iki partili milletvekilleri, özet olarak, “dini inancı sebebiyle” ibaresinin esasen kişilerin dini inancını açıklamaya zorlanmaları manasına geleceğini, hangi örtünün dini inanç gereği hangilerinin başka sebeplerle olduğunun tartışma ve çatışmalara sebep olabileceğini belirttiler. Cumhur İttifakına üye milletvekilleri ise bu eleştirileri haklı bulmadılar.

CHP ve İyi Parti Gruplarınca müşterek olarak verilen değişiklik önergesinin Komisyonda kabul edilmemesi üzerine, bu iki partili milletvekilleri, “değişiklik teklifini bu haliyle Genel Kurulda kesinlikle desteklemeyeceklerini” belirterek Komisyonu terk ettiler.

Hakikaten Başörtüsü Meselesi Çözüldü mü?

Önce, geçmiş yıllarda yaşanan başörtüsü meselesine ilişkin hukuki düzenlemelere temas etmek istiyorum.

Başörtüsünün yasaklandığı ilk hukuki metin, 02.09.1925 tarih ve 2413 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenen “Bilumum Devlet Memurlarının Kıyafetleri Hakkında Kararname”dir. 2413 Sayılı Kararnamenin 2. maddesine göre:

Binalar dâhilinde başı açık bulunmak kaidedir”.

2413 Sayılı Kararname, esasen Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan bir idari düzenleyici işlemdir. Kanun gücünde bir hukuki metin değildir.

Bu düzenleme esasen 1924 Anayasasına aykırıdır; şöyle ki:

1924 Anayasasının 68/3. fıkrasına göre: “Hukuk-u tabiiyeden (doğal haklar) olan hürriyetin herkes için hududu başkalarının hudud-u hürriyetidir. Bu hudut ancak kanun marifetiyle tesbit ve tâyin edilir”.

Bu hükme göre, temel hak ve hürriyetler sadece kanunla sınırlanabilir.

Anayasanın 52. maddesine göre: “İcra Vekilleri Heyeti, kanunların süveri tatbikıyesini irae veyahut kanunun emrettiği hususatı tesbit için ahkâmı cedideyi muhtevi olmamak ve Şûrayı Devletin nazarı tetkikından geçirilmek şartiyle nizamnameler tedvin eder”.

Bu hükümlere göre, İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar Kurulu), belli bir kanuna dayanmaksızın kılık ve kıyafet hürriyetine ilişkin sınırlayıcı mahiyette düzenleme yapamaz.

Bu anayasa döneminde, doğrudan başörtüsünü yasaklayan tek hukuk normu, herhangi bir kanuna dayanmaksızın Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan 2413 sayılı Kararnamedir. Dolayısıyla, bu kararname herhangi bir kanuni dayanağı olmadığı için Anayasaya aykırıdır.

Kamu kurumlarında çalışanlar için başörtüsü yasağının kaynağını teşkil eden 12 Eylül yönetimi döneminde Milli Güvenlik Konseyi tarafından çıkarılan 16.07.1982 tarihli “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik”in 5. maddesinde şu hüküm mevcut idi:

“… görev mahallinde baş daima açık,…” olacaktır.

16.07.1982 tarihli “Kılık Kıyafet Yönetmeliği”nin dayandığı hukuki metinler arasında 2413 Sayılı Kararname de yer almaktadır (md. 17).

İlköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencilerin kılık ve kıyafetine ilişkin de yönetmelik düzeyinde yasaklamalar söz konusu idi.

1982 Anayasası döneminde, basta 657 Sayılı Kanun olmak üzere hiçbir kanunda, başörtüsünü yasaklayan bir düzenleme mevcut değildi.

Oysa Anayasanın 13. maddesine göre:

Temel hak ve hürriyetler, …ancak kanunla sınırlanabilir”.

Bu hükme göre, başörtüsü de dâhil kılık kıyafet hürriyetine ilişkin sınırlayıcı hükümler sadece kanunla düzenlenebilir. Herhangi bir kanuni dayanağı olmaksızın, salt yönetmelikle bu konuya ilişkin sınırlama getirilemez.

Anayasaya bariz bir şekilde aykırı olarak başörtüsü yasağını öngören 16.07.1982 tarihli “Kılık Kıyafet Yönetmeliği”nin 5. maddesi ile 2413 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin 2. maddesinin, Bakanlar Kurulu’nca çıkarılan 04.10.2013 tarih ve 2013/5443 sayılı yönetmelikle yürürlükten kaldırılması ile normatif zeminde yasak kalkmış oldu.

2013 yılı öncesinde tamamen Anayasaya açıkça aykırı olan yasaklayıcı yönetmelik hükümlerinin uygulanması neticesinde başörtüsü konusunda çok ağır mağduriyetler yaşandı.

Nasrettin Hoca’nın bir sözü vardır: “eşekten düşenin halinden eşekten düşen anlar”.

Yani başörtüsü mağduriyetini yaşamayanların, bu mağduriyetin oluşturduğu travmaları anlayabilmeleri kesinlikle mümkün değildir.

Bir tarihi hatırayı paylaşacağım.

Merhum İskilipli Âtıf Hoca, 1924’te Milli Eğitim Bakanlığının izni ile Frenk Mukallidliği ve Şapka adlı risâlesini yayınladı. Âtıf Hoca, sonraki yıllarda bu eserinden dolayı şapka kanununa muhalefetten dolayı İstiklal Mahkemesinde yargılandı ve 4 Şubat 1926’da Ankara’da idam edildi.

Bu idam kararı dindar kesimde ve Âtıf Hocanın yakınlarından çok derin ve ağır travmalara sebep oldu.

Âtıf Hoca’nın naaşı 82 yıl sonra 2008 yılında mezarından çıkarılarak İskilip’teki Gülbaba Mezarlığı’na nakledildi. Âtıf Hoca’nın akrabaları, öylesine derin travmalar yaşamış olacaklar ki, hala naaşın nakli konusunda mesafeli olmuşlar, 1926 yılında yaşanan acılardan bir türlü kurtulamamışlar, tekrardan benzer mağduriyetlerin yaşanabileceği korkusunu bir türlü üzerlerinden atamamışlardır.

Naaşın ilk taşındığı tarihlerde, tüm İskilip halkının, korkularından gündüzleri değil, geceleri ancak Âtıf Hocanın mezarını ziyaret edebildikleri nakledilmektedir.

Bu anlatılanlar, bazılarına tuhaf gelebilir ise de, o travmayı yaşamayanlar bilemezler.

Benzer durum, başörtüsü mağduriyetlerinde de söz konusudur.

Özellikle başörtüsü mağduriyetini en derinden yaşayanlar, CHP’lilerin başörtüsü konusundaki şirin görünümlü açıklamalarına haklı olarak inanmıyorlar. Bu sebeple, başörtüsüne yönelik kanuni güvence yerine Anayasal güvencenin sağlanmasını istiyorlar.

“Başörtüsü Sorunu Çözüldü Anayasal Düzenlemeye Gerek Yok” Sözü

CHP’li ve İyi Partili milletvekillerinin “Türkiye’de başörtüsü sorunu çözüldü; hatta AK Partili yöneticiler de bunu sürekli söylüyorlar, bu konunun Anayasada düzenlenmesine gerek yoktur; kanuni düzenleme yeterlidir” şeklindeki sözlerinde isabet yoktur; şöyle ki:

(1) Şu anda başörtüsüne yönelik yasaklayıcı bir norm yoktur. Sadece geçmişte Anayasaya aykırı bir şekilde var olan yönetmelik ve Kararname hükümleri yürürlükten kaldırılmış bulunmaktadır. Kısaca “yasak olmayan her fiil serbesttir” kuralı çerçevesinde bir başörtüsü serbestisi söz konusudur.

(2) Yargısal alanda başörtüsü lehine kararların verilmesi, başta Anayasa Mahkemesi olmak üzere yüksek yargı mercilerinin içtihat değişikliğine gitmeleri şeklinde olmuştur. Önce yüksek yargı mercileri içtihat değişikliğine gittiler, sonra da hükümet ilgili yönetmelik ve kararnamedeki başörtüsü yasağını öngören kuralları kaldırdı.

(3) Peki kanunla düzenleme başörtüsü için bir güvence sağlar mı? Bu sorunun cevabı şu şekildedir: “Kanunla düzenleme, şu anki şartlaarda zayıf ta olsa bir güvence sağlayabilir. Fakat kanunlar, çok kolaylıkla değiştirilebilir. Yönetmeliğin değiştirilmesi ile kanunların değiştirilmesinin zorluğu konusunda pek büyük bir fark yoktur. Bir zihniyet değişimi halinde, çok kolaylıkla başörtüsüne serbesti sağlayan kanun çok kolaylıkla değiştirilebilir.

(4) Şu anda, başörtüsü yasağının en ağır şekilde uygulandığı dönemlerde Anayasanın başörtüsü yasağına dayanak teşkil eden hükümlerinde hiçbir değişiklik olmamıştır. Bir zihniyet değişikliği halinde, eskide yaşanan mağduriyetlerin tekrardan yaşanması mümkün ve muhtemeldir. Başörtüsü yasağı sebebiyle en ağır travmaları yaşayanlar bu konuda haklı olarak CHP’ye ve yüksek yargıya güvenmiyorlar. CHP’liler, ne derlerse desinler, başörtüsü mağduriyetini yaşayanları ikna edebilmeleri mümkün görünmüyor. Bu sebepledir ki, kanunla düzenleme güvencesi bu kesim yönünden hiç ikna edici değildir.

(5) Her ne kadar başörtüsü meselesinin şu an itibariyle fiili olarak çözüldüğü söylense de, bir hak ve hürriyetin Anayasal zeminde düzenlenmesi, o konuya ilişkin yaşanan bazı sorunların çözülüp çözülmemesine bağlı değildir. Bir hak ve hürriyet hakkında ciddi sorunlar yaşanmasa da, o hakkın, hak boyutuyla anayasada düzenlenmesi, gayet olağandır.

Mesela, 09.10.2003 tarih ve 4982 sayılı kanunla bilgi edinme hakkı kanunu çıkarıldı. Bu konuya ilişkin sorunlar yaşanmadığı halde, bu hak, 07.05.2010 tarih ve 5982 sayılı kanunla Anayasada düzenlendi. Hiçbir kimse “bu konuda hiçbir sorun yaşanmamaktadır” şeklinde itirazlarda bulunmadılar.

(7) Bir konu Anayasada düzenlenirken, salt düzenlendiği dönemin şartları dikkate alınmaz. Geçmişte yaşananlar, mevcut şartlar, gelecekte yaşanabilecekler, konunun anayasal açıdan arz ettiği önem vb. dikkate alınarak anayasal düzenleme yapılır. Bu vesileyle, şu anda başörtüsü konusunda hiçbir sorun yoktur” şeklindeki söylemler, bu konunun anayasada düzenlenmesi ihtiyacını kesinlikle ortadan kaldırmaz.

Yukarıda izah edilen sebeplerden dolayı, toplumsal rahatlamanın tam olarak sağlanması maksadıyla, başörtüsü serbestisinin mutlaka Anayasal düzeyde güvence altına alınması zaruri bir gerekliliktir.

Son bir konu da, değişiklik önergesinin haklılığı meselesidir.

Başörtüsü tercihi zorla bir dini inanç açıklaması değil, kişinin ihtiyari bir davranışıdır.

Diğer yandan, başörtüsünün dini inanç sebebiyle mi yoksa bir başka sebeple mi takıldığı konusunun sorunlara sebep olacağı” yönündeki iddialarda da bir haklılık yoktur. Fakat bu yöndeki vehimleri ortadan kaldırmak için ikinci fıkrada yer alan “…dinî inancı sebebiyle başını örtmesi ve…” yerine “…dini inancı veya bir başka saikle başını örtmesi ve…” ibaresi getirilebilir. Bu değişiklik teklifi, her türlü vehimleri ve korkuları kaldırır.

Diğer yandan geçmiş yıllarda yaşanan başörtüsü mağduriyetinin temelinde, başörtüsünün “salt dini inanç sebebiyle” takılması teşkil etmekte idi.

Nitekim başta TSK olmak üzere çoğu kurumlara başörtüsü takanlar hakkında, 40 yaşının üzerinde olmaları ve köylü usulle takıyor olmları halinde yasak uygulanmamakta idi. Bu sebeple dini inanç vurgusu önemli toplumsal bir ihtiyacı karşılamaktadır.

Nihaî Değerlendirme

Muhalefet açısından siyasi olarak en kârlı yol, Anayasa değişikliğinin referandumsuz kabul edilmesidir. Bu durumda, esasen iktidar lehine bir siyasi kazanç olamaz.

Şayet, Anayasa değişikliği muhalefetin kısmi karşı çıkışı neticesinde referandumla kabul edilmesi halinde, iktidar lehine çok büyük siyasi kazanç elde edilir.

Şayet bu Anayasa değişikliği tamamen reddedilirse, muhalefet partileri siyasi yönden ciddi manada hırpalanırlar. İyi Parti tabanı isyan edebilir, CHP samimiyetsizlikle itham edilir.

Bu seçeneklerden hangisinin gerçekleşeceğini şimdiden kestirebilmek zordur. Çünkü seçim sathı mailine girildiği şu günlerde siyasetin çarkları işlerken, belirleyici olan siyasi getirilerdir. Her bir parti kendi siyasî çıkarlarına göre hareket ederek oylarını kullanacaklardır.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 21174 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
6’LI MASANIN 6+1 FORMÜLÜ YÖNETİMDE NE KADAR İŞLEVSEL OLABİLİR?
1/12/2023
İMAMOĞLU, MENDERES VE ERDOĞAN’IN MAHKÛMİYETLERİ: HANGİSİ MAĞDUR?
12/25/2022
CHP GAYRI MİLLÎ BİR PARTİ MİDİR?
12/12/2022
SAHİPSİZ KÖPEKLERE BARINAK YAPMAYAN BELEDİYE BAŞKANLARININ GÖREVLERİNE SON VERİLMELİ
11/28/2022
PKK DİYE MÜSTAKİL BİR TERÖR ÖRGÜTÜ YOKTUR: “NOKTA”
11/17/2022
AB ÜYESİ ÜLKELERİN POLİTİKA ÜRETME YETERSİZLİĞİNİN AĞIR BEDELLERİ
11/8/2022
AİLENİN SAPKINLIK VE SALDIRILARA KARŞI KORUNMASI: 30 EKİM YÜRÜYÜŞÜ
10/28/2022
AVRUPA ADALET DİVANI: SEVSİNLER SİZİN ÇOĞULCULUK ANLAYIŞINIZI
10/16/2022
CHP’NİN KİMLİĞİNİ BİLEN VAR MI? (6)
10/5/2022
CHP’NİN KİMLİĞİNİ BİLEN VAR MI? (5)
9/25/2022
CHP’NİN KİMLİĞİNİ BİLEN VAR MI? (4)
9/14/2022
CHP’NİN KİMLİĞİNİ BİLEN VAR MI? (3)
9/4/2022
CHP’NİN KİMLİĞİNİ BİLEN VAR MI? (2)
8/24/2022
CHP’NİN KİMLİĞİNİ BİLEN VAR MI? (1)
8/13/2022
NATO’NUN KURULUŞ AMACI VE TERÖRİZMLE İMTİHANI (5)
8/2/2022
NATO’NUN KURULUŞ AMACI VE TERÖRİZMLE İMTİHANI (4)
7/23/2022
NATO’NUN KURULUŞ AMACI VE TERÖRİZMLE İMTİHANI (3)
7/13/2022
NATO’NUN KURULUŞ AMACI VE TERÖRLE İMTİHANI (2)
7/3/2022
NATO’NUN KURULUŞ AMACI VE TERÖRLE İMTİHANI (1)
6/22/2022
AMERİKADA BİR CİNSEL SAPIK DAHA “VAHŞİCE” İDAM EDİLDİ(!?!?)
6/10/2022
II. ABDÜLHAMİD: MUTLAK İSTİBDADÇI, KIZIL SULTAN MI?
6/2/2022
EVLADLARINI BU VATAN UĞRUNA ŞEHİD VERENLER İÇİN EN ACI OLAN…
5/26/2022
DEMOKRATİK YOLLARLA DEMOKRASİYE GEÇİŞ: 14 MAYIS 1950
5/17/2022
İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN FESHİ KARARININ İPTALİ: YENİ BİR 367 VAKASI OLUR
5/7/2022
VAAAYYY BEEEE OSMAN KAVALA MELEKMİŞ(!?!?)
4/27/2022
PAÇALARI KANLA KİRLİ BİR ÜLKE “TÜRKİYENİN SİCİLİ BOZUK” DEMİŞ
4/20/2022
MANSUR SAVAŞ’IN CUMHURBAŞKANLIĞINA ADAY OLABİLME İHTİMALİ VAR MI?
4/12/2022
PAKİSTAN’DA NELER OLUYOR?
4/5/2022
GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM: SİSTEMİN “FİŞ”LE CİHAZA BAĞLANMASI
3/27/2022
AYM’NİN MEVCUT HÜKÜMET SİSTEMİNİ KİTLEYEN KARARI
3/19/2022
UKRAYNA: BÜYÜKLER TEPİŞİR, OLAN KÜÇÜKLERE OLUR!
3/11/2022
GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM AÇIKLAMASI: BOOOOM
3/4/2022
TÜRKİYE’DE MUHALEFET NEDEN İKTİDAR OLAMIYOR?
2/25/2022
HDP AYM TARAFINDAN KAPATILMAZSA NE OLUR?
2/17/2022
İNSAN HAKLARI AVRUPA SINIRLARINDAN İÇERİ GİREMİYOR!!!
2/9/2022
DEMOKRASİ NEREDEN GEÇER; DİYARBAKIRDAN MI YOKSA…?
2/2/2022
İNANANLARIN İNANCINI YARALAYAN SERÇE (!?!?)
1/26/2022
ENES KARA İNTİHAR ETTİ, CEMAAT VE TARİKAT DÜŞMANLIĞI DEPREŞTİ
1/19/2022
TÜRKİYE’DE BAŞKANLIK (CUMHURBAŞKANLIĞI) SİSTEMİ NEDEN YERLEŞEMEDİ?
1/12/2022
CHP, HALA DİNDARLAR İÇİN KORKUTUCU VE ÜRKÜTÜCÜ
1/5/2022
CHP’NİN “FETÖCÜLERLE DE HELALLEŞMEK” POLİTİKASI
12/29/2021
TÜRKİYE’DE İTTİFAKLAR VE MİLLET İTTİFAKI-HDP İLİŞKİSİ
12/22/2021
QUEBEC’DE BAŞÖRTÜSÜ TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜ VE İSLAMA YÖNELİK FARKLI UYGULAMALAR
12/15/2021
OKUL ÖNCESİ ÖĞRETİMDE DİN EĞİTİMİ VE LAİKLİK TARTIŞMALARI
12/8/2021
28 ŞUBAT ZİHNİYETİ “CELLADINA ÂŞIK” BAZI MAĞDURLARINDA DEVAM EDİYOR
12/1/2021
CHP’DEN HDP’YE “PKK İLE İLİŞKİLERİNİ MİNİMİZE ETME” ÖNERİSİ
11/24/2021
CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE %50+1 ÇOĞUNLUK DEĞİŞMELİ Mİ?
11/17/2021
İYİ PARTİNİN KİMLİĞİNİ BİLEN VAR MI?
11/10/2021
ANAYASADAKİ DEĞİŞTİRİLMESİ YASAK HÜKÜMLERİN VESAYETÇİ TEMELİ
11/3/2021
İŞKENCE YAPMAK, DEMOKRATİK(!?) ABD İÇİN MEŞRU, TÜRKİYE İÇİN SUÇ!
10/27/2021
ÇAĞDAŞ UYGARLIK KAVRAMININ ANAYASADA NE İŞİ OLABİLİR Kİ?
10/20/2021
“YÜCE DEVLET”TEN GÜÇLÜ DEVLETE
10/13/2021
1982 ANAYASASININ İLK DÖRT MADDESİ DEĞİŞMELİ MİDİR?
10/7/2021
KASETÇİ DÜKKÂNININ ÜSTÜNDEKİ MAHKEMELERDEN YENİ YARGITAY BİNASINA
9/28/2021
YENİ BİR 367 ÖZLEMİ: RECEP TAYYİP ERDOĞAN 2023’DE ADAY OLAMAZ
9/19/2021
YENİ YARGITAY BİNASINDA DUA EDİLDİ, LAİKLİK ELDEN GİTTİ(!!!)
9/10/2021
YÜZDE ON MİLLİ SEÇİM BARAJI NE OLMALI?
9/1/2021
28 ŞUBATIN KUDRETLİ(!) PAŞALARI LAYIK OLDUKLARI YERE MARŞ MARŞ
8/23/2021
FETÖ’NÜN SİYASİ AYAĞI HANGİ PARTİLER ACABA?
8/9/2021
TUNUS’TA CUMHURBAŞKANLIĞI DARBESİ
7/29/2021
ÇANAKKALE’DEN 15 TEMMUZA: KAHRAMAN HALKIMIZIN VATAN SAVUNMASI
7/15/2021
TÜRKİYE’DE YAKIN GELECEKTE ERKEN SEÇİM OLABİLİR Mİ?
7/8/2021
BİZ DE BAŞÖRTÜSÜ HUSUMETİ BİTTİ ZANNEDİYORDUK; MEĞERSE…
6/28/2021
BAŞKANLIK SİSTEMİ ŞAHANE, “TROLLÜK” YAFTALARI GERİ İADE!
6/19/2021
HDP, KAPATILMALI MI; KAPATILABİLİR Mİ?
6/8/2021
KORSAN İSRAİL DEVLETİNİN ZULMÜNE UĞRAYAN MAZLUM FİLİSTİN HALKI
5/23/2021
TÜRKİYE’DE PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI: ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY Mİ?
5/10/2021
DÜNYANIN EN BÜYÜK KORSAN DEVLETİN BAŞI: ERMENİ SOYKIRIMI DEDİ
4/30/2021
RECEP TAYYİP ERDOĞAN: FİKRÎ İKTİDARIMIZI HÂLÂ TESİS EDEMEDİK
4/21/2021
VESAYETÇİLERLE DEMOKRASİ YANLILARI İÇİN TURNUSOL KÂĞIDI: 104 AMİRALİN E-BİLDİRİSİ
4/11/2021
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN FESHEDİLMESİ KARARI İPTAL EDİLEBİLİR Mİ?
4/2/2021
TÜRKİYE’NİN İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN ÇEKİLMESİNE NİÇİN BU KADAR SERT TEPKİ VERİLİYOR?
3/24/2021
TAKLİTCİ DEĞİL TÜRKİYE’NİN GERÇEKLERİNE UYGUN BİR ANAYASANIN YAPILMASI
3/15/2021
1000 YIL SÜRECEK DENİLEN 28 ŞUBAT’IN TAHRİBATLARI VE TAMİRATLAR
3/6/2021
YENİ ANAYASA: BAŞKANLIK SİSTEMİ Mİ GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM Mİ (2)?
2/25/2021
YENİ ANAYASA: BAŞKANLIK SİSTEMİ Mİ GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM Mİ (1)?
2/16/2021
CUNTA ANAYASASINDAN DEMOKRATİK SİVİL ANAYASAYA: TAŞLI YOLLAR
2/7/2021
YARATILIŞ MODELİ KONGRESİ EVRİMCİLERİ NİÇİN RAHATSIZ ETTİ?
1/29/2021
VESAYETÇİ ZİHNİYETE GÖRE ÖZDE CUMHURBAŞKANI(!?) NASIL SEÇİLİR?
1/20/2021
BAŞÖRTÜLÜ HÂKİMLER Mİ BAŞI AÇIK HÂKİMLER Mİ TARAFSIZ KARAR VERİR?
1/11/2021
1876 KÂNÛN-I ESÂSÎ’DE ÇEVİRİ HATALARI: TBMM BAŞKANINA ÇAĞRIMDIR
1/2/2021
HARF DEVRİMİNİN TÜRK DİLİNDE MEYDANA GETİRDİĞİ SONUÇLAR
12/23/2020
TÜRKİYE’DE BAŞKANLIK SİSTEMİNİN FİKİR BABASI: PROF. DR. BURHAN KUZU
12/14/2020
FRANSA’DA ÇOĞULCULUK VE HOŞGÖRÜ YERİNİ FAŞİZME Mİ BIRAKIYOR?
12/5/2020
CHP, HDP, SP VE İYİ PARTİ ANAYASASI İNKÂR EDİLDİ, İYİ PARTİ’DE NELER OLUYOR?
11/26/2020
HANGİ CUMHURİYET YAŞASIN?
11/17/2020
ABD’DEKİ SEÇİMLER Mİ, YOKSA VENEZUELA’DAKİ SEÇİMLER Mİ DAHA AZ HİLELİ?
11/8/2020
İZMİR DEPREMİ VE HÜKÜMETE BİR ÖNERİ
10/31/2020
Tarikatlar Atatürk’ün 1924 Anayasası’nda teminat altında idi
10/24/2020
ENİS BERBEROĞLU MİLLETVEKİLLİĞİNE GERİ DÖNEBİLİR Mİ?
10/14/2020
CHP’NİN SÖZÜNÜ ETTİĞİ “GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM” MÜMKÜN MÜDÜR?
10/4/2020
RECEP TAYYİP ERDOĞAN 2023 SEÇİMLERİNDE CUMHURBAŞKANLIĞINA ADAY OLABİLİR Mİ?
9/23/2020
İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE GÖRE, DEVLET KADINA YÖNELİK 'ALKOL TEMELLİ ŞİDDETLE' MÜCADELE ETMEMELİ Mİ?
9/13/2020
TÜRK TOPLUMUNUN TEMELİ OLAN AİLEDE “ALARM ZİLLERİ” ÇALIYOR?
8/27/2020
15 YAŞ ALTI KIZLARLA İMAM NİKÂHI İLE EVLİLİK SUÇ MU, DEĞİL Mİ?
8/16/2020
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ: “BAL”IN İÇİNE ZEHİR KATILARAK SERVİS EDİLMESİ
8/5/2020
ZİNCİRLERİNİ KIRAN AYASOFYA-İ KEBİR CAMİ-İ ŞERİF’İNDE İLK CUMA NAMAZI
7/25/2020
15 TEMMUZ BENZERİ YENİ BİR İHANET KALKIŞMASI YAŞANABİLİR Mİ?
7/15/2020
27 MAYIS ASKERİ DARBESİNİN YASSIADA CİNAYET MAHKEMESİ İLGA EDİLDİ
7/6/2020
FETH-İ MÜBİN’İN SEMBOLÜ AYASOFYA SAN’AT VE İMAJA FEDA EDİLEMEZ
6/20/2020
AYASOFYA’YA DANIŞTAY KARARIYLA CAMİ STATÜSÜ KAZANDIRILMASI
6/9/2020
TÜRKİYE’DE ASKERÎ DARBELERİN ANASI: 27 MAYIS 1960
5/31/2020
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ: AİLE VE KADINLAR KORUNUYOR MU TAHRİP Mİ EDİLİYOR?
5/18/2020
ALİ ERBAŞ’IN ŞAHSINDA HUTBELERE LGBTİ+ AYARI MI ÇEKİLMEK İSTENİYOR?
5/5/2020
CORONA SÜRECİNDE YAŞANAN KÜRESEL EKONOMİK SAVAŞLARIN GALİBİ KİM OLACAK?
4/24/2020
CORONA VİRÜSÜ KÜRESEL OPERASYONA MI DÖNÜŞÜYOR?
4/13/2020
CORONA VİRÜSÜNE KARŞI “DUA İLE MÜCADELE” ÇOK MU SAÇMA?
4/1/2020
CORONA VİRÜSÜNE KARŞI HANGİ ÜLKELER BAŞARILI, HANGİLERİ BAŞARISIZ?
3/21/2020
İDLİB’DE NE İŞİMİZ Mİ VAR? ŞEHİTLİK TEPESİ BOŞ MU KALMALI?
3/10/2020
28 ŞUBAT, RAND CORPORATİON: YENİ BİR DARBE Mİ GELİYOR?
2/29/2020
SORUYORUM: FETÖ İHANET ÖRGÜTÜ’NÜN SİYASİ AYAĞI KİMLER OLABİLİR?
2/18/2020
ANAYASA MAHKEMESİ KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ÖNLENMESİ ÇABALARINI SABOTE Mİ ETTİ?
2/9/2020
ELAZIĞ VE MALATYA DEPREMİ SONRASI SKANDAL MAÇ ERTELEME KARARI
1/28/2020
HAKİKATEN TÜRK ASKERİ’NİN LİBYA’DA NE İŞİ Mİ VAR?
1/18/2020
İNSANCIL(!) BATIDA FAŞİST BİRİNE VERİLEN NOBEL ÖDÜLÜ
1/8/2020
KANAL İSTANBUL KAMPLAŞMASI: YENİ GEZİ EYLEMLERİ HAZIRLIĞI MI YAPILIYOR?
12/30/2019
YENİ PARTİLERİN TOPLUMDA KARŞILIĞI VAR MIDIR?
12/24/2019
YORUMLAR
Toplam 4 yorum var, 4 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Mustafa SAMASTI 3 Şubat 2023 Cuma 16:29

Değerli hocam yazınızdan çok istifade ettim,tarihi süreçden gerekli dersler alınmaz ise ayni tuzaklara yakalanmak kaçınılmaz olur.Bu çerçevede geçmişte Yükseköğretim Kanunu ile ilgili iki önemli AYM kararını değerlendirmek gerekir.Bunlardan birincisi 10.12.19883511 sayılı yasanın 2.maddesi ile 2547’ye eklenen Ek 16 (…Dini inanç sebebiyle boyun ve saçların örtü veya türbanla kapatılması serbesttir.) ileilgili AMY’nin 7.3.1989 tarihli (E.19891,K.198912 ) iptal kararıdır.Dini gerekçe laiklik ve eşitlik ilkelerine aykırı olarak değerlendirilerek iptal kararı verilmiştir.Buna karşılık 25.10.19903670 sayılı yasanın 17. maddesi ile 2547’ye eklenen Ek 17 ( Yürürlükteki kanunlaraaykırı olmamak kaydıyla yükseköğretim kurumlarında kılık kıyafet serbesttir) hakkındaki iptal başvurusu reddedilmiştir.Mütalaa olarak da yasal düzenlemenin dini kurallar esas alınarak düzenlenmediğine ,ayrıca eşitlik ilkesine uygun şekilde tüm yükseköğretim mensuplarını içerecek şekilde düzenlenmiş olduğuna dikkat çekilmiştir.İlgili AYM Kararının ( 9.4.1991,E.199036,K.19918 ) gözden geçirilmesini öneririm.Ezcümle başörtüsüne anayasal güvence,zımnen inancın gereklerini yerine getirme bağlamında zaten mevcut olsa da,düzenleyici Metin olarak da gereksiz karşı hamlelere meydan vermeden,belirli bir sebebe tahsis etmeden,daha fazla destekle sağlanması daha uygun olmazmı.Hiçbir kadın kıyafetinden dolayı…şeklinde sorunsuz ve kapsayıcı bir ifade yerine subjektif değerlendirmelere konu olacak ve başka nedenleri(kültürel,sosyal,estetik…)dışlayacak biçimde “dini inancı sebebiyle”ifadesiyle sunulması şahsen düzenlemenin akibeti konusunda beni endişeye sevketmekte ,”mü’min bir delilden kendini iki kez isırtmaz”mealindeki hadis-i şerifi hatırlatmaktadır.Konuyu bu yönüyle değerlendirerek siyasilere yol göstermenizi umarak selam ve saygılarımı sunarım.Prof Dr Mustafa SAMASTI Emekli Tıp F.hocası

Yorumu oyla      39      39  
ADNAN METİN 31 Ocak 2023 Salı 21:36

YÜREĞİNİZE SAĞLIK SAYIN HOCAM BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLİYORUZ KOLAY GELSİN HAYIRLI ÇALIŞMALAR DİLERİZ. SELAMÜNALEYKÜM.

Yorumu oyla      39      40  
Ömer Polat 29 Ocak 2023 Pazar 19:32

Hocam kaleminize sağlık çok güzel bir yazıydı zevkle okudum

Yorumu oyla      39      40  
Ali Ay 29 Ocak 2023 Pazar 14:31

Allah bu milleti CHP zihniyetinden korusun

Yorumu oyla      39      40  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
süper lig
Christoph Daum
Çankaya Köşkü
yakmak
survivor
Maden Ocakları
Çaykur Rizespor
Ersun Yanal
İthalat