|
Talat Atilla Akşener ve Dervişoğlu'nun sessiz barışı! Emel Sayın'a VİP mesaj! İsveç Çakısı... |
|
Cengiz Altınsoy Aile bir nota gibidir |
|
Adnan Küçük GAZZE’DE ATEŞKES: SOYKIRIMCILARA ZULÜMLERİNİN HESABI SORULMAYACAK MI? |
|
Melike Topuk Canın Bütündeki Parçadır |
|
Zahide Guliyeva KISKANAMAZSINIZ! |
|
Derya Çöl “Gerçeğin Üstünü Örten Gürültü: Fanatizm, Mahremiyet ve Sorgulamanın Kaybı” |
|
Tuğrul Sarıtaş Yeter artık: Türk Sineması sahipsiz değil? |
|
Seyhan Korkmaz 2026! NE OLUR GİRİŞ–ÇIKIŞ DENGEM DÜZGÜN OLSUN |
|
Kıvılcım Kalay Bazen kadın olmak |
|
Canan Sezgin GÖKYÜZÜNDE VE YERYÜZÜNDE YÜZLEŞME ZAMANI |
|
Tekin Öget KİNKAPISI: FENER'İN HAFIZASI |
|
Esra Süntar TRENDE IŞIK HIZI ŞOKU |
|
Ersan Yıldız Sedat Peker |
Türk tarihinin yetiştirdiği en büyük tıp hocasıydı.
Kimilerine aykırı gelen siyasi görüşleri vardı.
Gizli eller tarafından sürekli köşelere itilmişti.
Son 300 yılda en genç profesör olma unvanı, 50 yıldır çözülemeyen matematik problemini çözme onuru ona aitti.
Prof.Dr. Oktay Sinanoğlu, ABD’de kaldığı yoğun bakım odasından çıkamadı.
Kendisi ile bir resepsiyonda tanışmıştım.
O kadar mütevazi, o kadar içtendi ki; bir ara, “Acaba benzetiyor muyum?” şüphesine bile kapıldım.
Sıfır kompleks.
Abartısız ama içten…
Konuşurken araya İngilizce kelimeler serpme, insana tepeden bakma gibi ucuz entel huyları yoktu.
Sadeliği çok etkileyiciydi.
Birkaç yazımı okuduğunu, bir tanesini de çok beğendiğini söyleyince, “Hangisi?” dedim.
“Beni test ediyorsun ama söyleyeyim” diye başladı sözlerine.
Müstehzi bir tebessümle…
Benim dahi unuttuğum kelimelerimi bana hatırlattı.
Dünya ona, “Dahi Türk” dedi.
Bence dahilik bir çok kişi için söyleniyor.
Dahi’lerin Dahi’siydi.
Bu toprakların değerlerine sonuna kadar bağlıydı.
Müthiş bir cesareti vardı.
Kendisine, “Cesursunuz?” deyince, “Bu kelime çok istismar ediliyor bence. Fatih Sultan Mehmet’de cesurdu, bende. Fatih Sultan Mehmet’le beni aynı kelimeye sıkıştırmak, Fatih Sultan Mehmet’e hakaret” demişti.
Kendisi ile uzun sayılacak bir röportaj yapmıştık.
Bana, “Yayınlama istersen!” dedi.
Şaşırdığımı görünce, “Sen bilirsin ama nedenini bilmediğim şekilde çok düşmanım var. Özellikle Türk Doktorlardan. Kıskanıyorlar desem, kendimi büyük göstermiş olurum. Nedenini gerçekten bilmiyorum. Vardır bir bildikleri canları sağ olsun.” demişti.
Bazı çevrelerden adı konulmamış bir tecrit yaşıyordu.
Dünya kendisine, Sinanoğlu Türkiye’ye aşıktı.
Ödüllerini, başarılarını yazmaya kalkışsam, 10 köşe yetmez.
Diri iken Sinanoğlu’nu keşfedemeyenler, hiç değilse öldükten sonra onu anlamaya çalışsınlar.
Zor değil. Bir tık yeter.
Allah rahmetini esirgemesin…
E-posta
Facebook
Twitter
Yazdır
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
| Bu yazı 25045 defa okunmuştur. |
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
|
|||||
|
|
|||||
|

55
49













