|
Talat Atilla 'We Request' ve Hakan Fidan! İktidar, fizik kuralına aykırı gitmesine rağmen muhalefet çöküyor! |
|
Cengiz Altınsoy ''İlahi adalet ve orak'' |
|
Adnan Küçük TRUMP’I ESİR ALAN EPSTEİN: BATI’NIN CANAVAR RUHU DEŞİFRE OLDU (2) |
|
Melike Topuk İhtiyaçlar Ayrılır |
|
Zahide Yüzleşme vakti |
|
Tunacan Tuna YAKINLAŞTIKÇA İMAJI DEĞİŞEN ÜLKE: RUSYA… |
|
Derya Çöl Konforlu Entelektüellik ve Kaybolan Aydınlık |
|
Tuğrul Sarıtaş HASTALIK HASTASI OLDUK |
|
Seyhan Korkmaz BİR ADAMIN VAROLUŞ ŞOKU |
|
Kıvılcım Kalay ŞAKA |
|
Canan Sezgin MART: KOZMİK BİR OPERASYON VE YENİDEN DOĞUŞUN SİMGESİ |
|
Tekin Öget İÇİMİZ YANSA DA GERÇEK DEĞİŞMİYOR |
|
Esra Süntar ''YEPYENİ RÜYAM'' |
|
Ersan Yıldız Sedat Peker |
|
Elif Hece Öztürk Sular Yükselirken |
Masumluk ve çocukluk arasındaki paralel ilişkinin bile zedelendiği bir yüzyılın içinden geçiyoruz.
Masumluğu aptallık, iyi niyeti zafiyet olarak gören yeni nesillere, eski kuşaklarında ayak uydurmasıyla hayat giderek daha fazla zorlanıyor.
Meta fetişizmin ve yabancılaşmanın her gün yeniden üretildiği bir dünya’ya eski bayramları anlatsak ne olur, anlatmasak ne olur?
İhtiyaçlar, arzu, düş ve gerçeklerin birbirine karıştığı bir gezegeni selamlamak bile çoğu zaman içimizden gelmiyor.
Dünya, geçmiş yüzyıllardan daha kapsamlı bir dönüşüme şahitlik yapıyor.
Eskiden de kafamız karışıktı ama hiç değilse çalışırdı.
Akıllı olmakla kurnaz olmak arasındaki fark, kutsandığından bu yana gezegenimizin tadı tuzu kalmadı.
Başka bir gezegen bulunursa, oraya da zenginler gideceğine göre, dirimiz de ölümüzde yine bu gezegende kalacak.
Her baharda ertelenen vuslatlarımızı sabır kumaşıyla örsek de, takatimiz bir yere kadar.
İnsan, kıyamet artık kopsun istiyor.
Eskidende her şey eskiydi ama eskiyecek kadar zamanı olurdu.
Eskiden ne güzel cahildik.
Her şeyi bilen insanları tanımamak ne güzeldi.
Kömür sobasında kızarmış ekmek kadar lezzetliydi hayat.
Kar yağardı şehrin üstüne.
Soba borularından gelirdi sıcak.
Kalleşliğin bile bir raconu vardı.
İnsan, artık kıyamet kopsun istiyor.
Evli evine, köylü köyüne gitsin diye…
*Bu yazı Talat Atilla'nın Güneş Gazetesi'ndeki köşesinden alınmıştır...
E-posta
Facebook
Twitter
Yazdır
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
| Bu yazı 23617 defa okunmuştur. |
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|

54
49













