|
Talat Atilla Baba Hasan İmamoğlu devrede! Oğlu için iki kritik siyasi temas! Başka çaresi yok! |
|
Cengiz Altınsoy Her şey geçiyor |
|
Adnan Küçük TRUMP’I ESİR ALAN EPSTEİN: BATI’NIN CANAVAR RUHU DEŞİFRE OLDU (2) |
|
Melike Topuk Korkunun Saklambacı |
|
Zahide Gerçekliğin Sürgünü: Sosyal Medya Çağında ''Yaşamak'' Ne Yana Düşer? |
|
Tunacan Tuna KENDİLERİ KÜÇÜK, ETKİLERİ BÜYÜK! |
|
Derya Çöl Değerin Tasfiyesi |
|
Tuğrul Sarıtaş Tok, Açın Halinden Anlamaz! |
|
Seyhan Korkmaz YAPAY ZEKA DEĞİL, KOLTUK KORKUSU |
|
Kıvılcım Kalay EĞER BİR ŞANSIM OLSAYDI |
|
Canan Sezgin Merkür Retro’da, Jüpiter Aslan’da: Şimdi Ne Olacak? |
|
Tekin Öget DİCLE’NİN ADALETİNDEN SOKAKLARIN SORUNLARINA |
|
Esra Süntar SUSTUN MU SAHİDEN? |
|
Ersan Yıldız Yedin mi pilavın etli tarafını? |
|
Elif Hece Öztürk Sular Yükselirken |
Alaattin Yüksel öncesinde başkentliler, Ankara Valiliğini, ‘Protokol’ makamı olarak bilirlerdi.
Vali Yüksel bu imajı 2010 yılından bu yana değiştiren devlet adamı oldu.
Turizmden sağlığa, halkla ilişkilerden kimsesizler yurduna kadar, yüzlerce projenin mimarı olan Yüksel, gezi olaylarında günlerce makamında sabahladı.
Kameralar önünde kendi PIAR’ını yapmak yerine, perde arkasında tam bir orkestra şefi olarak çalıştı.
42 yıllık meslek hayatının, 22 yılı aralıksız valilikle geçen Alaattin Yüksel’in ismi, tek bir leke ile anılmadı.
Antalya Valiliği döneminde, muhalefetin Antalya Milletvekillerinden bile, “Evet, devlet otoritesine sıkı sıkıya bağlıydı ama bir kez olsun, Antalya’nın lüks otellerinde ne kendisi, ne ailesini konaklatmayacak kadar dürüst bir Vali.” dediğini kulaklarımla duydum.
Vali Yüksel çok nazik olduğu kadar devlet otoritesinden taviz vermeyen bir yöneticiydi.
Avrupa’nın nadir sevdiğim özelliklerinden birisi de, Yüksel gibi tecrübenin doruğundaki devlet adamlarından tam da bu dönemlerinde üst düzeyde istifade etme kültürüdür.
Yalnız bürokrasi&siyasette değil, Hollywood Sineması içinde bunu yaptılar.
Dünya sinemasının ünlü aktörleri, baş yapıt filimlerinin çoğunu 60’ından sonra çekmiştir.
Herkese nasip olmayan bu başarı öyküsünü bir Ankaralı olarak yüreğimden selamlıyorum.
İyi ki vardın Sayın Valim, umarız yine olursun!
Tesadüf mü?
Türkiye, Kuveytli diplomatlar tarafından darp eden edilen pilot yarbay Hakan Karakuş’u bağrına bastı.
NATO’da görevli F-16 pilotumuz Karakuş’u, eşinin gözü önünde aracından indirerek kıyasıya dövenlere gereken yanıtın verileceğinden şüphem yok.
Yarbay Karakuş, taşıdığı ünvanla Türk Milletini temsil eden bir kardeşimiz.
Bu haksız saldırıyı yapanların sonuçlarına katlanmaları kaçınılmaz.
Hakan Karakuş pilot değil, sade vatandaş olsaydı bile, darp etmek, Dünya’nın her yerinde suçtur.
Pilot yarbayın, kuvvet komutanının yakını olması, konuyu daha da nazikleştirdiği gibi, tesadüf mü sorusunu da derinleştirmeyi zorunlu kılıyor.
*Bu yazı Talat Atilla'nın Güneş Gazetesi'ndeki köşesinden alınmıştır...
E-posta
Facebook
Twitter
Yazdır
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
| Bu yazı 20053 defa okunmuştur. |
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|

54
49













