|
Talat Atilla 'We Request' ve Hakan Fidan! İktidar, fizik kuralına aykırı gitmesine rağmen muhalefet çöküyor! |
|
Cengiz Altınsoy 'İlahi adalet ve orak' |
|
Adnan Küçük TRUMP’I ESİR ALAN EPSTEİN: BATI’NIN CANAVAR RUHU DEŞİFRE OLDU (2) |
|
Melike Topuk İhtiyaçlar Ayrılır |
|
Zahide Yüzleşme vakti |
|
Tunacan Tuna Avrupa’daki Türk Toplumunda Kültürel Sürekliliğin Taşıyıcıları: Radyolar ve Etkinlikler |
|
Derya Çöl Konforlu Entelektüellik ve Kaybolan Aydınlık |
|
Tuğrul Sarıtaş Ne Yapsak Hakkınızı Ödeyemeyiz |
|
Seyhan Korkmaz NIETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ – 9 |
|
Kıvılcım Kalay ŞAKA |
|
Canan Sezgin GÖKYÜZÜNDE BAHAR TEMİZLİĞİ! |
|
Tekin Öget OKUL NEREDE BAŞARISIZ OLUYOR? |
|
Esra Süntar ''YEPYENİ RÜYAM'' |
|
Ersan Yıldız Sedat Peker |
|
Elif Hece Öztürk Sular Yükselirken |
PKK üyesi ya da sempatizanı bir teröristin, Türk bayrağını indirmesinin asıl nedeni, bir iç savaş çıkarma gayretidir.
Bayrak, Türklerin olduğu kadar Kürtlerin de namusudur.
Namus kavramı olmayan bunu anlayamaz.
Bayrağı indiren soysuzun dedesi, aynı bayrak için, Çanakkale’de, Galiçya’da, Yemen’de can vermişti.
1 aydır hızlanan PKK eylemlerinin birden fazla hedefi olduğu görülüyor.
Bence, bir numaralı sebep, kandırılarak dağa çıkan çocukların annelerinin çığ gibi büyüyen PKK isyanı.
PKK, en büyük kırılmasını, anne isyanlarıyla yaşadığını anlayınca, gündemi değiştirmek istedi.
2 gün önce görüştüğüm, Başbakan Erdoğan’ın siyasi başdanışmanı ve Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan’a da, bu görüşümü ilettim.
Akdoğan, “Evet, eylemlerin nedenlerinde birisi de bu.” yanıtını verdi.
Başbakan Erdoğan, “Bayrağı indirenleri, indirin” derken, çok haklıydı.
Çünkü, bayrağın indiği yerde, başımız da, onurumuzda yere düşer.
PKK, çözüm sürecinin de etkisiyle kaybettiği tabanı, silah zoruyla yeniden kazanmaya çalışıyor ama Kürt vatandaşlarımız, barışın tadını aldı, buna müsaade etmeyecek.
Alan daralması yaşayan PKK’yı, inine sokacak en büyük güç, Kürt kardeşlerimizdir.
Biz, et-kemik değil, kanımız karışmış bir ulusuz.
Şikayet kutusu
Zaman darlığından, okuyucu şikayetlerini ihmal ediyorum ama bundan sonra mümkün olduğu kadar bu sorunlara yer vereceğim.
En büyük şikayet, üniversite hastanelerinden geliyor.
Sağlık, hükümetin en başarılı olduğu alanlardan birisi ama nedense, üniversite hastaneleri bu değişime ayak uyduramadı.
En somut örneği, Gazi Üniversitesi’na bağlı Gazi Hastanesi…
Bizzat denedim!
Hastane başhekimi Prof. Dr. Kadriye Altok ortada yok!
Sekreterler laubali!
Hastalar perişan!
Hastane, adeta köy kahvesine dönmüş!
Bu fotoğrafın, Gazi’nin başarılı rektörü Prof.Dr. Süleyman Büyükberber’in dikkatinden kaçtığını düşünüyorum.
Diken ve güller
Elime, Ankara Valisi Alaattin Yüksel’in eşi Emine Yüksel’in son şiir kitabı geçti.
Adı, Diken ve güller…
İçten, yalın ve hayatın içinden geçen bir kitap.
Adeta, bir şiir resitali gibi.
Özellikle ‘zimmetli’ isimli şiirine bayıldım.
Emine Hanımın, ‘O gülen gözler’, ‘Hayatın ta kendisi’ ve ‘Kuşların dansı’ diğer şiir kitaplarını da okudum ama, Diken ve güller, olgunluk eseri olmuş.
*Bu yazı Talat Atilla'nın Güneş Gazetesi'ndeki köşesinden alınmıştır...
E-posta
Facebook
Twitter
Yazdır
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
| Bu yazı 30607 defa okunmuştur. |
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|

55
49













