|
Talat Atilla 'We Request' ve Hakan Fidan! İktidar, fizik kuralına aykırı gitmesine rağmen muhalefet çöküyor! |
|
Cengiz Altınsoy 'İlahi adalet ve orak' |
|
Adnan Küçük TRUMP’I ESİR ALAN EPSTEİN: BATI’NIN CANAVAR RUHU DEŞİFRE OLDU (2) |
|
Melike Topuk İhtiyaçlar Ayrılır |
|
Zahide Yüzleşme vakti |
|
Tunacan Tuna Napoli: Vezüv’ün Gölgesinde Karakterini Korumayı Başaran Şehir |
|
Derya Çöl Konforlu Entelektüellik ve Kaybolan Aydınlık |
|
Tuğrul Sarıtaş HASTALIK HASTASI OLDUK |
|
Seyhan Korkmaz NIETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ – 9 |
|
Kıvılcım Kalay ŞAKA |
|
Canan Sezgin GÖKYÜZÜNDE BAHAR TEMİZLİĞİ! |
|
Tekin Öget OKUL NEREDE BAŞARISIZ OLUYOR? |
|
Esra Süntar ''YEPYENİ RÜYAM'' |
|
Ersan Yıldız Sedat Peker |
|
Elif Hece Öztürk Sular Yükselirken |
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Kürt sorunu yoktur.” sözleri tepeden tırnağa doğru bir sözdür.
Bu sözler; büyük bir istismarın, bizzat Devlet Başkanı tarafından bitirilmesidir.
Her şeyi polemik konusu yapan anlayış, elbette bu sözleri de değersizleştirmek için harekete geçti.
Sözde temel dayandıkları argüman şu;
“Madem Kürt sorunu yok. Neyi tartışıyoruz? Neyi çözmeye çalışıyoruz?”
Bu soru aslında yok hükmündedir ama cenaze ortada kalmasın, kaldıralım!
Evet, bir vakitler başka etnik unsurların da olduğu gibi Kürt kardeşlerimizin de sorunları vardı.
Özgür Kürtçe konuşmadan, devletin tahsis ettiği kanala kadar onlarca tarihi açılım yapıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Kürt sorunu yoktur.” kelimesi, “Artık Kürt sorunu yoktur.” olarak sosyolojik gerçekliği tam olan belgeli bir sözdür.
HDP’nin medya içine gizlenmiş lobisi, barajı şimdiden geçirdiği (!) HDP için neredeyse kahramanlık ağıtları yakıyor.
HDP, şu anda Cumhuriyet tarihi boyunca başta medya olmak üzere etkili lobilerden hiç bu kadar büyük destek almadı.
Sözde anlı şanlı yazarlardan, sanatçılara…
Sivil toplum örgütlerinden, medyaya kadar…
Ve elbette arkalarına PKK’nın silah ve korkutma gücünü de alarak…
Türk solunun bir bölümü ne yazık ki, sol kelimesinin etimolojik tarihine ihanet etme pahasına ırkçı bir yaklaşıma destek veriyor.
HDP’ye verilen desteğin, iktidarı devirmek için yapılması, yapılan eylemin suçunu hafifletmediği gibi, ağırlaştırıcı bir neden olarak karşımızda duruyor.
Ne yani?
Bir başka yapıyı devirmek için, inandığın değerleri çöp kutusuna atmanın yüceltilecek bir yanı olabilir mi?
Üstelik, “Benim ırkım üstündür” mealinde siyaset yapan bir parti için…
Türkiye’de sol düşüncenin, yükselen dalga meydana getirememesinin en önemli belgelerinden birisi tam karşımızda duruyor!
Talat Atilla/Güneş
E-posta
Facebook
Twitter
Yazdır
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
| Bu yazı 26097 defa okunmuştur. |
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|

55
49













