Bir haftadır gerek mail gerekse site içi yorumlarla, 22 Temmuz 2012 ‘de kaleme aldığım LİNK: Beşşar Esed'in Yaşam Analizi -Türkiye ile Suriye' nin Ortak Kaderi adlı makalemde aktardığım düşüncelerime ve yorumlarıma istinaden, diyorlar ki; büyük bir katliam yaşanıyor, binlerce kadın, çocuk bebek katledildi, hala esad ve Suriye konusunda düşünceleriniz aynı mı? Bilmek istiyoruz…
Biraz bizim hallerimiz, biraz güncel biraz da sorulara yönelik, kısa ve öz açıklayalım;
Es-Selâm ile
Yukarıda linkini verdiğim yazımı ve devamında olan yazılarımı bir daha okursanız,
algıladığımız bize sunulan dünya gözlüğüyle değil, vahyin izinde ayetlerle tefekkür ederseniz anlayacaksınızdır. Kimsenin tapınıcısı değilim ne de bir ideolojinin asla tapınıcısı olmadım.
Esad ya da x tapınmıyoruz, ideolojik bir güdü içinde değilim, bu durumun bu noktaya geleceği belli idi, vebal almaya ne gerekti. İzah ettiğim bu idi. Fitne kalır mı hiç olduğu yerde, ateş söndürülmezse kalır mı hiç yandığı yerde? Oyuna Gelme idi. Bir hayvanı kıstırın bakalım bir köşeye saldırmaz mı? Fussilet suresi 34.ayet nereye gitti?
FUSSİLET 34. İyilikle kötülük bir olmaz, Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur.
Enfal suresi 73.ayet bereye gitti?
“Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, aslında birbirlerinin dostu, müttefikidirler, birbirlerinin haklarını menfaatlerini korurlar. Eğer siz de, öyle ittifaklar yapmaz, haklarınızı ve menfaatlerinizi koruyacak teşkilât ve otoriteye sahip olmaz, kamu görevlerini icrada Müslümanlara yetki vermezseniz, ülkede, yeryüzünde temel hak ve özgürlükler tecavüze mâruz kalır, baskı, zulüm ve işkence doğar, büyük bir kargaşa ve dengesizlik baş gösterir.”
“İnkâr edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.”
Canımın içi ve kıyamadığım yeri gelip edepçe yerdiğim, yeri gelip edepçe takdir ettiğim kıymetlim, balıkdaşım bir an evvel BOP. esbaşkanlığından tamamen sıyrılıp Büyük İslam Birliğini kurmalıdır, bunun için bu yolda adımlar atmalıdır. Kınayanın kınamasından korkmuyor isek ki, korkmuyoruz! Bu yolda ölelim öleceksek, fitne tohumu atıldı işlendi şimdi boy veriyor, yanlış politikaları, Suriye’ye savaş için, Allah’a iman etmiş komşularımıza kardeşlerimize cihad için ABD. Kapılarına gitmek nedir? Bakara Suresi 120.ayet nereye gitti?
“Kendi dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla hoşnud olmayacaklardır. De ki: "Doğru yol, ancak Allah’ın yoludur". Sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah’tan sana ne bir dost ve ne de bir yardımcı olur.” Bakara -120
Amaç Suriye Türkiye birbirine girsin aynen İran ve Irak gibi olsun akabinde Türkiye’ye ırak gibi demokrasi şeytanı getirilsindi. Çok şükür bu ülkenin arifleri, velileri öyle bol ki, akıllanalım, uyanalım, dirilelim ve ibret alalım diye şuana kadar bu plan işlemedi. Âlemde işler sebebiyle, savaşlarda filler tepişir çimenler ezilir, savaş olmadan uzlaşmak, yatıştırmak çözüm bulmaktır asıl beceri. O bebekler için emin olun çok ama çok evvelden keşfi âlemde gördüğümden dolayı, 4 senedir yanıyorum anlıyor musunuz? 4 senedir, sizler daha bir hafta oldu o görüntüleri göreli, ben 4 senedir birebir tek bir karesi dahi değişmeden, o görüntülerle içiçeyim!
Yıllar evvel, O görüntüleri yazdığım Link buradadır; Yeni Dünya Düzeninde Türkiye'nin Rolü- 1.Perde
Linkten Alıntı: "Burnuma yanık et kokusu geliyor ve daha bu sabah rüyamda her yere dökülmüş saçılmış minik çocukların kanlarını gördüm, taptaze, ateş içinde uyandım. Neden böyleyim, dağıtmaya çalışıyorum, deli deli şeyler yapıyorum, eğleniyorum güya, neden bu kadar etkileniyorum. Neden normal değilim ben neden... Midem bulanıyor. Gidenleri gitmeyin diye tutuyorum, oysa kendimde istiyorum gitmeyi, nereye kadar bu nereye kadar... Ben kendimden memnun değilim, alışamadım dünyaya ne yapsam alışamadım, dünyadan da değilim, olamıyorum dünyalı olamıyorum işte. relaks diyorum hep relaks nereye relaks içimi ve dışımı bir ben biliyorum nereye relaks Ya Hu..."
Esadcı ya da şucu bucu değilim, bu zamana değin bir kere dahi bir partiye oy vermiş değilim, çevremde siyasi büyüklerim var sürekli onlarla içiçeyim, amma eğrilerine eğri, doğrularına doğru diyecek kadar Hakk’ı söylerim, bilirler bu yönümü ve hiçbir zaman beni siyasi ideolojilerinin içine çekmeye de çalışmamışlardır, Hamd olsun dünyevi hiçbirşey bana dert değildir, ne yokluk, ne zorluk, tek derdim var 14 yaşımdan bu yana o da, İslam âlemi birliği ve ümmetlikten düşen bizlerin şu acınası halidir...
Rabbim fethi verecektir amma bizler değişirsek...
“Bir toplum kendinde olan durumu değiştirmedikçe, hiç şüphe yok ki, Allah'da o toplumda olan hali değiştirmez..."Ra'd-11 (anlıyor musunuz?)
Atam dersin, Kemalist yaftası, başı açık, dinsiz kâfir yaftası, başı kapalı, Ninja yaftası, Allahu Ekber dersin şeriatçı yaftası, beraber yürüdük biz bu yollarda dersin, ak partici yaftası, cem evleri açılsın dersin alevi yaftası, Esad dersin, kardeş dersin, komşu dersin, Esadcı, ulusalcı, şiacı, şucu bucu yaftası, Ali İsmail dersin, Ethem dersin, vatan haini yaftası, gezizekalı yaftası, Erbakan Hocam dersin, gerici dinci yaftası, Cübbeli Hocam dersin, Tahir Büyükkörükçü Hocam dersin, Menzil dersin, Said Nursi dersin, cemaatçi, tarikatçı, gerici yaftası. İhvan-ı Müslim dersin, Hasan el Benna dersin, Seyyid Kutup dersin, Ali Şeriati dersin, İslamcı terörist yaftası! Bi kendimize gelelim emi, Kavramlarla edilmiş edileceği kadar İslam âlemine, bölünmüşüz bölüneceğimiz kadar, yaftalamalardan, kavram tapınıcılığından, içlerimizdeki putlardan bir arınalım hı ne dersiniz? Herşeye zahiri içine şeytan karışan gözle bakıyorsunuz, birazcık batını hı ne dersiniz? Hidayet, akıl, kalp, sezgi, mantık, basiret kimsenin tekelinde değil, senin yöneldiğin yerde seni bekliyor, duvarına astığın, kitaplığına süs olsun diye koyduğun O Rehberin Kur’an-ı Ker’im seninle konuşmak basiretini açmak için bekliyor. Sana, dilinle ikrar ettiğin, kalbinle tasdik ettiğin, iman ettiğinle amel edeceğin, Kur’an-ı Kerim yeter. Okuma, OKU! Bir hedef OL, o kutsal kitabın önünde ve OK’UDUĞUN HER AYET HEDEFİNİ VURSUN emi… Vurduğu zaman anlayacaksındır, Türkiye’yi de, Suriye’yi de, Esad’ı da, İhvan-ı Müslim’i de, İsrail’i de, İslam Birliğini de, İran’ı da, Yönetimleri, yöneticilerini, halkları, kavimleri… Anlamak ise meramın anlayacaksındır. Yok, ben bana gösterilene inanırım, gördüğüm ve duyduğum, medyadan önüme sunulan, dayatılan, okuduğum, gördüğüm şeylerle fikir sahibiyimdir diyorsan bana bir şey demek düşmez.
Herşey sebebine binayendi, aslına rücu diye haykırdım durdum, Herşey aslına rücu etmiştir, etmeye de devam edecektir. Ne kin ne garez, ne bölmek ne dışlamak, gayemiz Birlik ve bütünlük, zorlamadan, zorla değil, Peygamberimize yakışan ümmetlik bilinciyle, Dilimizle olmuyor, amelsiz ilimle olmuyor, inandım demekle olmuyor, Halimizle örnek olmak! Kucaklamak, yanlış bilinenlerin doğrusuyla mukavele etmek, bir çürüğün yaptığını kutsalımıza mal edenlere anlatmak, dinimizin emri olmadığını, insanın nefsiyle işlediğini anlatmak. Yalnız kalacak olsak da, kınanacak olsak da, yaftalayacak olsak da, sürülsek de, dışlansak da, öldürülsek de... Bu minvalde cevap beklendiği için yazdım bu kadar özeli, bundan sonrasında bu minvalde tarafıma yöneltilen soruları yanıtlamayacağım. Vicdanım Âlemlerin Rabbine emanettir, o emanetini en güzel şekilde ağırlıyor Hamd Olsun.
Ve sizler balıkdaşımı putlaştıran sizler, nefsini ve söylemlerini taşkınlaştıran sizler, bi rahat bırakın artık kendisini, dost acı söyler, Peygamber efendimiz dahi, Allahu Teâlâ’dan ikaz görmüştür;
Tevbe -43- Allah seni affetsin; doğrular sana belli olup, yalancıları bilmeden önce, niçin onlara izin verdin?
Ve, Abese Suresini baştan sona OKU ’yun bi neymiş nüzul nedeni ve bizlerin alması gereken mesaj.
Evet, sizler iyilik değil kötülük yapıyorsunuz, Rahat bırakın artık Onu.Ve Balıkdaşımı edepsizce yerenler, hakaret edenler sizler de bi rahat durun artık. Böyle birlik dirlik olmaz, işler inada biner zira yönetici de olsa ( en ağır sorumluluktur, imtihanı en zor olanlardır yöneticiler), nefsi vardır, bir kişisel benliği egosu vardır, seçimlere kadar sabredin. Sandıkta gösterin kendinizi emi! Küçük kuşların cik ciklerine, büyük kuşun Hû’su yeter!
Bu arada Ümmüddünya (MISIR)ahır-ı saâdetin çocuklarını doğurdu artık. Çocuklar, gençler, anneler, babalar, bu saâdetin kanatları altına aldığı çocuklar için şehit oldular. Şehitler ölü değildirler, en büyük yardımcıları onlardır, bu ahır-ı saadetin çocuklarının. Bir ölüm binleri diriltir. Diriliş başlamıştır. Yaşadığımız ne hakikat içre İslam’dır, ne de Kur’an-ı Ker’im-i yeterince anlamışızdır. İslam dünyada ve ukbâ da sonsuz huzurun şifasıdır. O ruhsal ve bedensel rahatsızlıkların nedeni, insanın fıtratına yüklenmiş olan iman ve kulluk şuurundan uzaklaşmasıyla oluşur çoğunlukla. İmtihan üzere olan hastalıklar müstesna. Ben Müslümanım, Dinim İslam, öteki beriki, yasadığı şüyu buyu beni etkilemez, yargılamak ve ayıplamak da bana düşmez. Ben kendimden ve çevremden mesulüm, Dinim üzere yaşayacağım, dinimin anlamadığım hakikatlerini öğreneceğim, uygulayacağım şuanda içinde bulunduğum bataklığın pis kokularından, gül kokusuna karışacağım diyebilmek duası ve iradesiyle.
Bismillahirrahmanirrahim
- Vel'asr. İnnel'insâne lefî husr. İllellezîne âmenû ve amilûssâlihâti vetevâ savbilhakkı vetevâ savbissabr.
- “Asra yemin olsun ki, hiç şüphesiz insan hüsrandadır. Ancak, iman edip., salih amel işleyenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.”