E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Elif Hece Öztürk

Türkiye'nin İletişim Analizi- İnternet Akademisi
17 Mart 2013 Pazar

Televizyon, gazete, dergi gibi kitlesel, görsel ve yazım iletişim araçlarının yerini artık internet aldı. Haberlerden haberdar olma alanımız genişledi. İnternet ağının yaygınlaşması, bir şekilde her eve elzem olması yakın çağın kapanışı,  dijital (dccl) çağın başlangıcı oldu.

 

İnternet medyası, sosyal medya, forumlar, bloglar vs. derken hepimiz kalemden, kâğıttan, göz temasıyla dokunarak kurulan iletişimden iyice uzaklaştık. İlkokul seviyesindeki çocukların ödevleri dahi artık dijital alanda. Kalemden uzaklaştıkça harfler eğri büğrü, öğrenilen konular salt ezber ve görsele dayalı hale geldi. Bilinçler subliminal mesajlara daha açık, kontrolün az olmasıyla çocuklar ergenliğe daha erken yaşta girmeye ve daha saygısız, asi, doyumuz olmaya başladı.

 

Hemen hemen hergün, internet dünyasında kurulan ilişkilerle, dağılan yuvalar, kurulan birliktelikler, dolandırılanlar, tacize uğrayanlar ve hatta canıyla ödeyenlerle dolup taşan bir gündemimiz oldu. Sözlük literatürümüze yeni kelimeler, yeni deyimler eklendi, sanal kabadayılar, klavye delikanlılığı gibi.

 

İnsan özü ne ise ona yöneliyor, dijital dünya bir nevi insanlar için turnusol görevini üstlendi. Aradığın konular, sık ziyaret ettiğin siteler,  aslında kim olduğundu, bir tür alt kimliğimizle tanıştık.

 

Ortak değerlere, inançlara, hobilere sahip olanlar arasında bir kümeleşme, birbirine zıt olanlar arasında sanal kavgalar bir kutuplaşma. Reel hayatımızı böylelikle tamamen sanal dünyaya, beynimizin içine hapsettik.

 

Ülkemiz biz Türkiyeliler peki yıldız ilmiyle nasıl iletişiyoruz! İletişim yönümüz nedir? Bu ülkenin iletişim potansiyeli nedir ve dağılımı? En çok hangi yönlerde dış dünya ile iletişimdeyiz? Bilgi adına açlığını çektiğimiz konular neler?

 

Astrolojik olarak 3.ev o ülke halkının düşünme potansiyelini, nasıl eyleme geçtiğini, temel eğitiminden en çok hangi konuları aldığını gösterir. Baktığımızda 3.ev alanına bir Aslan/Neptün görüyoruz, Neptün hayalci, reel dünyadan kopmaya müsait, kaçışları olan bir etki, sisler arsında aldanan ve aldatmaya müsait bir etki, aslan burcu rol yapma yeteneği yüksek olan, heybetli gösterişli, abartmayı seven, cömert ve sıcak kalpli bir etki. Ülke olarak zaten iletişimde duygularını abartan bir halk değil miyiz? Düğün olur silah patlar, tuttuğumuz takım şampiyon olur silah patlar. Birbirimizle konuşurken yüksek sesle konuşmaz mıyız?  Olduğumuzdan farklı görünmeye çalışırız, kimse kendini yalın ortaya koyamaz, belki iyi niyetimizden gururumuzdan hadi hüsn-ü zan edelim, ama çoğunlukla da olduğumuzdan farklı görünmeyi severiz, kendimizi farklı tanıtmayı severiz, elbet kendimiz de çabuk kanarız. 

 

Bilinç geliştikçe, insan kendini bildikçe tüm bu etkiler elbette kişiye tesir edemez! Hayalciyizdir, sözlerin büyüsüne çabuk kapılırız, eylemler sözler kadar bizi etkilemez, sözcüklerin bizde yarattığı o etki bir şeyin gerçekleşmesi kadar güzel değildir. Asar, keser, kükrer, coşar, şöyle yaparız, böyle yaparız deriz, bunu da söyleriz der, ama karşı karşıya geldiğimizde ise, herhangi bir taraf hafif tebessüm etse hemen yelkenlerimizi indiririz. Bir nevi uzlaşmadan yanayızdır her zaman.

 

Merkür iletişimin daha alt teknolojik boyutudur, bakalım hemen, terazi burcunda ve 5.ev(duygusal ilişkiler, çocuklar, sanat, spor, eğlence dünyası, popüler insanlar, yeteneklerimiz, meydana getirdiğimiz üretimlerimiz) alanımızda Satürn ile kavuşumda. İletişimde kısıtlamalarımız vardır, düşüncelerimizi fiiliyata dökmede tutuk kalırız, Neden? Satün2ün muhafazakâr, disiplinli, endişeli, kompleksler oluşturan ve elbette statüyü yönetmesinden dolayı, ait olduğumuz konumu kaybetme korkusunu çokça vereceğinden, susarız. Konuştuklarımız hiçtir, asıl içimizden konuştuklarımızdır, Hiçbir zaman gündeme getiremediğimiz.

 

Popüler insanların hayatıyla çok ilintili oluruz, Merkür ve Satürn birleşimiyle kusur arayıcılık yönünde düşüncelerimiz gelişir. Mükemmellerdir onlar Merkür’ün başak yönü, meraklıyızdır yaşamlarına onlara doğal hareket alanı tanımayız, dedikoduyu severiz, Merkür'ün ikizler yönü ve kusur ararız, onların bir hatasında Satürn’e özgü onları dünyalarına hapsederiz, insan olduklarını unuturuz.

 

Eşlerimizle, diyaloglarımız bir yabancıyla kurduğumuz iletişim kadar akıcı olmaz, çocuklarımızla kurduğumuz diyalogta sıkıntılarımız olur, bakın şimdi, biz Anadolu insanı olarak bazı bölgelerde hala vardır, kadın ve erkek çocuklarını aile büyüklerinin yanında sevemez, sarılamaz, görücü usulü geleneğinden geliriz, evleneceğimiz kişiler terazi yönüyle arabulucular vasıtasıyla bulunur tanıştırılır, nişanlılık evresinde tanıdığımız kadar tanır evleniriz. Ülkenin Doğum anındaki ortam ve aldığı tesirler bunlardır. Temelimiz bunların üzerine kuruludur.

 

(Jenerasyon gezegenleri ve zamanın ruhu, her asra ait insanın ortak ürettiği şekil verdiği bilinç elbette bunların, bu geleneklerini çoğunun, bölgesel olarak ortadan kalkmasına neden oldu.)

 

Peki, Teknolojinin üst boyutu olan, jenerasyon gezegenlerinden Uranüs nerede? 9.evde Balık Burcunda. (yabancı ülke ve kültürler, yabancı insanlar, ahlaki yapımız, manevi değerlerimiz, atalarımız, köklerimizden taşıdığımız felsefemiz).Hem ülkesine bu denli düşkün hem de bir an evvel ülkesinin dışına çıkmak isteyen başka halk yoktur herhalde. Uzaklar bizi çeker,  hayallerimizin çoğu yabancı ülkelerle ilintilidir, teknolojinin en üst skalası olan Uranüs'ün yansıması, dijital dünyanın nimetlerini en çokta bunlar için kullanırız. Dış dünyada tanımımız nedir peki? Değişken, düzensiz, hayalci, duygusal. 5.ev alanında yer alan Akrep Venüs’le arasındaki olumlu su üçgeniyle teknolojinin iletişim yönüyle en çok duygusal ilişkilerin içinde kendimizi buluruz. Teknoloji bizim için, yurtdışına çıkış biletidir, Çoğu genç insan ve internet kullanıcısı için, yurtdışından evlenmektir. Yabancı bir insanla! Sosyal medyada bu yüzden, Türkiyeli kızlar Kezban’dır, Türkiyeli erkekler Kamil’dir, Abuzettin’dir!

 

Hemen hemen kadın/erkek dijital dünyanın da yaygınlaşmasıyla adına uzak mesafe ilişkisi denilen soyutta yaşadığı bir ilişkisi olmuştur. Bu tüm dünya genelinde böyledir de, bizim doğum anındaki halk olarak aldığımız etkiyle araştırma yapılsa bir grafik oluşturulsa ülkemiz en başta gelir. Akrep Venüs ve Balık Uranüs, cinsellik potansiyeldir, akrep/boğa alanı engellenmiş kıstırılmış bir ülke olan bizim için, dijital çağ, ilmi ve fenni bilgiden ziyade, baskılanmış cinselliğimizi yaşadığımız bir alan olur. Porno yayınları en çok ülkemizde rağbet görüyor olmalı. Sönen gözlerin feri, giden kalbin nuru! Cinselliği dijital dünya tanıyan, gördüklerini doğal zanneden bir nesil!

 

Biz internet Akademisinde en fazla bu derslere talibiz. Dijital dünya bir nevi okul aslında, bir tür insanın aslına rûcû edişi. Kendisini tanıması, tartması için iyi bir zemin. Yöneldiğimiz şey ise bizim Alt Kimliğimiz!

 

Ailemizle, sevdiklerimizle, gözsel, sözel ve dokunarak iletişim kuracağımız, Mutlu Hafta sonları

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 8338 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ruhu Olmayan, Duygusu Ölmüş Bir Barış
1/17/2013
12/24/2012
2012'yi Uğurlarken Bâtını ve Zâhiri Bir Bakış
12/17/2012
2012 Sonrası Bilinç Kıyam-et’i
12/8/2012
İstifalar Geçidi Merkür Çarpması
11/14/2012
Sultan-ı Yegah Kadınları Cumhuriyet Kadınları
10/30/2012
Dönüşen Türkiye Akrep-Yılan- Kartal
10/22/2012
10/13/2012
Hazır mısın Türkiye?
9/30/2012
Biraz Kül Biraz Duman- Türkiye'nin Sınavı
9/19/2012
Simerenya'dan Mektup*
8/21/2012
Ah Biz Balıklar!
8/9/2012
7/31/2012
Coğrafya Kader midir?
7/21/2012
Arılar ve Sineklerin Savaşı
6/24/2012
Başkanlık Sistemi Öncesi
5/24/2012
3.Dünya Savaşına Doğru
4/12/2012
Komşularla Sıfır Sorun - Sorunlarla Sıfır Komşu
2/20/2012
Nice Çağlara Osmanlım
1/27/2012
Sağlıklı Reformlar Mars Başak’ta Retro Politik Etkileri
1/24/2012
2012’de Türkiye’yi Neler Beklemekte ?
1/12/2012
Sarkozy Sarkaçı – Anadan Oğula Nesil Bunlar
12/24/2011
2011’ i Uğurlarken Hafızaya Eklenenler
12/13/2011
2012 Yapay Kıyamet Provası Kıyam- Et !
12/4/2011
Balıkdaşım Dikkat Et Kendine
12/1/2011
1962-2012 Bir Filmin Finali- Nükleer İçgüdü
11/30/2011
İsrail Bir Yanlışın Bin İzinde...
11/20/2011
İran Kilit, Anahtar Türkiye’mi?
11/11/2011
Arap Baharı, Avrupa Rüzgarı
11/5/2011
Astroloji, Kaderin Yorumlanmasıdır!
10/30/2011
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 17 Mart 2013 Pazar 20:31

Doğru sözlere ne denir?kalemine sağlık sevgili Elif Hece Öztürk.

Yorumu oyla      62      49  
Misafir 17 Mart 2013 Pazar 14:23

güzel bir makale olmuş :) size de mutlu hafta sonları :)

Yorumu oyla      60      49  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
beşiktaş
Kasımpaşa
Belçika
CEV Şampiyonlar Ligi
mülteci
Fatih Erbakan
Ersun Yanal
GİB
TÜBİTAK