Ve Mutlu Son
Hep aramışsındır…
Huzuru, mutluluğu, sevilmeyi, seçilmeyi, güneşli günleri, yağmurun serinliğini, civcivleri besleyip yüzünün gülmesini, güveni, barış getiren güvercini, martının özgürlüğünü ya da affedebilmeyi.. Biri olsa, başaracaksındır.
Hep aranmışsındır…
Bulunduğun anda ve mekanda, ailende, arkadaşlarının arasında, gerçekten sevmeyi bilen birinde, güneşin veya yağmurun altında, kümesin önünde, uzanan bir elde, kendi dünyanda veya önce kendini affetmeyi bilmende vs. Sen olsan, başaracaksın.
Sen neredesin?..
Düzeltmeye kafa yorduğun geçmişte mi? Olanaklarının dışında tezahür ettirdiğin gelecekte mi? Haksızlığa uğradığın iş yerinde mi? Karamsarlık yorganını örttüğün yatağında mı?
Aradığın seni beklerken sen kiminlesin?..
Seni seçmeyen birinin peşinde mi? Kırıldığın kişinin yanında mı? Tartıştığın insanın evinde mi?
“İnsan, yaşamının anlamının ne olduğunu sormamalı; bunun yerine, yaşam tarafından kendisine bu sorunun sorulduğunu anlamalıdır.”
— Viktor E. Frankl
Ve mutlu son…
Aradığın senmişsin. Bulunmasını istediğin yere kendini götürdüğünde, mutlu olabilirsin. Sohbetinden keyif aldığın insanlarla bir araya kendini getirdiğinde huzur duyabilirsin. Yağmurlu bir havada dışarı kendini çıkardığında serinliği hissedebilirsin. Gerçekten sevebilen bir sevgili seçtiğinde sevilebilirsin.
Bu zamana kadar nerede ve kiminleydin?..
Hadi! Kendine daha fazla haksızlık etme, olur mu?

