Dünyanın insan ırkıyla birlikte dönüştüğü bir an’ın içindeyiz. Olan her ne ise, bir birikimle şu anki durumdayız. İnsanın inandığı değerleri, salt inanç bazında değil, elinde tutması, hala muhafaza ediyor olması, ateşi elde tutması kadar yakıcı, zor bir çağ içindeyiz. İnsanın tapınma aracı haline getirdiği, kendi üretimi olan putlaşmış kavramlar bir bir yıkılmakta. Ekonomik alanda pek çok ülke, kendi putlarının harabeleri altında ezilmekte. Avrupa Birliği her an feshedilebilir, yüz değiştirebilir, ABD’nin dış işleri politikası ve ekonomisi çoğunlukla sözde demokrasi götürme kılıfı altında, ülke ekonomisi için yeni sömürgeler kazanmak olduğundan, yine yeni bir atağa kalkabilir. Ateşi maşa ile tutmak deyimi vardır Anadolu’da, ABD yönetiminin işi zor bu defa, eskisi gibi maşaları söz dinlememekte, (kendisinin de maşa olduğu konumlar mevcut) İsrail ile ABD yönetiminin arası bozuk haliyle. Arap Baharı adı verilen tiyatro umdukları gibi sonuçlanmadı, pek hasılat yaptığı söylenemez. Suriye kaldı koz olarak fakat bu defa gerçekten işleri çok zor, Dünya insanının çoğu uykusundan uyandı. 11 Eylül palavrasından sonra, Suriye palavraları, medyaya yansıttıkları görüntülerin tezgâh olduğu gayet iyi bilinmekte. Tavşan kaç, tazı tut planları işlemiyor artık.
Ülkemizin gündeminde şu aralar en çok konuşulan gündem maddesi BAŞKANLIK SİSTEMİ. Ülkemiz için yeni bir gündem konusu değil, Türk siyasi tarihine baktığımızda, pek çok siyasi isim farklı dönemlerde bunu gündeme getirmiş, rahmetli Turgut Özal’ın ülküsü de bu idi. Yaşasa idi şu anda, belki de Başkanlık Sistemi oturmuş olacaktı. Kim bilir Özal bunu başaracaktı ve suikasta kurban gitti tıpkı daha evvel giden ve gitmek için sırasını bekleyen, her geçen gün milim milim zehirlenen liderler gibi!
Bu sistemi dünyada tek uygulayan ülke ABD. Birkaç ülke daha denemiş fakat başarısız olduğu için kaş yaparken pek çok göz çıkmış. Birebir bizim ülkemizde uygulanır mı? Yoksa revize ettikten sonra, halkın oylamasına göre mi sistem gelir o alan şimdilik meçhul.
Astroloji penceresinden olaya baktığımızda ise, başkanlık sitemi, ya da adı başka bir rejimin geleceği bu ülkeye pek de öyle uzak bir ihtimal olmasa gerek. Dönüştüren, eskiyi tamamen yıkan yeniyi getiren, bunu yaparken krizlerle, sancılarla doğumu gerçekleştiren Pluto Oğlak Burcunda, ülkemizin, dış ilişkiler, dış işleri bakanlığı ve çalışanları, toplumun ortaklığı, yeni anlaşmalar, feshedilen anlaşmalar, ortaklıklar evinde uzunca bir süre ziyarette. Türkler için Pluto etkisi, Anadolu için öyle yabancı bir etki değil, Osmanlının kuruluşundan, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul fethinde, Cumhuriyet’in ilanında ve şuanda 7 senelik seyirde pek çok ortak temalarda birleşiyor. Bizler “Ölümü görüp, sıtmadan korkmayan,” gelen her yeniliğe ve dönüştüğümüz her şeye iki lak lak edip sonunda geleni çabuk kabullenen bir halkız.
Bir ülkenin; hükümeti, yönetim rejimi, itibarı gibi konuları gösteren ev dilimi astrolojide 10.ev alanıdır. 2007 senesi itibariyle bu noktaya Uranüs dokundu, değişimlerin, reformların simgesi Uranüs bu noktada Cumhurbaşkanlığının yapısını değiştirdi. Meclis değil, halk seçecekti Cumhurbaşkanını. AKP Hükümeti Uranüs’ün TÜRKİYE haritasında en etkin olduğu zaman diliminde BALIK BURCUNA Uranüs’ün geçtiği bir dilimde, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güneşiyle kavuşum yaptığında 9.ev alanımızdaki konumuyla 2003 sonrası yeni bir dönemin başlangıcına da işaret etmekte idi. Politik Astrolojide 9.evin temsil ettiği konular olan, yükseköğrenim kurumları, hukuk sistemi, yargı, yasama, yürütme organları, anayasa, dini v felsefi inanç sistemleri, düşünce kuruluşları, yabancılar, ülkede yabancı konumda olanlar vs. pek çok Uranüs’e özgü reformalar, değişimler, ani beklenmeyen, kaos yaratan, geren bir gündemimiz oldu.
Türkiye doğum anında 4.ev gibi ülkenin güvenliğini, topraklarını, halkını, muhalefet alanı ve hükümete karşı olanları simgeleyen alanda, mars gibi şiddetin, silahların, acının, kanın, gözyaşının, sürekli devam eden bir çatışma ve mücadelenin simgesi olmuş Mars’a sahip, 4.ev alanı ülkenin geçmiş toprak koşullarını da gösterir. Bu coğrafi alanda bu her semavi din için ayrı bir önemi olan bu topraklarda, Anadolu’nun Cumhuriyet öncesi geçmişi de, Cumhuriyet sonrası da, çok sıkı mücadelelere sahne olmadı mı? Cumhuriyet sonrası önemli bir Savaşa girmedik lakin kendi içimizde, kendi kapalı alanımızda nice kan dökülmedi mi? Halk hem seçti hem de seçtiğini ipe göndermedi mi?
Muhalefet elbette adı üstünde Hükümetin karşıtıdır lakin bu karşıtlık, etik bir siyasetten çok, kirli skandalları doğru yalan ifşa edelim, çamur atalım izi kalsın olaylarına dönüştürmedi mi? Bayrağımızın bir olduğu bu kutsal coğrafyada her zaman bir isyan her zaman bir bölücülük olmadı mı? İşte Mars’ın kadersel etkisi de bu idi. Ve şimdi, Hükümet evinde bulunan reformist Uranüs ile tam zıt açıda, Koç ve Terazi aksında, Hükümet Ben tarafında Koç etkisiyle liderlik başı çekme, telaşlı ve atak, ateşli ve öncü, Mars Terazi tarafında ama zararlı konumda, hem ev hem de burç bazında, biz, ortaklık, hak/hukuk/adalet, lakin izlenilen yol muhalefet ve o halkın tarafınca yanlış yolda! Zıtlaşıyorlar şu anda, Hükümet Reformlar yapma telaşında, kişiler geçici, kurumlar kalıcı, başkan vs. fani, ülke kalıcı (kıyamete kadar Türkiye, Türkiyelilerindir), lakin bunu anlayamayan bir halk ve muhalefete sahibiz.
Başkanlık sistemine tekrar dönecek olur isek, evet Uranüs’e özgü bir takım revizyonlardan geçtikten sonra bu ülkede 10.ev alanında Rejim değişikliği olacaktır. Zaman vermek gerekir ise, 10.ev alanımızda yaralarımızı simgeleyen Şiron üzeri Uranüs geçişi şaşalı ve şaşırtan bir etkiyle 2015 senesinde başkanlık sistemine geçmiş oluruz. Doğrusunu Allah (c.c.) bilir. Hava durumu raporu sonuçta, yağmur beklerken dolu da yağabilir. 2015’te bir şeyin yağacağı hemen hemen kesin gibi umarım Rahmet Yağmuru yağar bu ülkeye… ”Hüküm Allah’ındır”.
Sevgimle Kalın Emi...
Elif Hece Öztürk / Ankara
E-mail: [email protected]
Not: Bugün Haram aylardan biri olan, Mübarek Üç Aylar içinde Allah’ın mağfiretiyle müjdelediği, Recep ayı içinde şereflenmiş Regaip kandili. Tüm inananların Regaip Gecesi Hayır kapılarına açılan, manevi kirlerimizden arındığımız, zorda, darda çaresiz kaldığımız her ne var ise, layıkıyla kul olmanın bilinciyle üzerimizden yüklerin indiği, göğsümüze inşirah edildiği bir gece olsun. Dualarımızla buluşalım.