Politik astrolojide, bir ülkenin komşuları ve diğer ülkelerle olan siyasi ilişkileri, komşu topraklarda ve global ortamda cereyan eden olayların yansıması, gerilim, ayaklanma, savaş rüzgârları ve dahi savaş, açık aleni ülkenin düşmanları, yapılan uluslararası anlaşmalar, hükümetlerin komşu ülkelerle olan medyaya (eskiden medya mı vardı), halka yansıyan söylemleri gibi konular, üçüncü ve yedinci ev alanını ilgilendirir, dördüncü ev alanı ise o ülkenin içinde cereyan eden kendi iç işlerini ilgilendiren konuları, toprak bütünlüğünü, milli ve manevi değerlerini, milli servetini ve bunlara yönelik oluşan tehlikeleri kapsar.
Ülkemizin komşular evinde (3.ev) ,kavuşum halinde bulunan Neptün, komşularımızla ilişkilerimizin, her zaman belirsiz, karmaşa içinde olacağını, Neptün’ün sıvıları, ilaçları, gazları ve deniz donanmasını, deniz ulaşımını temsil etmesi nedeniyle, Neptün’ün her tetiklendiği bu noktada komşularımızla sıkça sorunların buradan çıkacağını söylemek mümkündür, Avrupa’yı Asya’ya bağlayan köprü olan ülkemiz, konumu itibariyle siyasi sorun olarak komşularıyla en çok boğaz, geçişler, deniz, gemi, ilaç, sıvı, gaz gibi konularla uğraşabilir.
Yedinci ev alanımız, Oğlak Burcunda Transitine devam eden, dönüştüren, eski yapıları yıkan yok eden, krizlerle, savaşlarla korkularla, manipülatif oyunlarla ve çok güçlü ses getiren acılarla değişimi oturtan Pluto, 2010 senesinin mayıs ayından itibaren bu ev alanımızı etkilemeye başladı.
10 Aralık -20 Mart 2010 senesinde Transit Mars’ın aslan burcundan geriye doğru hareketi, komşu ülkeler kapımızda yer alan Neptün ‘ü tetiklemesiyle, Mavi Marmara, Nato Füze Kalkanı, Arap Baharı ve yansımalarıyla şuan ki gündeme sahip olduk. 2010 senesinin ortasına kadar dış politikada komşularla sıfır sorun politikası kısmen olumlu şekilde giderken en azından gündeme yansıdığı kadarıyla, 2010 yılının sonlarına doğru Akrep Burcunda retroya geçen ve ülkemizin kuruluş anındaki kader noktasının da tetiklenmesiyle, komşularla sıfır sorun, sorunlarla sıfır komşu noktasına getirdi ülkemizi.
2023 senesine kadar yedinci ev alanımızda hareket edecek olan pluto, ülkemiz için en zor sınavın başladığını göstermekte, ikinci kurtuluş savaşı gibi bir durum sözkonusu, lakin bu defa oldukça güçlü düşmanlar ve manipülatörlerle çevriliyiz. Bu defa içimizdeki kurtlar oldukça fazla, elma içten kemirilmiş ve sadece dışındaki kırmızı kabuk kalmış görünmekte, sapına kadar gelmiş kurt.
2013 senesinde Transit Pluto’nun, ülkemizin doğum haritasında birinci ev alanında yer alan Pluto noktası ile zıt açı yapacak. İşte Pluto’nun biten döngüsü ve yeni bir sayfaya geçilmesi kader yolu üzerinde. Şuanda hala komşular evimizde geriye giden pasif mars etkisi ve mayıs ayında yine geriye gidecek olan ve bu sene 8 Haziran 2004 te başlayan 8 yıllık döngüsünü pentagram çizerek noktalayacak olan on ikinci evimizde ikizler Venüs retrosu . 2013 ü komple etkileyecek olan, ülkemizin topraklarını, sınırlaırnı, güvenliğini, milli servetini, bir ülkeyi ülke yapan, şekli olan her bir şeyi içine alan dördüncü evdeki Mars’a, koç burcundan zıt açı yapacak Uranüs etkisi, hem şuanda var olan hükümet için gerginliğin tırmanması, hem de ülke içi topraklarımız sınırımız, Uranüs’ün simgelediği terör, anarşik eylemler, ayaklanmalar, suikastlar…
Tabloya bakınca pek iç açıcı şeyler görünmüyor. Bunlar Ülkemizin aldığı astrolojik göksel tesirler ve her birinin oldukça geniş izahatı mevcut, kısmen aktarabildiklerim şimdilik bu kadarla sınırlı.
1.Körfez Savaşı
Tarihi hatırlamak adına 1991 senesinde Irak/Kuveyt, Arap Ülkeleri, Türkiye ve ABD. nin başrollerinde oynadığı, utanç yüzkarası tarihin ayıplarından biri olan Irak işgalini hızlandıran ve zemin hazırlayan süreci irdeleyiniz. Irak’ı manipülatif oyunlarla tava getiren, sonra da tepesine bombalar indiren. Körfez savaşının ardından en karlı çıkan ! Siyaset evet strateji işidir, kabul edelim, etmeyelim, siyasi stratejiyi en iyi uygulayanlar Siyonistlerdir. Tezgâh kurulmuştur, ülkeler vitrine çıkmıştır, satılan ve satın alınan ülkenin boş kalıbı vitrinlerden indirilmiş ve verine Sion bölgesi için temizlenmesi gereken iki önemli ülke kalmıştır.
Suriye yeni tezgâhtır, Türkiye müdahale ettiği gün 1.Körfez savaşının akıbetine namzettir. Yukarıdaki tarihi örnek bu yüzden verilmiştir. Düz yol varken, eğri yola girmeye, ne hatır için ne de macera için gerek yoktur. Doğrusunu Allah bilir. Kaderin ötesinde kader vardır, Duaların kalkanı vardır ve kendini düzeltme yoluna gidenin, yardımcısı Rahman’dır…
Gönül iklimimiz rahmet yağmurlarıyla yıkansın emi
Elif Hece Öztürk/ Ankara
E-mail: [email protected]