E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Elif Hece Öztürk

Yıldızın Ne Söylüyor?
28 Nisan 2013 Pazar

Mart ayı itibariyle ülkemizin gündemi epey hareketlendi. Perdenin arkasında konuşulanlar, meydanlarda konuşulanlar, hayal, gerçek, olan, olacak, olmaz denilen ezcümle ne var ise, hepsi bir testten geçmek için gündemin en başına yerleşti.

 

Dünya gündemi için, ülkemiz bir altın madeni adeta, altın gibi gümüş gibi madenlerin değerini belirlemek için bir tür test diyebiliriz, kullanılan bir taş vardır, hani deyim olarak da geçer halk arasında; Mihenk Taşı. Ülke olarak, halk olarak, toprağımız, bayrağımız, yönetim biçimimiz, yaşam tarzımız, milli ve manevi değerlerimiz, bayramlarımız, inançlarımız, alışkanlıklarımız vb. hepsi bir bir bu siyah taşın, mihenk taşının altında, bir imtihan bir testten geçmekte.

 

Ülkenin tamamını mutlu etmek, herkesin bir kafadan olmasını beklemek elbette imkânsız. Meleklerin olduğu bir ülke düşün ki orada bile bir ayrık otu, bir başkaldıran, düşüncesine göre haklı olan, ileriyi gören, sezen, amma doğrucu Davut, amma yalancı pehlivan olabilir, nitekim olmuştur da; İblis. Elbette bu uç bir örnek, bu dünyada iyiler kadar kötülere de yer var, aklı, fikri olan herkesin bir söz hakkı var. Hayr bildiklerimiz de şer, şer bildiklerimizde hayr var!

 

Gündem bunca hareketli ve de hararetli iken, sosyal medyada yaptığım geniş gözlem, farklı kesimlerden, zıt düşüncelerden olanların yorumları, tepkileri, kısaca genel olarak biz gençlerin nabzını yokladığımda, oldukça sağduyuluyuz.  Sindirilmek mi? Korku mu? İyi niyet mi? Akil olmak mı? Bıkmak mı? Bezmek mi? Boş vermişlik mi? Nedir nedeni? Belki de hepsi. Şuana kadar olan gelişmelerden çıkan sonuç, Evet biz, Türk Halkı tefekkür içinde izliyoruz, iyi niyetle. Mihenk Taşından geçiyoruz, değerli, değersiz, ölçüsü, ölçüyü kaçıranı, testi geçeni, kalanı, elbette sonuçlarını da göreceğiz birlikte, tüm iyi niyetimizle.

 

Yıldız ilmiyle baktığımızda bu tabloya, Reformların, yabancıların, farklılıkların, radikal değişimlerin, fanatizmin, farklı kültürlerin, büyü gibi etkilerin,  aykırılığın, alışılmamış olanın, bireyselliğin, özgürlüğün, kaos ortamının temsilcisi Uranüs’ün ülkemizin 9.evine geçtiği 2001 senesi itibariyle, şuanda var olan gündemin başlangıcına işaret etmişti. Liderin Balık olması tevafuk,  Uranüs elektriği simgeler, iktidar partisinin ambleminin ampul olması tevafuk! Bir sonraki liderin yengeç olması gibi! Şuanda 10.ev semalarında tam tepe noktasında güneşin en yüksek olduğu öğle vaktinde, herşeyin görünür olduğu noktada Uranüs durmakta. 10.ev ülke yönetimi, hükümet, ülke idaresi, yönetim biçimi, devlet yapan unsurları, bayrağı, dili, dini, bir nevi kimlik kartı, bir ülkenin prestiji, tanınırlığı. Dünya gündeminde en çok konuşulan ülke kim? Kilit noktası olan ülke kim?  Elbette Türkiye. Uranüs şuana değin 9.evdeki seyriyle reformlara hazırladı bizleri, 10.ev tepe noktasına kurulmasıyla başkanlık siteminde ciddi adımlara doğru gidiyoruz Uranüs bir devleti oluşturan farklı ırklar, kültürler idi ve şimdi sahne Türk kimliğinin neredeyse yasaklanacağı günlere kadar geldi. Uranüs bu idi ve yaşamımızdaki tezahürlerini izliyoruz beraberce.

 

Yıldız ilminde Şiron diye bilinen, 7 kat göğün ortasında, külli iradeye geçişin kapısında, tam ortada tuhaf yörüngesiyle seyreden platoneid, ülkemizin 9.evinde, burada yer alan natal Uranüs ile kavuşumda, Şiron klişe anlatımla yaralı şifacıdır, kurbanları ve kurtaranları, ilmin ve bilimin en gelişmiş en üst halini simgeler. Yüzleştirir yaralarımızla açığa çıkartır, kesip atmaktan ya da yarayı sarmaktan başka çaren yoktur artık, es geçemezsin. Bizler içinde böyle bir dönem işte, göstermelik ve hakikati olan yaralar sarılacak, olmayan yaralar dahi yara diye karşımıza çıkacak sarılacak ki öyle değil mi? Maneviyat Şiron ile ilişkilendirilir, 9.ev ülkenin dini, inanç sistemi, inanç kurumlarıdır, Uranüs üzerindeki geçişi, dini yaşamda da pek çok değişimleri, eski kalıpların parçalanması demektir. Uranüs baskı uygular, değiştirir, alıştırmaya çalışmaz, alışacaksın der ve geçer!

 

Tekrar döndüğümüzde ise asıl mevzuya, vizyonda kapalı gişe oynayan filmimize, yüze küskün, kalben barışık deyimini çevirince terse, umarım ki, yüzü barışa dönük, kalbi karışık olanların ince hesaplarına gelmeyiz. Barış samimiyettir, kalıcılıktır, fedakârlıktır, ince hesaplar var ise kan pazarlığında, Neptün Balık burcunda, yaklaşıyor ülkenin Güney Ay Düğümüne bir alt üst eder herşeyi ve o vakit kimse hesabını veremez! Bir yanı kırıp döküp, diğer yanı payelemek, yüz vermek, astar kıvamına getirmek gibi bunların bedelini hepimiz öderiz.

 

Yıldız ilminde, Satürn ötesi gezegenler, külli kaderin tecellisidir ve celali sıfatları taşır. 7 kat gök katından sonraki katlar insanın başıboş bırakılmayacağına dair Yüce Yaratıcının Murad ettiklerinin kapısıdır. Buradan iner emirler yeryüzüne. Yapacak bir şey yok. Değişimse değişilecek, kaos ise olacak, mihenk taşı olan Uranüs adlı kara taş düzensiz yörüngesiyle şöyle bir allak bullak edecek ve sonrası durulacak gökyüzündeki dalga. Gelenler her ne ise, her kim ise, kolay alışmaya programlı insan, benimseyecek susacak, oturacak yerine. Tarih kitapları yazılacak, bugünler yarınlara anlatılacak. Tefekkür ile kalalım emi.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 38351 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Türkiye'nin İletişim Analizi- İnternet Akademisi
3/17/2013
Ruhu Olmayan, Duygusu Ölmüş Bir Barış
1/17/2013
12/24/2012
2012'yi Uğurlarken Bâtını ve Zâhiri Bir Bakış
12/17/2012
2012 Sonrası Bilinç Kıyam-et’i
12/8/2012
İstifalar Geçidi Merkür Çarpması
11/14/2012
Sultan-ı Yegah Kadınları Cumhuriyet Kadınları
10/30/2012
Dönüşen Türkiye Akrep-Yılan- Kartal
10/22/2012
10/13/2012
Hazır mısın Türkiye?
9/30/2012
Biraz Kül Biraz Duman- Türkiye'nin Sınavı
9/19/2012
Simerenya'dan Mektup*
8/21/2012
Ah Biz Balıklar!
8/9/2012
7/31/2012
Coğrafya Kader midir?
7/21/2012
Arılar ve Sineklerin Savaşı
6/24/2012
Başkanlık Sistemi Öncesi
5/24/2012
3.Dünya Savaşına Doğru
4/12/2012
Komşularla Sıfır Sorun - Sorunlarla Sıfır Komşu
2/20/2012
Nice Çağlara Osmanlım
1/27/2012
Sağlıklı Reformlar Mars Başak’ta Retro Politik Etkileri
1/24/2012
2012’de Türkiye’yi Neler Beklemekte ?
1/12/2012
Sarkozy Sarkaçı – Anadan Oğula Nesil Bunlar
12/24/2011
2011’ i Uğurlarken Hafızaya Eklenenler
12/13/2011
2012 Yapay Kıyamet Provası Kıyam- Et !
12/4/2011
Balıkdaşım Dikkat Et Kendine
12/1/2011
1962-2012 Bir Filmin Finali- Nükleer İçgüdü
11/30/2011
İsrail Bir Yanlışın Bin İzinde...
11/20/2011
İran Kilit, Anahtar Türkiye’mi?
11/11/2011
Arap Baharı, Avrupa Rüzgarı
11/5/2011
Astroloji, Kaderin Yorumlanmasıdır!
10/30/2011
YORUMLAR
Toplam 18 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 3 Mayıs 2013 Cuma 14:12

İyi ya da kötü olduğu tarafına göre değişir. Her iyi de kusursuz değildir, dikensiz gül bahçesi yoktur. İstibdat dönemini iyi araştırmak gerek, dersler almak gerek. Etki tepkiyi doğurur. Allah korkusu olanlar bu kadar zalim olmamalı.

Yorumu oyla      57      49  
Misafir 1 Mayıs 2013 Çarşamba 18:43

iyi bir şey mi kötü bir şey mi söylediniz ? pek anlamadım doğrusu

Yorumu oyla      54      50  
Misafir 1 Mayıs 2013 Çarşamba 11:19

Kendi halkına marjinal diyen, onu böcek görüp gaz sıkıp yok etmeye çalışan zihniyet, böcek gördüğü marjinallerin patlamasına ve çoğalmasına neden olacak gibi. Tarih hep tekerrür eder: 1789

Yorumu oyla      57      49  
Misafir 30 Nisan 2013 Salı 15:05

Vatanı ve milletiyle birlikte bu ülke ne zaman inançlarında samimi olur, milli değerlerini ölümüne savunur, emeğe-sanata-bilime-adalete gerçek değeri verip yüceltir, nesilleri zehirlemeden eğitip yetiştirir... İşte o zaman nihai kurtuluş ve sonrasında özlenen gerçek yükseliş yaşanır. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!

Yorumu oyla      57      49  
Misafir 29 Nisan 2013 Pazartesi 22:20

Sn. Elif Hanım Kardeş demiş ki; "...Yapacak bir şey yok. Değişimse değişilecek, kaos ise olacak, mihenk taşı olan Uranüs adlı kara taş düzensiz yörüngesiyle şöyle bir allak bullak edecek ve sonrası durulacak gökyüzündeki dalga..." Anadolu'da bir söz vardır, derler ki "Bulanmayınca, durulmaz (yani duru hale gelmez). Demek ki o bulanıklığın en yoğun halini yaşıyoruz.

Yorumu oyla      61      49  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Gençlerbirliği
Euroleague
şampiyonlar Ligi
TÜİK
TÜFE
IŞİD
Afganistan
Jose Mourinho
Almazbek Atambayev