|
Talat Atilla Berat Albayrak ihtimali yeniden gündemde! Pek şüpheli ölüm! 12 vekil! medya çetesi! |
|
Cengiz Altınsoy Kılıç, dar ya da bol fark etmez |
|
Adnan Küçük 15 TEMMUZ BİR TİYATRO MU YOKSA…? |
|
Melike Topuk Sinir Sistemin Alarmda |
|
Zahide GULİYEVA Güneşi İçeri Almak İstiyorsan Perdeleri Açacaksın |
|
Tunacan Tuna SÖZ YAZARINDAN EUROVISION ŞAMPİYONU ''SATELLITE''IN HİÇ ANLATILMAMIŞ HİKÂYESİ |
|
Tuğrul Sarıtaş TÜRK SİNEMASI YARA ALIYOR |
|
Canan Sezgin 2026 TEMMUZ VE RUHUN EVE DÖNÜŞ YOLCULUĞU! |
|
Tekin Öget 'İÇ KALE' DOKTRİNİ |
|
Ersan Yıldız Yedin mi pilavın etli tarafını? |
|
Elif Hece Öztürk Sular Yükselirken |
15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilmek istenen FETÖ ihanet kalkışmasının üzerinden 10 yıl geçti.
Bu gecede Türk milletinin tüm kesimlerinin kahramanca destansı mücadelesiyle işgalci ihanet kalkışması bertaraf edildi.
Bazı siyasiler ve temsil ettikleri toplumsal kesimler, gazeteciler, düşünür olduklarını zannedenler, o gece içlerindeki ihanetçilere yardım etme eğilimlerini, Türk Milletinin bu efsanevi dayanışması karşısında gizlemek zorunda kaldılar.
Bu kesimler, Türk milletinin o gece sergilediği topyekün mücadelesi karşısında yalancıktan da olsa “suret-i haktan” görünmeye çalıştılar.
Esasen 15 Temmuzda Türk Milletinin gösterdiği vatanını harici işgale karşı koruma bilinci ve çabası dünyada emsali olmayan bir hadisedir.
Bu gecede Türk milleti işgalciler tarafından üzerine yürütülen tankları iman gücüyle durdurdu. Üzerinde uçurulan savaş uçaklarını bu dayanışma ruhuyla yere indirdi.
Kahraman Türk milleti, o gecede, başlangıçta ne olduğunu bilmediği, daha sonraki günlerde “Sonik bomba” olduğunu öğrendiği ve hakikisinden ayırt edilmesi o şartlarda mümkün olmayan bombalama görüntülerine imanlı, inançlı göğsüyle karşı geldi.
Genelkurmay Başkanlığının önünde ihaneti önlemek için toplanan Türk milletinin imanlı, inançlı, kararlı yiğit insanları, gözlerinin önünde TBMM’nin bombalandığını gördüğü halde panik yapmadı.
Aynı kararlı, imanlı, inançlı yiğit insanlar, milletin iradesini temsil eden Cumhurbaşkanlığı Külliyesini cansiperane korudu. Kızılay Meydanında, devasa Türk Bayrağını yere düşürmedi.
İstanbul’un kahramanları, 15 Temmuz Şehitler köprüsünde işgalcilerin içerimizdeki asker görünümlü darbeci hain teröristlere karşı canlarını, başlarını, kanlarını ortaya koyarak onları zelil bir şekilde bertaraf ederek emsalsiz bir tarih yazdılar.
Kısaca kahraman Türk Milletinin tüm Türkiye sathına yayılan kahramanlık destanı ile işgalci FETÖ ihanet kalkışması ilelebed bertaraf edildi.
15 Temmuz ihanet kalkışması gecesi TBMM’de birlik sergileme görüntüsü veren bazı siyasiler, çok geçmeden “15 Temmuz bir tiyatrodur” naraları attılar. Merak ediyorum, bu kişiler o gece TBMM’de acaba hangi duyguları yaşadılar. Sadece merak ediyorum…
Yine merak ediyorum; acaba, aynı siyasi kesimin sivil temsilcileri, 15 Temmuzu müteakiben Ülkenin bütününde gerçekleştirilen demokrasi nöbetlerine katıldılar mı; utanarak, sıkılarak, en azından ihanetçilerin yanında yer alma görüntüsü vermemek için katıldılarsa, acaba hangi duyguları yaşadılar.
Bu gün Türk Milletinin 15 Temmuz ihanet kalkışması karşısında sergilediği kahramanlık destanının onuncu sene-i devriyesinde “demokrasi ve milli birlik günü” etkinlikleri yapılıyor.
Etkinlik deyince, halkın tamamı bu etkinliklere iştirak etmiyor. Bazı darbeci, vesayetçi, işgalci artıkları, bu etkinliklere bilerek, inatla katılmıyorlar. Bu bir duruş sergilemedir. Bu duruş, ihanet kalkışmasının yanında yer almaktır.
Hala 15 Temmuz ihanet kalkışmasının önlenmesini hazmedemeyen bazı darbeci, vesayetçi artıklar, 15 Temmuz ihanet kalkışması için “tiyatro” demeye devam ediyorlar.
TBMM, Tük Milletini temsilen, 25 Ekim 2016 günü kabul ettiği 6752 Sayılı Kanunla 15 Temmuzu “Demokrasi ve milli birlik” günü ilan etti.
Esasen Türk Milleti için Demokrasi Cumhuriyetten çok daha kıymetlidir. Çünkü dünyada Cumhuriyet şeklinde yönetilen diktatörlükler de vardır.
İngiltere’de, İspanya’da, Japonya’da olduğu gibi Cumhuriyetsiz demokrasi olabilir ama demokrasisiz Cumhuriyet diktatörlüktür. Tıpkı eski Sovyet rejimi, Çin rejimi gibi.
15 Temmuz gecesi, Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyetinin demokrasiden koparılarak dikta rejimi kurulmasını önlemiştir.
Bu vesileyle, 6752 Sayılı kanunla ilan edilen “demokrasi ve milli birlik günü” demokratik Cumhuriyetin halkın bağrında kökleşmesini sağlamıştır.
“Demokrasi ve milli birlik günü”, Türk milletinin, demokrasinin yıkılmasını önlemek, vatanını işgalden korumak, namusunu, haysiyetini, inancını muhafaza etmek için ortaya koyduğu kahramanlık destanının, anılması, ruhunda, bilincinde, hafızasında canlı tutulması için hayati derecede önem arz etmektedir.
Kanaatimizce, “demokrasi ve milli birlik günü” ülkemiz ve Türk Milleti için Cumhuriyetin ilanından on kat daha kıymetlidir. Çünkü demokrasisiz cumhuriyet Türk milletine işkence ve eziyet etmekten, egemenliğin millette olduğundan bahisle Türk Milletinin iradesinin yok sayılmasından başka bir şey değildir.
Çok net söyleyeyim, hala “15 Temmuz bir tiyatrodur” diyenler, bu milletin iradesine saygısızlık ediyorlar. Bu milletin, demokrasiye, demokratik Cumhuriyete, kendi iradesine, namusuna, haysiyetine, mukadderatına sahip çıkmasını bir türlü hazmedemiyorlar.
Bu kesim toplumda ne kadar bir orana sahip bilmiyorum. Ama şunu söyleyeyim bunlar Türk demokrasisi için bir “siyasi ur” mahiyetindedirler. Tıpkı insan vücudunu saran kanser gibi bir şey bu.
Şimdiye kadar “15 Temmuz bir tiyatrodur” diyerek Türk milletinin kahramanlık destanını aşağılamak isteyenlerin oranının ne kadardır” merak ediyorum.
Böyle bir araştırma yapıldı mı bilmiyorum. Yapıldıysa haberim olmadı. Ama bunların oranını merak ediyorum.
Bunların oranının ne olduğunun bilinmesi, Türk demokrasisinin geleceği açısından hayati derecede önemlidir.
Hala bu kesim toplumumuzda önemli bir orana sahipse, demokrasimiz hala tehlikede, bunlar fırsat kolluyor demektir.
Umarım bu kesimler çok marjinaldir. Aksi halde, bunla, bu milletin yaşatmak istediği insan hakları, hukuk devleti temelli demokratik cumhuriyete zarar vermeye devam edeceklerdir.
Artık ülkemizde harici güçlerin ipliğinin pazara çıkarılması, kimlerin FETÖ ihanet işgalcilerinin dümeninde olduğunun, onlara aracılık ettiğinin Türk Milletine anlatılması ya da Milletimizin kahir ekseriyeti tarafından bunların anlaşılması gerekiyor.
Hala bazı toplumsal kesimler, ait oldukları siyasi partilerin organizasyonu altında, FETÖCÜ ihanetçilerin ihanet havuzuna su taşımaya, onların etkinliklerine aracılık etmeye devam ediyorlar.
Hem de Cumhuriyet ve demokrasi havariliği yaparak bu işleri yapıyorlar.
Şunu çok net söyleyeyim. Son 100-150 yıldır Türk milletine yapılan ihanet, terör, yıpratma, işgal çabaları Amerika, İngiltere, Almanya ve diğer herhangi bir Batılı ülkelerden birisi için yapılsaydı, ya Hitler’lerini, Mussolini’lerini bulurlar, diktatörlük ilan ederlerdi ya da darman duman olup dağılırlar, devlet diye bir şey kalmazdı.
Türk milletinin 100-150 yıldır sahnelenen ihanet kalkışmalarına karşı güçlü bir şekilde direnmesi ve bu direncini 15 Temmuzda şanlı bir şekilde tamamlaması, bütün bu oyunları akim bırakmıştır.
10 yıldır sergilenen demokrasiye, milletin mukadderatına sahip çıkma iradesi, harici güçleri yalpalatmış ise de amaçlarından vazgeçirmemiştir.
Bu vesileyle, 15 Temmuz bir tiyatrodur” diyen darbeci artıkların silinmesi, en azından %3’lük, %5’lik marjinal artıklar haline getirilmesi gerekiyor.
Bunu sağlamanın yolu, demokrasiden, anlatmaktan, ikna etmekten, bu siyasi ur mahiyetindeki fikirleri demokrasi içinde kalarak tasfiye etmekten geçiyor.
15 Temmuz gecesi Türk Milletinin kahramanlık destanı yazdığına inananların “Demokrasi ve Milli Birlik Gününü” tebrik ediyorum.
Rabbim bu millete bir daha 15 Temmuz işgal teşebbüsü gecesi yaşatmasın.
E-posta
Facebook
Twitter
Yazdır
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
| Bu yazı 3414 defa okunmuştur. |
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |















