"Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryân düştü
Toplumun gündemine koyu bir isyân düştü
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan
Sensizlikten bozulan dengeye ziyân düştü " N.Genç
Perşembenin gelişi, çarşambadan bellidir demişler, 2011’e girmeden önce 2010 yılının son 4 ayında yaşadığımız gökyüzü hareketleri nasıl bir yöne doğru gidiyoruz ve dünya nelere gebe bizlere ön sinyalini vermişti. Tıpkı bebek bekleyen bir annenin doğuma 4-5 ay kala bebeğin cinsiyetini öğrenmesi ve ona göre hazırlık yapması gibi.
Ekim ayında cereyan eden Venüs-Akrep Retro etkisi, doğum için startı verecek olan, Merkür Retro’su ile bir giden 21 Aralık 2010 da oluşan betelgueze sabit yıldızıyla tutulmuş İkizler BURCUNDAKİ ay, doğum sancılarını başlatmıştı. Normal bir doğumla bebeğin gelmesi beklenirken, aşırı verilen suni sancı ile 2011 başında,4 Ocak’ta Oğlak burcunda cereyan eden Güneş tutulmasıyla, önce Kuzey Afrika’da beklenen bebek doğdu, beşiz bekleniyordu biri ölü doğdu, biri düştü, biri göbek kordonuna bağlandı, biri için cerrahi çalışma bekleniyor hala ve en son bebek sağ batında kuzey Afrika’nın, biraz yukarısında Asya ve Avrupa arasında köprü olmuş Türkiye. Bir cerrahi operasyon yapılır ise Türkiye’de doğacak böylelikle. Ne kadar yapay gündem oluşturulursa oluşsun ve ne kadar suni gaz verilirse verilsin Türkiye’yi tutan direkler hala sağlam ve dualarla ayakta. Doğmuş olanı yeniden doğurtamazsınız.
2011 senesi Koç burcunda seyreden Uranüs- Balık Burcuna yerleşmeden önce etüt etmek adına gelen Neptün, Oğlak Burcunda seyreden Pluto ve 2012 Haziran ayı itibariyle Terazi Burcunu terk edecek olan Satürn ile damgasını yeryüzüne vurdu. Yıldızlar Hak’tan aldıkları görevleri insan ve doğa yaşamına, kader planı gereği oya oya işledi, bir musibet bin nasihatten evladır sözü ve âlemin denge unsuru olan ibret/hikmet mekanizması, kör olmayanlarca fark edildi, ya kör olanlar ya hala uyuyanlar.
Oğlak Burcundaki Pluto 2008 itibariyle, gücü elinde bulunduranları dönüştürmeye başladı, Satürn’ün Terazi burcundan verdiği 90’lık sert açı ile adaletsiz mekanizmalar yoklandı. Adalet isteyen eşitlik isteyenlerin baskısı arttı. Oğlak ekonomiyle ilgilidir ve materyalisttir, ekonomi çatırdamaya başladı, Koç savaş, şiddet, liderlerle ilgilidir ve Uranüs aniden değiştiren, kaos ortamı yaratan bir etkidir, liderler dünyasında gereğini yaptı manipülatif oyunlarla liderler düştü, öldürüldü, kaçtı, göçtü. Uranüs reformun simgesidir ve liderlere reform taslakları sunuldu yine aynı oyunlarla ya kabul et, ya çek git.
Neptün Balık Burcuna geçtiğinde ve öncesinde sabit burçlarda oluşan her tutulum enerjisinin, depremi, yanardağ felaketini, tsunamiyi kısaca yeryüzü faaliyetlerini artıran enerjisi ile mart ayında Japonya’da üzücü bir tsunami yaşandı.
Kimi lider ekonomi planındaki zorluk nedeniyle, uyguladığı yanlış politika nedeniyle, kimi lider sözde baskı var ya, hani halkına yaptığı zulümle (sözde) iktidardan düştü ve emperyalizme kucak açarken Kuzey Afrika, Avrupa ‘da kurduğu kapitalist sistemin bir tokatla sarsılmasıyla, kedinin ciğer beklediği gibi Ortadoğu’da çıkacak bir savaşı beklemekte.
Yıllardır Siyonizm ve yan teşkilatlanmalarından sadece birisi olan illuminati, masonik oluşumlar, tapınakçılar diye haykırırken bizler, 2011 de bu oluşumlar, çalışmaları iyice ifşa oldı, Norveç’te bu oluşumların içinde olan bir aldanmışın sapkınlığı neticesi Avrupa’da kana bulandı. İstemediler mi kalsın suç birilerine olmadı, ırkçılık yeniden hortlasın istediler elbet lakin tutmadı.
Kaddafi yönetimi ise, hani şu insanların modern olduğu, teknolojide bilimde son noktaya geldiği, ama insanlığında yapaylaştığı gerilediği, aşağılıkların en aşağısına düştüğü şu çağda, en rezilce ve en basitçe resmen bir düzmece olduğu aşikâre biçimde, diktatörlükten, emperyalizmin kucağına hop diye kucak açan aldanmış halk sayesinde, öldürülmesine ve bunun adice kamuoyuna gösterilmesine şahit olduk.Bu utanç hem tüm insanlığa ve özellikle sefahatta sınır tanımayan bir takım İslam Alemine fazlasıyla yeter ki hangi utanç, Irak’ta tecavüze uğrayan kızın çığlığı haykırışı hala kulağımızda.
Siyonizm beslemesi, halkı halka kırdırmaya çalışan, uzun yılların planı olan terör örgütü bu sene içinde, son havlamalarını yaptı, kandırılmışlar grubundan olanlar demokrasi kılıfına bürünerek ne kadar gizlenseler de bu tutumları kendi aleyhlerine döndü.
Van’da ise önemli bir deprem yaşadık, amaç o bölgede bulunan yanardağları faaliyete geçirmekti, şimdilik planları işlemedi, uğraşıyorlar, o bölge içinde bulunan zengin yer altı kaynakları bir süre daha sömürgeye kapalı.
Nükleer Füze kalkanı krizimiz oldu, nur topu gibi,1962 oyunlarından yarım kalan bir bölümdü. Sahne aynı roller aynı birkaç oyuncu farkı ile.
Afganistan’dan çekileceğini açıkladı NatoABD. Ha hasan kel, ha kel hasan ikisi de aynı kapıya. Yıllardır sürdürdüğü Ortadoğu’daki savaşlardan zarar eden Bush yönetimi, Irak’ı işgal ettikten sonra, Kimyasal silah yokmuştu diye pişkinlik yaparken,Obama’da aynısını, var ise var, yok ise yok ki var nükleer gücü, İran’a yönlendirdi. Evangelist-Siyonizm ortağı olan İsrail silah malzemeleri, füze, nükleer alanında çatır çatır sermayesini geliştirirken ve bunu bizzat savaş için hazırlarken, İran’ın kendini savunmaya hakkı yok muydu? Ekonomik gücünü yitiren ABD. Wall Street ayaklanmalarına şahit oldu.Taktik değişti, sür Türkiye’yi öne, kendin çekil geriye, komşularıyla sorunu olmayan TÜRKİYE şimdi komşularıyla zıt cephede,medyanın da desteğiyle soğuk savaşı pompala gündeme.
Ekim 2010 da cereyan eden 5.ev alanımızdaki Venüs akrep Retro’su şike olaylarının habercisi idi, sadece şike mi bizim ülkemiz adına şike, global manada ise çok değil kasım sonunda bilinçli wikileaks belgeleri sahneye sürüldü. Ve 2011 Mayıs ayında Retro’ya zıt açıya geçtiğinde güneş, tüm gizlenmiş ne kadar olay var ise ülkemizde ifşa oluverdi. Yapmayın gizli işler, yaptınız ise helalleşin temizlenin diye yazdık durduk 2010 Ekiminde ağrımasın başınız 2011 Mayısı itibariyle diye.
Balıkdaşım 12 Eylül’de gerçekleşen tutulum etkisiyle gerek şuanda mevcut olan parti içi bir takım çatlaklıklara, gerekse fiziksel anlamda bir rahatsızlık dönemine girdi. Bu konuda gereken yapıldı yazıldı daha fazlası çizmemin boyunu aşar, ama şimdilik aşar.
2011 de ifşa olunan gerçekler kadar, bundan sonrasında ne olur şimdilik değinmeyeceğim amma 2011 de uyanmadık ise, Kıyam’a durmadık ise, aklımızı başımıza almadık ise geçmiş ola. Yazı uzamasın diye kesiyorum şimdilik burada. Yoksa bir cilt ansiklopedi sisteminde, kronolojiyi gerek astroloji ile bir giden yönüyle, gerekse siyasi, tarihi, iç ve dış politikalarını olay olay yazacak kadar bilgi mevcut.
"Haritanın en beyaz noktasına kan düştü
Kırıldı adâletin kılıcı, kalkan düştü
Mahkûmlar yargılıyor, hâkimler mahkûm şimdi
Hakların temeline sanki bir volkan düştü " N.Genç
Kıyam edenlere selam olsun, bir dua da bizlere olsun.
Sevgimle kalın emi
Elif Hece Öztürk