Yetenek Değil, Torpil Geçerli
Yeşilçam Sokağı'ndan Mecidiyeköy'e Değişmeyen Düzen.
Bir zamanlar Yeşilçam'ın emektar oyuncuları sabahın ilk ışıklarıyla Yeşilçam Kahvesi'nde buluşur, umutla setlere giderdi. Bugün ise o isimlerin büyük bölümü unutulmuş durumda. Kimisi huzurevlerinde, kimisi yaşlı bakım merkezlerinde yaşam mücadelesi veriyor; kimisi de sessiz sedasız bu dünyadan ayrılıyor. Yıllarca Türk sinemasına emek veren bu insanların hatırlanmaması, sanat adına düşündürücü bir tablo ortaya koyuyor.
Aradan yıllar geçti, sektör büyüdü. Diziler çoğaldı, dijital platformlar açıldı, reklam filmleri arttı. Ancak büyüyen sektörün içinde değişmeyen bir gerçek var: Adalet arayanların sesi hâlâ duyulmuyor.
Bugünün buluşma noktası artık Mecidiyeköy Meydanı. Her sabah yüzlerce genç oyuncu adayı burada umutla bekliyor. Bir telefon gelir mi, sete çağrılır mıyım diye saatlerce bekleyen insanlar var.
KAYIT DIŞI KAST AJANSLARI
Hayallerinin peşinden koşarken karşılarına ise çoğu zaman kayıt dışı çalışan bazı kast ajansları çıkıyor.
Sabahın erken saatlerinde başlayan mesailer, gece yarılarına kadar sürebiliyor. Gün boyu çalışan figüranlar ve yardımcı oyuncular, çoğu zaman emeklerinin karşılığını alamıyor. Verilen ücret bazen yol masrafını bile karşılamıyor. Gecenin ilerleyen saatlerinde ulaşımın olmadığı noktalarda bırakılan insanlar ise güvenlik endişesiyle evlerine ulaşmaya çalışıyor.
ULAŞIM MASRAFI
Ertesi gün yeniden sete gidecek olan bazı kişiler, ulaşım masrafı ve zaman kaybı nedeniyle Mecidiyeköy'de sabahlamayı bile göze alıyor.
Bütün bunlar konuşulurken sektörün yıllardır tartışılan bir başka gerçeği daha var: Nepotizm, yani akraba kayırmacılığı.
TORPİLLİLER
Bugün birçok kişi, "Yetenek mi önemli, yoksa tanıdık olmak mı?" sorusunu soruyor. Aynı ailelerden, aynı çevrelerden gelen isimlerin projeden projeye geçmesi kamuoyunda sıkça eleştiriliyor. Elbette her başarılı oyuncunun emeğine saygı duyulmalıdır. Ancak fırsat eşitliği sağlanmadığında, sektöre yeni girmek isteyen binlerce yetenekli insan daha yolun başında umudunu kaybediyor.
Sanat dünyasında kapılar sadece belirli çevrelere açılmamalı. Yetenek, eğitim, disiplin ve emek her zaman ön planda olmalıdır. Çünkü torpilin olduğu yerde adalet zedelenir; adaletin olmadığı yerde ise güven kalmaz.
DÜŞÜK ÜCRETLER
Bir diğer önemli sorun da yardımcı oyuncuların ve figüranların çalışma koşullarıdır. Uzun mesailer, düşük ücretler, ajans komisyonları ve güvencesiz çalışma sistemi yıllardır çözüm bekleyen konular arasında yer alıyor.
Artık bu sorunların görmezden gelinmemesi gerekiyor.
Figüranlar için yasal taban ücret belirlenmeli, çalışma saatleri sıkı şekilde denetlenmeli, oyuncu seçmeleri şeffaf yürütülmeli ve yeni yüzlere gerçekten fırsat verilmelidir.
PARA TALEP EDENLER
Ayrıca kendisini kast ajansı olarak tanıtıp oyuncu adaylarından çeşitli gerekçelerle para talep eden kişi ve kuruluşlar da denetlenmelidir.
Türk televizyonu ve sineması ancak adaletle büyüyebilir. Emek veren insanların hak ettiği değeri gördüğü, yeni yeteneklerin önünün açıldığı ve fırsat eşitliğinin sağlandığı bir sektör, herkes için daha güçlü bir gelecek demektir.
Çünkü sanatın gerçek ölçüsü soyadı değil, yetenektir.
Ve artık bu gerçeği yüksek sesle dile getirmenin zamanı gelmiştir.

