Vatandaşın Haykırışı:
“Ne olacak bu halimiz?”
Pazar sabahı…
Vatandaş umutla çıkıyor evden,
ama dönüşte umut değil… hesap makinesi taşıyor.
Pazar alışverişine çıkanlar fiyatları görünce “şok” olmuyor artık…
resmen bilinç kaybı yaşıyor!
O kadar pahalı ki…
torbalar dolmuyor, sadece vicdanlar ağırlaşıyor.
Kendi kendine konuşan vatandaş sayısı arttı…
psikologlar bile “haklılar” diyor.
Domates…
Biber…
Patlıcan…
Bakla…
Tezgahta dizilmişler ama sanki VIP listesi gibi…
Yaklaşan yok, bakan çok.
Orta yaşlı bir adam…
Salatalık, limon, marul ve sivri biberin önünde durdu.
Uzun uzun baktı…
Bir daha baktı…
Sonra hayatı sorgular gibi başını salladı.
Pazarcı dayanamadı:
“Ne oldu beyefendi?”
Adam gözlerini kısmış, derinlere dalmış…
Ve başladı mırıldanmaya:
“Domates, biber, patlıcan…
Domates, biber, patlıcan… (ooh)”
Sonra bir iç çekti…
“Bir anda bütün dünyam karardı…”
Pazarcı da sustu… çünkü o da aynı şarkıyı yaşıyor.
Adam bu sefer sesi yükseltti:
“Bu ne ya hu?! Her şey ateş pahası!”
Bir anda pazar sustu.
Herkes aynı anda o adama baktı…
Çünkü herkes aynı cümleyi içinden geçiriyordu zaten.
“Artık hiçbir şey alamıyoruz…”
“Fiyatlar uçtu…”
“Zam… zam… zam…”
Bir teyze araya girdi:
“Ben artık domatesi uzaktan seviyorum, ilişkimiz platonik…”
Başka biri dedi ki:
“Eskiden kilo alıyorduk, şimdi fiyat görünce direkt veriyoruz!”
Derken bir vatandaş daha atıldı:
“Akaryakıt zamları aldı başını gidiyor…
Ama ben bir şey anlamıyorum.
Herkes şikayet ediyor ama yollar hâlâ dolu!”
Arkadan biri cevap verdi:
“Onlar araç değil abi…
Millet kontağı kapatmış, yokuş aşağı iniyor!”