İçişleri Bakanı Çiftçi'ye 23 soru sordum; Devlet uyumaz, uyutmaz! Söze değil, tasfiyeye bakacağız!
Mevlânâ, insanı tanımanın yolunu sözden çok davranışlarında arar. Biz de İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi bu kez makamında değil, makamından uzakta; açık havada, biraz da olduğu gibi tanımak istedik.
Çiftçi sakin. Biraz temkinli ama samimi. Valilik yıllarından kalan devlet refleksinin üzerine, bakanlık makamının sorumluluğunu ve ağırlığını koymuş izlenimi verdi.
Söylediği kadar söylemediğini de tartan, kelimelerini seçen ama bunu yaparken sohbetin doğallığını kaybetmeyen bir Bakan var karşımızda.
Ben en çok doğal olmaya çalışmayan doğal hâlini beğendim.
Çünkü insan, makamından uzaklaştıkça unvanı geride kalır; kişiliği, üslubu ve samimiyeti daha görünür hâle gelir. Makamlar insana güç verir ama o gücün nasıl taşındığını insanın karakteri belirler.
Bazen bir devlet adamını anlamak için ne söylediğinden çok, nasıl söylediğine; hangi soruda durduğuna, hangisinde rahatladığına ve hangi kelimenin üzerinde düşündüğüne bakmak gerekir.
Biz de biraz öyle yaptık.
Sorularımız yalnızca İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye değil, o makamın ağırlığını taşıyan insana da yöneldi.
Biz sorduk, Mustafa Çiftçi cevapladı.
Sanırım kendisiyle yapılan en uzun ropörtaj oldu..
Yeni nesil çetelerden Terörsüz Türkiye sürecine, sınır ötesi operasyonlardan uyuşturucu ve FETÖ ile mücadeleye;
Sokak güvenliğinden yapay zekâ destekli yeni güvenlik hamlelerine, belediye denetimlerinden polislerin konut sorununa kadar merak edilen ne varsa sorduk. Çiftçi, dikkat çeken mesajlar verdi, yeni adımları ve hedefleri anlattı.
Şimdi aradan çekilip sözü sahibine bırakalım.
Röportaj başlıyor.
Buyurun….
SORU: Göreve başladıktan sonra sizi en çok şaşırtan güvenlik tablosu ne oldu?
BAKAN ÇİFTÇİ: Size sahadan gördüğümüz somut bir tabloyu anlatayım Talat Bey. Yeni nesil çeteler bir çocuğa doğrudan silah uzatmıyor; işe masum görünen adımlarla başlıyor. Mahallesindeki bir akran ya da kurye üzerinden temas kuruyor, bir yemek ısmarlıyor, cep harçlığı veriyor. Ailesinde ilgi eksikliği olan çocuğa “sen bizim kardeşimizsin” diyerek sahte bir aidiyet duygusu aşılıyor. Küçük bir paketi taşımakla başlayan iş, giderek tehdide ve tetikçiliğe kadar uzanıyor.

O ÇOCUK ÇETEYLE SOKAKTA DEĞİL, KENDİ ODASINDA TANIŞTI
O çocuk sokakta bir çeteyle karşılaşmamıştı; çeteyle kendi odasında, telefonunun ekranında, ailesinin haberi bile olmadan tanışmıştı.
Beni en çok bu düşündürdü: Suç yalnızca biçim değiştirmiyor, sokak ile dijital platformlar, telefon ekranı arasında çok hızlı hareket ediyor. Bir çete artık elemanını bir sosyal medya hesabında buluyor, talimatını telefon uygulaması üzerinden veriyor, parasını dijital kanallarda dolaştırıyor. Organize suç, dijital propaganda ve finansal ağ bugün aynı bütünün üç yüzü.
Biz de mücadeleyi buna göre kurduk. Yeni nesil suç örgütleriyle ve uyuşturucuyla mücadeleyi önceliğimiz yaptık, 2026’yı Organize Suç Örgütleri ve Uyuşturucuyla Mücadele Yılı ilan ettik ve suçu sokakta, dijital platformlarda ve finans yapısıyla aynı anda takip eden bir kapasite oluşturduk.
“SUÇ ADRES DEĞİŞTİ, DEVLETİN TAKİBİ DE HER ADRESE ULAŞACAK”
Suç adres değiştirdi; sokaktan dijital platformlara, dijital platformlardan finansal hesaplara taşındı. Devletin takibi de suçun bulunduğu her adrese ulaşacaktır.
SORU : Organize suçlarla mücadelede yurt dışından getirilen suçlulara yönelik “Sınır Ötesi Kapan” operasyonları gerçekleştiriyorsunuz. Bu operasyonları nasıl yürütüyorsunuz? Yurt dışına kaçan suçluları tek tek Türkiye’ye getirme süreci devam edecek mi?
BAKAN ÇİFTÇİ: Vatandaşlarımız müsterih olsun; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin nefesi, suç işleyip yurt dışına kaçtığını zannedenlerin daima ensesindedir. İçişleri Bakanlığı olarak organize suç örgütleriyle hem yurt içinde hem de “Sınır Ötesi Kapan” operasyonları kapsamında gerçekleştirdiğimiz iadelerle küresel ölçekte mücadele ediyoruz.
“NEREYE SAKLANIRLARSA SAKLANSINLAR, TEK TEK GETİRECEĞİZ”
Adını bizzat koyduğumuz “Sınır Ötesi Kapan”, yurt dışındaki firari suçluları ülkemize getirip adalete teslim etme kararlılığımızın somut adıdır. Suç örgütü mensupları, sınırı geçtiklerinde kurtulacaklarını sanıyorlar. Nereye saklanırlarsa saklansınlar, hangi deliğe girerlerse girsinler hepsini bir bir yakalayıp Türk adaletine teslim ediyoruz.
Kimse bu milletin yargısından ve devletin çelik iradesinden kaçamaz.
Kaçak suçluların iadesine dönük olarak Gürcistan ve Bulgaristan’a çalışma ziyaretleri gerçekleştirdik; bu temaslarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Suçluların kaçma riski bulunan diğer komşu ve bölge ülkelerine yönelik ziyaret programımız da devam ediyor. Bu doğrultuda yakın zamanda Almanya, İtalya ve Yunanistan ile üst düzey temaslarımız gerçekleşecek.
“SUÇLULARA SIĞINDIKLARI ÜLKELERİ DAR EDECEĞİZ”
Yürüttüğümüz bu diplomatik hamlelerle suçlulara sığındıkları ülkeleri dar edecek, iade mekanizmalarını azami ölçüde hızlandıracağız. Kaçan tüm suçluları tek tek ülkemize getireceğiz.
Hâlihazırda ülkemiz tarafından Kırmızı Bülten ve difüzyon mesajı ile uluslararası düzeyde aranan 3 bin 852 şahıs bulunmaktadır.
BALKANLAR VE AKDENİZ KAÇIŞ ROTASI KAPATILACAK
Yürüteceğimiz ikili diplomatik temasların merkezinde üç temel başlık yer almaktadır: Firari örgüt elebaşlarının anlık istihbarat paylaşımıyla kıskaca alınması, Balkanlar ve Akdeniz hattındaki kaçış rotalarının yabancı mevkidaşlarla kurulacak ortak mekanizmalar vasıtasıyla kapatılması, çetelerin sınır ötesindeki finansal ağlarının tespit edilerek mal varlıklarının dondurulması.
Sınırlarımızın bittiği yerde devletimizin kudreti tükenmez.
SORU : “Terörsüz Türkiye” sürecinde gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bundan sonraki kritik eşik nedir?
BAKAN ÇİFTÇİ: Bu süreçte üç aşamayı birbirinden ayırmak gerekir. Aşılan tarihî eşik, Gazi Meclisimizin Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile hukuki zemini kurmasıdır.
SORU: Bundan sonraki Terörsüz Türkiye sürecini hangi ölçüler belirleyecek?
“BUNDAN SONRA SÖZE DEĞİL, SAHADAKİ FİİLÎ TASFİYEYE BAKACAĞIZ”
Talat Bey önümüzdeki kritik eşik, PKK/KCK’nın bütün unsurlarıyla fiilen tasfiye olması ve kontrolündeki silahların eksiksiz teslimidir.
Meclis hukuki zemini kurmuştur; bundan sonra söze değil, sahadaki fiilî tasfiyeye bakacağız. Takvimi de örgütün açıklaması değil, devletin sahadaki tespiti belirleyecek.
“BU DÜZENLEME BİR AF DEĞİLDİR”
Bu düzenleme bir af değildir. Teröre açık çek yoktur; şart vardır, süre vardır, yargı kararı ve devlet denetimi vardır.
Yol haritamız dört kelimedir: Tasfiye, teyit, denetim ve normalleşme.
SORU : PKK’nın silah bırakma sürecinin sahaya yansımalarını görüyor musunuz? Kalıcı başarı için hangi adımlar şart?
BAKAN ÇİFTÇİ: Sürecin sahadaki takibini bizzat yürütüyoruz. Riskin azaldığı bölgelerde normalleşme adımları atmaya başladık. Daha önce toplam 2 bin 763 kontrol ve arama noktasındaki uygulamayı sonlandırdık.
“SİLAHIN SUSMASI BAŞLANGIÇTIR”
Kalıcı başarı yalnızca silah teslimiyle olmaz. Bununla birlikte örgütün finansman ağlarının sona ermesi, eleman devşirme faaliyetlerinin bitmesi, propaganda ve lojistik kapasitesinin ortadan kalkması ve farklı coğrafyalardaki uzantılarının tasfiyesi de şarttır.
Silahın susması başlangıçtır; terörün ve silahlı şiddetin yeniden üretilememesi kalıcı başarıdır.
SORU : Sayın Bakanım, Türkiye çok kritik bir eşik açtı. Terörsüz Türkiye süreci devam ediyor. Bu süreç geri dönülmez bir noktada mıdır?
BAKAN ÇİFTÇİ: Millet iradesi bu süreci sahiplendiği için güçlü ve kararlı bir irade var. Ancak biz geri dönüşsüzlüğü bir temenniyle değil, dört somut göstergeyle ölçeriz: Silahların eksiksiz teslimi, örgütsel yapının tasfiyesi, finans ve lojistik kapasitenin sona ermesi ve hem toplumsal hem de ekonomik normalleşmenin kurumsallaşması.
“GERİ DÖNÜLMEZ NOKTAYI TEMENNİYLE DEĞİL, TEYİTLE İLAN EDERİZ”
Bu dört gösterge birlikte gerçekleştiğinde geri dönüş imkânı fiilen ortadan kalkar. Onun için ‘geri dönülmez nokta’yı temenniyle değil, teyitle ilan ederiz.
Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge konusunda, Muhterem Cumhurbaşkanımız liderliğinde ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü desteği ile çok önemli adımlar attık.
İRAN’A PJAK MESAJI: “TÜM KOLLAR TASFİYE EDİLMELİ”
Biz terör örgütünün fesih sürecinin kapsamlı bir şekilde yürütülmesi gerektiğini, bu çerçevede PKK'nın İran kolu olan PJAK da dahil tüm ülkelerdeki kollarının ve yapılarının tasfiye edilmesi ve silahsızlandırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bunu İranlı mevkidaşıma da ilettim.
Kendisi Terörsüz Türkiye noktasında geldiğimiz aşamayı tebrik etti. Dört ülkenin el ele vermesi gerektiğini, PKK, PJAK ve tüm kollarının sona ermesini ve iş birliğini geliştirmemiz gerektiğini söyledi.
TÜRKİYE’DEN DÖRTLÜ MEKANİZMA ÖNERİSİ
Terörsüz Bölge konusunda Suriye, Irak, İran ve Türkiye arasında dörtlü bir mekanizma da geliştirebiliriz. Bu öneriyi ilerleyen günlerde mevkidaşlarımla paylaşacağım.
“SİLAHLAR YERE BIRAKILMADAN BARIŞ OLMAZ”
İranlı mevkidaşımın “silahlar yere bırakılmadan barış olmaz” tespiti de bizim için çok önemliydi. Biz de bu tespite katılıyoruz; silahlar yere bırakılmadan barış olmaz. Geri dönülmez nokta sadece silahın teslim edildiği nokta değil, terörün kendisini yeniden üretemediği noktadır.

SORU: Organize suç örgütleriyle mücadelede yeni bir stratejiniz var mı?
BAKAN ÇİFTÇİ: Evet. Suçu artık yalnızca sokakta değil, dijital platformlarda ve finans ayağında da takip ediyoruz.
"ÇETELERE YAPAY ZEKÂ VE BÜYÜK VERİYLE TAKİP"
Yeni stratejimiz yapay zekâ destekli analiz, büyük veri, dijital delil inceleme ve finansal iz sürmeye dayanıyor.
Yılın ilk sekiz ayında 557 organize suç örgütüne yönelik bin 568 operasyon gerçekleştirdik; 13 bin 14 şüpheli gözaltına alındı, 6 bin 916 örgüt mensubu tutuklandı.
Bir çeteyi çökertmek, liderini yakalamak değil; yeniden kurulamayacak hâle getirmektir.
SORU: Deprem başta olmak üzere afet yönetiminde yerel yönetimlerle koordinasyonda yeni hangi tedbirleri alıyorsunuz?
BAKAN ÇİFTÇİ: Afet yönetiminin özü, felaketten çok önce yapılan hazırlıktır.
“AFETTE BAŞARI DEPREM OLMADAN KAZANILIR”
Afette başarı, deprem anında değil, deprem olmadan kazanılır. Afette kurumlar ayrı ayrı değil; devlet tek bir akıl ve ortak bir planla hareket eder.
SORU: Emniyet ve jandarmada liyakat, performans ve atama sistemiyle ilgili yeni bir model üzerinde çalışılıyor mu?
BAKAN ÇİFTÇİ: Teşkilatlarımıza duyulan güveni büyüten en önemli unsur liyakattir.
“MAKAMIN HAKKINI REFERANS DEĞİL, LİYAKAT BELİRLEYECEK”
Makamın hakkını referans değil, liyakat ve alın teri belirleyecek.
SORU : Son dönemde kamu düzenini bozan bireysel silahlanma konusunda yeni tedbirler gündemde mi?
BAKAN ÇİFTÇİ: Bireysel silahlanmayı bir tercih değil, toplumsal bir güvenlik tehdidi olarak görüyoruz.
“SİLAHI SOKAĞA ÇIKMADAN DURDURACAĞIZ”
Ruhsat sisteminin etkin denetimini güçlendiriyor, çocuklarımızın ateşli silaha ve kesici aletlere erişimini kısıtlayan tedbirleri kararlılıkla uyguluyoruz. Hedefimiz, silahı sokağa çıkmadan önce durdurmaktır.
SORU : Sokak güvenliği konusunda vatandaşın en fazla şikâyet ettiği hangi alanlara öncelik verdiniz?
BAKAN ÇİFTÇİ: Sahadan bize en sık ulaşan talepler; uyuşturucu satıcıları, kapkaç ve hırsızlık, trafikteki şiddet ve mahalle huzurunu bozan çetelerdi.
“ÇETEYE BIRAKILACAK TEK BİR MAHALLEMİZ YOK”
Sokak milletindir, otorite devletindir. Çeteye bırakılacak tek bir mahallemiz yoktur.
SORU ; Belediyelere yönelik denetim mekanizmalarında yeni ve farklı bir yol izlenecek mi?
BAKAN ÇİFTÇİ: Denetim anlayışımızı risk temelli ve veriye dayalı bir modele taşıyoruz.
“ÖLÇÜMÜZ SİYASİ KİMLİK DEĞİL, KAMUNUN UĞRADIĞI ZARARDIR”
Kamu kaynağını hukuka aykırı kullanan kim olursa olsun, hangi partiden olursa olsun, hesabını hukuk önünde verir. Ölçümüz siyasi kimlik değil, kamunun uğradığı zarardır.
Hiçbir makam denetimden, hiçbir kamu harcaması hukuk denetiminden muaf değildir.
SORU : FETÖ ile mücadelede “artık büyük ölçüde tamamlandı” diyebilir misiniz, yoksa hâlâ kritik riskler var mı?
BAKAN ÇİFTÇİ: FETÖ ile mücadelede “bitti” demeyi bir lüks olarak görmüyoruz.
“FETÖ İLE MÜCADELEDE TAKVİM İŞLEMEZ, DEVLET HAFIZASI İŞLER”
Sayın Cumhurbaşkanımıza 15 Temmuz gecesi yönelen suikast timinin son firarisi, sahte kimliklerle yaklaşık on yıl saklandıktan sonra yakalandı. Aradan on yıl geçmişti; ama devletimiz o tek ismi bir gün olsun unutmadı.
FETÖ ile mücadelede takvim işlemez, devlet hafızası işler.
SORU : Sınır güvenliğinde teknoloji ve yapay zekâ kullanımını artıracak yeni projeleriniz olacak mı?
BAKAN ÇİFTÇİ: Sınırlarımızı güvenlik duvarı, elektro-optik kuleler, dronlar ve entegre komuta sistemleriyle koruyoruz; bugün sınır hattımızda 1.373 kilometre güvenlik duvarı ve 362 elektro-optik kule bulunuyor.
SINIRDA YAPAY ZEKÂ DÖNEMİ
Yeni dönemde bu omurganın üzerine yapay zekâ destekli erken uyarıyı, insan denetimindeki akıllı gözetleme sistemlerini ve veri füzyonunu ekliyoruz.
Sınırı yalnız duvarla değil; veriyle, sensörle ve ortak güvenlik aklıyla koruyoruz.
SORU: Önümüzdeki bir yıl içinde vatandaşın doğrudan hissedeceği en önemli İçişleri Bakanlığı icraatı ne olacak?
BAKAN ÇİFTÇİ: Vatandaşımızın en somut hissedeceği şey, dolandırıcılığa karşı kuracağımız hızlı devlet refleksi olacak.
DOLANDIRICILIKTA “18 DAKİKALIK” KRİTİK PENCERE
DOLUNAY ile ihbarı, yapay zekâ destekli analizi, savcılık kararını ve banka müdahalesini eş zamanlı harekete geçireceğiz. Hedefimiz, suç gelirini hedeflediğimiz on sekiz dakikalık kritik pencere içinde bloke etmektir.
Suç parası saniyeler içinde hareket ediyorsa devlet ondan daha hızlı hareket edecek.
SORU : Görevinizin sonunda “Bunu başardım” demek istediğiniz tek hedef nedir?
BAKAN ÇİFTÇİ: Tek cümleyle söyleyeyim: Bir annenin çocuğu eve dönene kadar telefonuna endişeyle bakmadığı, bir babanın ailesinin geleceğinden kaygı duymadığı, bir çocuğun sokağa korkmadan çıktığı bir Türkiye.
“ÇOCUKLARI KULLAN-AT PİYONU YAPIYORLAR”
Bu çeteler, kandırdıkları çocuklara büyük paralar vaat ediyor ama iddianameye yansıyan ifadeler gösteriyor ki çoğu zaman o parayı hiç ödemiyor, çocuğu birkaç bin liralık “yol harçlığıyla” ölüme ya da cezaevine terk ediyorlar.
En küçüğü on üç yaşında olan bu çocuklar, çetenin gözünde bir “kullan-at piyonu”.Bir çocuğu çeteden kurtarmak, Türkiye’nin geleceğinden bir parçayı korumaktır.
SORU : Türkiye’nin güvenlik mimarisinde önümüzdeki 5 yılın en büyük tehdidi sizce nedir?
BAKAN ÇİFTÇİ: Önümüzdeki dönemin tehdidi tek bir alana sığmıyor; kurşun ile kod, sokak ile ekran, suç ile manipülasyon aynı ağda birleşecek.
“GELECEĞİN TEHDİDİ İNSANIN ZİHNİNE DE SIZACAK”
Geleceğin tehdidi yalnızca sınırı aşmayacak; telefona, veriye, hesaba ve insanın zihnine de sızmaya çalışacak.
SORU : Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın size göreve başlarken verdiği en kritik talimat neydi?
BAKAN ÇİFTÇİ: Muhterem Cumhurbaşkanımızın göreve başlarken ortaya koyduğu yaklaşımın özü şuydu: Devletin kudretini suçluya, şefkatini masuma ve hizmetini vatandaşımıza göstermek; milletimizin huzurundan ve güvenliğinden asla taviz vermemek.
“DEVLETİN KUDRETİ SUÇLUYA, ŞEFKATİ MASUMA”
Devletin kudreti suçluya, şefkati masuma, hizmeti vatandaşa yansıyacak.

SORU : 2028 seçimlerine giderken seçim güvenliği için farklı uygulamalar planlıyor musunuz?
BAKAN ÇİFTÇİ: Seçim güvenliği, yalnızca seçim takvimi açıklandığında başlayan bir çalışma değildir.
“KOLLUĞUN GÖREVİ SANDIĞA YÖN VERMEK DEĞİL”
Kolluğun görevi sandığa yön vermek değil, milletin iradesinin sandığa özgürce yansımasını güvence altına almaktır.
Sandığın güvenliği, milletin iradesinin güvenliğidir.
SORU : Uyuşturucuyla mücadelede mevcut yöntemler yeterli mi? Farklı bir strateji üzerinde çalışıyor musunuz?
BAKAN ÇİFTÇİ: Uyuşturucuda başarıyı yalnızca ele geçirilen madde miktarıyla ölçmüyoruz.
“BAŞARI ELE GEÇİRİLEN TON DEĞİL, KORUNAN GENÇTİR”
Başarı, ele geçirilen ton değil, maddeyle hiç karşılaşmadan korunan gençtir.
Torbacının cebindeki maddeyi de kartelin kasasındaki parayı da aynı suç zincirinin parçaları olarak görüyoruz.
SORU : Türkiye’nin huzur ve güvenliği konusunda vatandaşların önümüzdeki dönemde hangi olumlu değişiklikleri hissedeceğini düşünüyorsunuz?
BAKAN ÇİFTÇİ: Vatandaşımız önümüzdeki dönemde üç şeyi somut olarak hissedecek: sokakta daha fazla güven, dijital tehdit karşısında daha hızlı bir devlet ve çocuklar ile aileler için daha güçlü bir koruma.
SOKAKTA DEVLETİN VARLIĞI, DİJİTAL DÜNYADA DEVLETİN HIZI
Vatandaşımız sokakta devletin varlığını, dijital dünyada devletin hızını, evinde ise huzurun güvenini hissedecek.
SORU : Göreve gelmenizin ardından polislere yönelik lojman alımında artış olacağını söylemiştiniz. Lojmanda son durum nedir?
BAKAN ÇİFTÇİ: Polisimiz milletin huzurunu korurken kendi barınma derdiyle uğraşmamalı. Bu yıl önceliğimizi net koyduk: Araç yerine lojman.
BÜTÇE ARACA DEĞİL, POLİSİN ÇATISINA
İstanbul’da mevcut 3 bin 350 lojmanımız var. Esenler’de 157, Üsküdar’da 134 ve Esenyurt’ta 110 konutun yanı sıra yine Esenyurt’ta yapımı süren 754 konutu bünyemize katmak için görüşmelerimiz devam ediyor. Kâğıthane’de 950 lojman yapımı için TOKİ ile yürütülen görüşmelerde sona gelindi.
Yeni kazandıracağımız 2 bin üzeri konut ile birlikte İstanbul’da polislerimiz için 5 bin üzerinde konuta çıkacağız.
SORU : Sayın Bakanım, POLSAN müjdesinin detaylarını paylaşabilir misiniz?
BAKAN ÇİFTÇİ: POLSAN, ev sahibi olmayan polislerimize maliyetine ev yapıp taksitle satış için bir çalışma başlatıyor.
ANKARA’DA 2 BİN KONUT İÇİN İNŞAAT YILBAŞINDA BAŞLIYOR
POLSAN, Ankara Sincan’da 86 dönümlük bir araziyi TOKİ’den satın aldı. Burada 2 bin konut için inşaata yılbaşında başlıyoruz.
Ben de bir polis babasıyım, bu yüzden onların sorunlarını en iyi bilen biriyim.
Bu yıl bütçemizi araca değil, polisimizin çatısına ayırdık. Milleti koruyan elin, başını sokacağı huzurlu bir yuvası olacak.
POLİSLERİMİZ KİRA ÖDER GİBİ EV SAHİBİ OLACAK
SORU: Günde irili ufaklı kaç operasyon yapıyorsunuz?
BAKAN ÇİFTÇİ: Terörle mücadele operasyonları, narkotik operasyonları, Siber Vatan’da siber operasyonlar… Planlı olanlar ve rutin uygulama sırasında tespit edilen anlık gelişen operasyonlar. Bunları günlük rakama indirgemek oldukça zordur.
“DEVLET UYUMAZ, SUÇA BULAŞANLARI UYUTMAZ”
Operasyonlar hiç bitmez. Devlet daima operasyon yapar. Devlet uyumaz. Devlet suça bulaşanları uyutmaz. Çünkü suça bulaşmamış temiz vatandaşlarımızın huzur içinde uyuyabilmesi için devlet uyumaz.
Devlet yapılan hataları her zaman hafızasında diri tutar. Bazı operasyonlar zamanını bekler.
SORU: Yanıtlar için teşekkür ederim.
BAKAN ÇİFTÇİ: Ben tesekkür ederim..

