“Uyan” dersin kendine…
Kendini çimdiklersin. Canını acıtırsın. Ateşe girersin. Önüne çıkanı devirirsin. Cama başını çarparsın. Uyanmak ve nerede bulunduğunu anlamak istersin.
Bir bakarsın ki yine aynı çıkmaz sokaktasındır…
Gittiğin yön hep çıkmazdır. Sağındaki ve solundaki evler hep aynıdır. Asfalt aynı asfalttır. Yanına gelen kişilik tipleri aynıdır. Oynadığın oyun aynıdır. Oyunu kaybediş şeklin aynıdır. Ve her oyuna başladığında, farklı bir alana girdiğini sanırsın.
Çıkışı görsen bile yönünü değiştiremezsin…
Bir sürü olay yaşamışsındır. Birçok zorluk çekmişsindir. Zorbalıkların öcünü kendinden almışsındır. Kendine zarar verince, iyi gelen başka şeyler aramışsındır. Fakat gözlerini çıkışa çeviremezsin. Çünkü bildiğin acı, bilmediğin özgürlükten daha tanıdık gelir. Kim seni avutacak diye etrafına bakıp durursun.
Ve döngü içerisinde ömür geçmiştir…
Birisi de elinden tutup seni o çıkmaz aradan çıkarmamıştır. Aksine orada kalmanı isteyenler, senin döngünü görüp gerçekleri fark etmeni engellemiştir. Senin elinden orada kalman için tutmuşlardır. Kötü anılarını, suçluluk duygunu veya kendine karşı olumsuz düşüncelerini merhamet kisvesi altında dinleyerek seni kendi sokaklarına hapsetmişlerdir.
Kendini kırık biri görmeni sağlamışlardır…
Sanki hep sen eksik ve sağlıksız davranışlar sergilersin. Savcı susmaz. Fakat seni destek verir gibi eleştirir. Hakim hep seni hapse atar. Aynı çıkmaz arada kalmaya devam edersin.
Belki de kırıklığı olan insan sen değildin…
Bu yüzden sorguladın. Bu yüzden toplumun kabul etmesine rağmen, yanlışları ifade ettin. Bu yüzden duygularını yaşadın. Bu yüzden sen terapiste gittin. Bu yüzden sen neredesin ve ne yapıyorsun diye merak ettin.
Şimdi fark ettin mi?..
Kim seni kendi çıkmaz arasından çıkarmıyor? Neyin yüzünden aynı döngülerdesin? Hangi sağlıksız ortamdasın?
Seni rahatsız eden ve aynı döngüye hapseden sistemi çökertmekten korkma. Çünkü o sistem sana ait değildi.
“Bilinçdışı bilinçli hâle gelene kadar hayatını yönetecek ve sen buna kader diyeceksin.”
— Carl Gustav Jung