Kiminle en uzun ilişkiyi kurarsın?…
Ebeveyn, kardeş, eş, çocuk veya arkadaş mı? Hiç kendin aklına geldi mi?
Doğumdan ölüme kadar kendinlesin…
Peki, bu ilişki nasıl ilerliyor? İç sesin neler söylüyor? Bilincin seni nasıl yönlendiriyor? Bir günü kendinle nasıl yapılandırıyorsun? Yalnız kalınca yani kendinleyken en çok hangi duygudasın?
Bu sorular ağır mı geliyor yoksa sana iyi mi hissettiriyor?..
Eğer ağır geliyorsa, bu konuda kendinle ilgili çalışmanda fayda var diye görüyorum. Eğer bu sorulara verdiğin cevaplar seni olumlu hissettiriyorsa seni tebrik ediyorum.
Biraz bu satırları okurken düzenleme üzerine düşünelim istiyorum…
Atomik alışkanlıklarına bakalım. Sabah ilk kalktığında, sevdiğin bir içecekle güne başlayabilirsin. Kolay yapabildiğin birkaç hareketi gününe ekleyebilirsin. Camları açıp temiz hava alarak birkaç uzun nefes alabilirsin. Huzur veren birkaç satır yazabilirsin.
“Küçük alışkanlıklar büyük dönüşümlerin başlangıcıdır.”
- James Clear
Kendinle iyi ilişki kurmak için daha büyük adımlara bakalım…
İçsel çocuğunla iletişime geçerek onun ihtiyacını fark edebilirsin. İç sesini olumlu cümlelere dönüştürmek adına olumlamalara devam edebilirsin. Şükrettiğin durumları liste yapıp her gün okuyabilirsin. Kendini affetmek ve olduğu halinle kabul etmek üzere yardım alabilirsin.
Bir adım daha ilerleyelim mi?..
Hatalar, insanı büyütür ve insana öğretir. Dolayısıyla değişirsin. Her yaşananın seni geliştiren bir öğreti olduğunu kabul edebilirsin.
Ellerine bir anahtar bırakıyorum…
En uzun ilişkine en şefkatli halinle yaklaşmaya ne dersin?