Turk Time
DOLAR
48,3144 %0.07
EURO
56,2569 %0.5
ALTIN
6867,8870 %0.83
BIST-100
14050,56 %0
PETROL
93,3800 %-1.01
BONO
39,7800 %-0.38
ISTANBUL
BUGÜN
21/28°
ISTANBUL
YARIN
22/28°

ORTADOĞU, GLADYO VE MANKURTLARI

Terörsüz Türkiye Hattında Devlet Aklı ve Sınır Ötesi Stratejik Teyakkuz

Tarihin en eski sahnesi Ortadoğu, bugün kendi evlatlarının dişleriyle kemiriliyor. Sınırları cetvellerle çizen küresel Gladyo, cepheye kendi askerini sürmüyor; coğrafyanın fay hatlarında beslediği kiralık lejyonerleri, yani mankurtlarını vatanlarının üzerine saldırtıyor. Bu yazı, emperyalizmin verdiği bir kemik karşılığında kendi medeniyetini kan gölüne çeviren taşeron ihanet şebekelerinin istihbarat kodlarını ve maskelerini indiren bir devlet aklı manifestosudur.

Küresel hegemonya, sömürmek istediği coğrafyaları sadece kendi askeri tümenleriyle veya uçak filolarıyla işgal etmez; asıl büyük yıkımı, o coğrafyanın bağrından devşirdiği, ruhunu gizli servislerin masasında satmış ideolojik aparatlar eliyle gerçekleştirir. Soğuk Savaş döneminde Batı dünyasının komünizm tehdidine karşı NATO bünyesinde kurduğu gizli yeraltı orduları, yani Gladyo, bugün eksenini ve operasyon sahasını bütünüyle Ortadoğu’ya kaydırmıştır. Ortadoğu’nun haritasını, sosyal dokusunu ve inanç dünyasını kanla yeniden çizmek isteyen küresel akıl, cepheye sürmediği kendi askerlerinin yerine, bölgenin etnik ve mezhebi fay hatlarında beslediği taşeron terör örgütlerini, yani modern çağın lejyoner mankurtlarını saldırtmaktadır.

Gizli İstihbarat Teşkilatlarının Laboratuvarlarında Üretilen Taşeron Terör Nizamı

Uluslararası sivil toplum maskeli yapılar, düşünce kuruluşları ve küresel istihbarat örgütleri, Ortadoğu’yu istikrarsızlaştırmak adına bölge genelinde milyarlarca dolarlık karanlık bir operasyon ağı yönetmektedir. Nitekim Batı’nın fonladığı ve lojistik olarak tırlarla, uydu istihbaratlarıyla beslediği çeşitli küresel ve bölgesel taşeron yapılar, küresel Gladyo’nun bölgedeki sinsi dişleridir. Sadece Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki terör koridoruna aktarılan gizli fonların ve modern silahların milyarlarca doları bulması, bu aparatların bağımsız birer ideolojik hareket değil, bütünüyle sipariş üzerine çalışan algoritmik birer katliam şebekesi olduğunu tescillemektedir.

İlk bakışta etnik özgürlük ya da dini radikalizm maskesi takan bu yapılar, hedef seçilen ulus devletlerin sınır bütünlüğünü parçalamak, toplumsal kaos üretmek ve sömürgeci güçlere meşru müdahale alanı açmak üzere laboratuvar ortamında sevk ve idare edilmektedir. Kendi coğrafyasına, kendi insanına silah doğrultan bu kiralık yapılar, küresel efendilerinin verdiği kemik karşılığında İslam coğrafyasını kan gölüne çeviren modern birer savaş aparatıdır.

İdeolojik Mankurtlaşma ve Kendi Toprağına Diş Geçiren Taşeron İhaneti

Küresel Gladyo’nun en büyük başarısı, bölgenin çocuklarını devşirerek onları kendi vatanlarına, kendi inanç köklerine düşman eden profesyonel birer mankurt haline getirmesidir. Batı’nın sinsi istihbarat kamplarında, dijital propaganda ağlarında beyinleri yıkanan bu kiralık katiller güruhu, zamanla kendi toplumunun değerlerine ve medeniyet mirasına karşı tam bir imha silahına dönüşmektedir.

Millî çıkarları ve sınır güvenliğini tehdit etmeyi devrimcilik veya kutsal bir dava sanan bu fonlu uşaklar, aslında emperyalizmin Ortadoğu’daki garnizon devletçiklerini kurmak için koşturulan piyonlardan ibarettir. Kendi devletinin egemenliğine kasteden, ancak yabancı başkentlerden gelen istihbarat emirlerini rehber edinen bu zihniyet, İslam dünyasının bağrına saplanmış en zehirli hıyanet hançeridir. Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in o sarsıcı ifadesiyle, "Öz ağzından kafatası kemirilen bir millet" resmi, bugün Gladyo'nun tasmalı aparatları eliyle Ortadoğu’da fiilen sahnelenmektedir.

Bölgesel Kuşatma Karşısında Millî İstihbarat Kalkanı ve Tam Bağımsızlık Hattı

Küresel Gladyo’nun ve onun yerli işbirlikçisi olan mankurtlarının sınır hatlarımızı ve gönül coğrafyamızı birer operasyon sahasına çevirmesine karşı durmak, bugün sınır güvenliğinin fersah fersah ötesinde bir varoluş ve beka mücadelesidir. Ulus devletlerin haritalarını tasfiye etmeyi hedefleyen bu sinsi kuşatmaya karşı; devlet aklıyla acil, proaktif ve tavizsiz bir stratejik eylem planı yürütülmektedir.

Bugün masada sarsılmaz bir iradeyle duran "Terörsüz Türkiye" vizyonu, tam bağımsızlık hattımızın en somut nişanesidir. Bu vizyon doğrultusunda, sınırlarımızın ötesinde beslenen terör yuvaları, millî savunma sanayimizin ürettiği yerli ve milli teknolojilerle (SİHA'lar, akıllı mühimmatlar) kaynağında kontrol altında tutulmaktadır. Devam eden büyük jeopolitik süreçlerin ve masadaki hassas dengelerin olumsuz etkilenmemesi adına, sınır ötesi operasyonlarımız şimdilik yüksek bir tedbir, diplomatik derinlik ve stratejik ihtiyatla sürdürülmektedir.

Ancak bu kontrollü ve sakin süreç, asla bir gevşeme değil; aksine en üst düzeyde bir stratejik teyakkuzun tezahürüdür. Küresel Gladyo’nun can çekişen maşaları, olası tüm hareketlilikleri, sızma girişimleri ve lojistik odak noktalarıyla anbean, milimetrik olarak izlenmekte, her istihbarat verisi devletin hafızasına kaydedilmektedir. Terörün kaynağında kurutulması kararlılığı, masadaki diplomatik akılla sahada mutlak bir basiretle bekleyen çelikten iradenin uyumuyla sürdürülmektedir.

İkinci adımda, bölge ülkeleriyle ortak bir istihbarat ve güvenlik koordinasyon hattı tahkim edilerek küresel Gladyo'nun lojistik ve finansal damarları bütünüyle kesilmelidir. Üniversitelerden sivil topluma kadar her alanda "anti-Gladyo" şuuru işlenmeli, fonlanan sinsi propaganda aparatlarının zihinleri iğdiş etmesine izin verilmemelidir. Cemil Meriç’in o büyük ikazıyla, "Düşmanımızı tanımak, kendimizi tanımaktır." Kendi istihbarat ve askeri doktrinini tamamen yerli ve milli bir akılla yöneten, sınır ötesini hem masada hem sahada sinsi niyetlere fırsat vermeyecek şekilde stratejik bir derinlikle gözleyen devletler, küresel Gladyo'nun kiralık mankurtlarına asla yem olmayacaklardır.