Ortalık yanıyor ama geçen hafta Cuma ihale, Cumartesi canlı yayın yaptı CHP! İşte belgeleri!
CHP'li birçok belediye hakkında soruşturmalar yürütülürken, hâlâ tartışmalı uygulamalara başvurulması düşündürücü. İşte size geçen haftadan belgeli çarpıcı bir örnek..
Bilindiği gibi kamu ihale mevzuatı, kamu hizmetlerinin hızlı ve etkin yürütülmesi için vardır. Ancak zaman zaman aynı mevzuatın, rekabeti en aza indiren bir alışkanlığa dönüştüğü yönündeki tartışmalar yeniden gündeme geliyor.
Son örnek Muğla Büyükşehir Belediyesi...
Takvim dikkat çekici.
10 Temmuz 2026 Cuma günü EKAP'a girilen doğrudan teminler...
11 Temmuz 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilen etkinlik...
14 Temmuz:
Doğrudan temin sonuçlarının EKAP’ta ilan edilmesi...
Ve kamuoyunun dikkatini çeken iki ayrı ya da öyle gibi gözüken hizmet alımı!
Bunlardan biri yaklaşık 400 bin lira tutarında, Serhan Asker'in hazırlayıp sunduğu Halk TV canlı yayını için yapılan hizmet alımı.

HALK KONSERİ YOK, 705 BİN LİRALIK YAYIN VAR!
Diğeri ise aynı etkinlikte sahne alan sanatçı Hüseyin Turan için gerçekleştirilen 705 bin liralık "Sanatçı Hizmeti Alımı". Doğrudan temin sonuç duyurusuna göre bu hizmet, Doğaç Müzik ve Film menajerlik Organizasyon Ltd. Şti. üzerinden temin edilmiş.
Şirket sermayesi 10 bin lira.
Verilen para tam 705 bin lira...

Hüseyin Turan, Tarkan mı?
Bu nasıl bir ücret?
705 bin lira...
Hüseyin Turan nereye çıkıyor?
Halk TV'ye...
Halk konseri vermiyor ki?
Halk TV'ye çıktığı için 705 bin lira vermek neyin nesi?
Kaldı ki ünlü sanatçılar dahi tv'ye çıktığı için para almıyor.
Aksine para verenler var!
Halk TV'ye 400 bin, Hüseyin Turan'a 705 bin!
İlginç!
Bu çelişki ya da tutarsızlığı acaba aynı etkinliğin konuğu olan sanatçı Hüseyin Turan'ın konser hizmetinin, bağlı bulunduğu şirket üzerinden alınması mı açıklıyor!
ORGANİZASYON FİRMASI NEDEN YOK?
Elbette belediyeler konser düzenleyebilir.
Elbette televizyon yayınlarına ev sahipliği yapabilir.
Elbette sanatçı hizmeti satın alabilir.
Buna kimsenin itirazı olamaz.
Ancak mesele, harcamanın yapılması değil; nasıl, ne kadar, hangi yöntemle yapıldığı değil midir?
Tam da bu noktada cevap bekleyen sorular ortaya çıkıyor.
Cumartesi günü yapılacağı önceden belli olan bir organizasyon için canlı yayın hizmeti neden cuma günü doğrudan temin yoluyla alındı?
Organizasyon firmaları aracılığıyla yapılmamasının özel bir sebebi var mı?
Bu sorular bir itham değil, kamu adına sorulan meşru sorulardır.
Üstelik merak edilenler bunlarla da sınırlı değil.
705 bin liralık hizmet bedeline neler dahildi?
Konaklama...
Ulaşım...
Teknik rider...
Ses ve ışık sistemi...
Sahne altyapısı...
Yoksa bu giderlerin bir bölümü ayrıca belediye bütçesinden mi karşılandı?
Kamuoyu doğal olarak bunların da açıklanmasını bekliyor.
Çünkü aynı etkinlik kapsamında hem canlı yayın hizmeti hem de sanatçı hizmeti için peş peşe doğrudan temin yönteminin tercih edilmiş olması, ister istemez "Bu süreç neden daha erken planlanmadı? Aynı etkinlikteki anlamsız fark neden acaba" sorusunu da gündeme getiriyor.
Türkiye'de son yıllarda özellikle belediyelerin ihale süreçleri ve kamu harcamaları yoğun biçimde denetleniyor, birçok dosya soruşturmalara konu oluyor. Böyle bir atmosferde yerel yönetimlerin yalnızca kanunun izin verdiği yöntemi uygulaması yeterli değildir.
Çünkü kamu yönetiminde ölçü sadece hukuka uygunluk değildir.
Aynı zamanda şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu vicdanıdır.
Bir belediye, yaptığı her harcamada sadece "Kanuna uygun mu?" sorusunun yanında, "Vatandaş bunu nasıl değerlendirir?" sorusunu da kendisine sormak zorundadır.
Asıl cesaret, kanunun tanıdığı istisnai yetkiyi kullanmak değil; tartışmaya kapı aralamayacak kadar şeffaf, rekabete açık ve denetlenebilir yöntemleri tercih edebilmektir.
Çünkü bugün tartışılan dosyaların büyük bölümünde mesele yalnızca harcanan para değildir.
O paranın hangi yöntemle harcandığıdır!
Ve unutulmamalıdır ki, kamu yönetiminde güveni oluşturan şey yalnızca kanuna uygunluk değildir. En güçlü güvence; işlemlerin zamanlamasını, yöntemini ve gerekçesini toplumun hiçbir kuşku duymayacağı açıklıkta ortaya koyabilmektir. Şeffaflık, kamu yönetimi için bir tercih değil, güvenin temel şartıdır.
Sorular yanıt bekliyor!
Mantıklı ve makul olsun ama!
Bekliyorum!
VELHASIL: "Belki de mesele mutlu sonla ilgili değil. Belki de mesele hikâyeyle ilgili.” — Albert Camus

