Turk Time
DOLAR
47,5166 %0.18
EURO
54,8508 %0.12
ALTIN
6175,3710 %-1.31
BIST-100
13458,10 %1.24
PETROL
89,1200 %2.54
BONO
42,0500 %0.12
ISTANBUL
BUGÜN
22/28°
ISTANBUL
YARIN
23/29°

Akın Gürlek'in Açtığı Kapı: Yeşil'in Ti Camii Sırrı Çözülüyor mu? 3 Hamlede Seçim!

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Çetin Emeç dosyalarının da masada olduğunu, bu cinayetlerin aydınlatılması için çalışıldığını söylemesi, Türkiye'nin yakın tarihindeki en karanlık sayfaların yeniden aralanabileceğini gösteriyor.

Belki de tarihin üzerini örten sis perdesini ilk kez gerçekten kaldırmak Akın Gürlek'in cesareti ile gerçekleşecek.

Tam da bu noktada Güldal Mumcu'nun içimden Geçen Zaman kitabındaki çarpıcı ayrıntıyı Akın Bey ve soruşturmayı yürüten savcılara katkı verebilir diye yeniden hatırlatmak istiyorum... (*Mumcu'nun öldürüldüğü zaman Ulus Gazetesi'nin istihbarat şefiydim. Kısa süre sonra olay yerindeydim. Allah'ın işi işte..  Beyni için öldürülen Mumcu'nun büyük patlamaya rağmen vücut bütünlüğü bozulmuş ama beynine, kafasına bombalar hiç zarar vermemişti.)

* * *

Uğur Mumcu suikastından üç yıl sonra, 1996 Kurban Bayramı'nda "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım'ın Güldal Mumcu'yu ziyaret ederek şu cümleyi kurduğu aktarılıyor: "Evinizin karşısındaki caminin adının Ti Camii olarak değiştirilmesi gerekir."

Bu söz, yıllar boyunca sadece tuhaf bir cümle gibi görüldü. Oysa bugün farklı bir anlam kazanıyor. Çünkü yıllarca kamuoyuna anlatılan resmi tez, bombanın kontak anahtarı çevrildiğinde patladığı yönündeydi.

Ancak dönemin MİT Daire Başkanı Yavuz Ataç'ın açıklamaları, patlamanın uzaktan kumandayla gerçekleştirildiği değerlendirmesini gündeme taşıdı.

* * *

Eğer gerçekten uzaktan kumanda kullanıldıysa, karşıdaki cami ve çevresi sadece bir ibadet yeri değil; aracı gören, doğru anı bekleyen bir gözlem noktası ihtimalini de akla getiriyor.

İşte "Ti Camii" sözü bu nedenle bugün çok daha farklı okunuyor.

Yeşil'in "Ti Camii" derken neyi kast ettiğini iki paranteze alabiliriz.

* * *

Target (hedef) Camii" göndermesi: "Ti"nin İngilizce target (hedef) kelimesine gönderme olduğu ve "hedef alınan yer" ya da "hedefin izlendiği nokta" anlamında sembolik bir ifade kullandığı ileri sürülüyor.

Uzaktan kumanda iması: Eğer bomba uzaktan kumandayla patlatıldıysa, caminin avlusu veya çevresi aracı gözetlemek için uygun bir nokta olabilir. Bu durumda "Ti Camii" sözü, olayın gerçekleştiği noktaya ilişkin sembolik bir ima olarak yorumlanabilir.

* * *

Elbette bu tek başına kesin bir hüküm değildir. Ancak ciddi biçimde araştırılması gereken güçlü bir işarettir.

Türkiye'nin faili meçhul cinayetleri sadece adli dosyalar değildir; devlet hafızasının da en ağır yüklerinden biridir.

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Çetin Emeç dosyaları gerçekten bütün yönleriyle yeniden incelenirse, belki de sadece failler değil, yıllarca doğru kabul edilen bazı senaryolar da değişecektir.

Bazen tarihin kilidi, tonlarca evrakın arasında değil, tek bir cümlede saklıdır.

Ve belki de Ti Camii, Türkiye'nin en büyük siyasi cinayetlerinden birinin hâlâ tam çözülememiş bilmecesinde yeniden dönüp bakılması gereken en önemli sembollerden biridir..

3 HAMLE SEÇİM HABERCİSİ GİBİ

Ankara’da son günlerde ekonomi üzerinden şekillenen yeni bir siyasi senaryo konuşuluyor.

Kulislerde, ocak ayında asgari ücrete yüzde 50 oranında artış yapılmasının değerlendirildiği belirtiliyor. Üstelik formülün yalnızca işverenin omuzlarına bırakılmayacağı; artışın yüzde 30’luk bölümünün işveren, yüzde 20’lik kısmının ise devlet desteğiyle karşılanacağı öne sürülüyor.

Emekliler için de “hatırı sayılır” bir zam hazırlığından söz ediliyor.

Elbette bunlar şimdilik resmî açıklamaya dönüşmüş kararlar değil. Ancak siyasette bazen rakamlardan önce niyetler, açıklamalardan önce hazırlıklar konuşulur. Ankara’nın koridorlarında aynı anda hem asgari ücretlinin hem emeklinin gelirini ciddi biçimde artıracak formüller dolaşıyorsa, bunu yalnızca sosyal politika başlığı altında değerlendirmek eksik kalır.

* * *

Çünkü Türkiye’de seçim süreçlerinin en güçlü işaretlerinden biri, ekonomide vatandaşın doğrudan cebine dokunan adımlardır. Asgari ücretliye yüzde 50’ye varan artış, emekliye yüksek oranlı zam, işverene devlet desteği…

Bu üçlü formül hayata geçirilirse, yalnızca ücret politikası değil, kapsamlı bir siyasi hazırlık anlamına gelir. İktidar bir taraftan dar gelirlinin alım gücünü artırmayı, diğer taraftan maliyet baskısı altındaki işvereni rahatlatmayı hedefliyor olabilir.

Ancak asıl soru şudur:

Bu hazırlıklar normal ekonomik takvimin bir gereği mi, yoksa yaklaşan bir sandığın habercisi mi?

Siyasette seçim startı her zaman meydanlarda verilmez. Bazen bir bütçe kaleminde, bazen emekli maaşında, bazen de asgari ücret masasındaki sürpriz bir rakamda kendisini gösterir.

Ocak ayında konuşulan bu artışlar gerçekleşirse, geriye yalnızca seçim tarihinin ne zaman açıklanacağını sormak kalabilir. Çünkü Ankara’da seçimin ayak sesleri, çoğu zaman önce vatandaşın cebinde duyulur.

ANKARA KULİSLERİ

Gölbaşı Belediyesi'nin önümüzdeki süreçte AK Parti'ye geçeceği konuşuluyor.

• Bodrum Belediye Başkanı'nın ise CHP'de kalmayı tercih ettiği; yakın çevresine, "Parti değiştirme hakkımı iki ay içinde AK Parti'ye geçersem kullanmak istiyorum" dediği iddia ediliyor.

• AK Parti'de gözler Büyük Kongre sonrasına çevrildi. Kulislerde, MKYK'nın en az yarısının değişeceği değerlendirmesi ağırlık kazanmış durumda.

VELHASIL: "Karakter, insanın kimse bakmazken yaptıklarıdır." — Aristoteles