Periyodik yaşam tablolarında insancıl fevriliğe açılımsal katmanlar sunan olgulara meftun olmuş kişiliklerin spesifik nezaketi öngörüldüğünde, hiç de azımsanmayacak betimlemelerle karşılaşmamız diyalog gerekliliği açısından esnek yatkınlığa nazaran müteferrik duygu durumlarına evrilmesi doğal gelişim sürecinin ayrılmaz ilkesidir..
Kişi ruhsal yapısına ironik bir tarz benimsemesinden ziyade perspektif dayanaklarına gözlem akımına kapılmış, gündelik yaşamına yön veren etkenlerin etkisinde "tanınabilirlik ve hatırlanabilirlik" klişelerine değer atfetmiş , kültürel etkileşimlerin orijinal bağlamlarını kanalize ederek sosyal normlarını korumayı idealize etmeyi kendince başarı paradigmasına katmıştır..
Şayet etik kararların alındığı bireysel refah çerçevesinden kalıtsal yoksunluğa ilerleyen bilinç aşamalarını tarihsel uygarlığa betimlemiş olsaydı, rutin ve tipik önlemlerin kollektif haklara ve sorunluluklara zemin bulma taahhüdünü çevresine ve yaşadığı etik standartlara kanıtlamış olurdu..
Toplumdan ve karakterinden izole olmuş duygu durumlarının uzlaşmacı kişiliğini tartışmasız kılmak için gereksiz gördüğü ve hunharca taşıdığı zaman seyrinden tarafsız ayrılması kendine yaptığı ihanetin başlangıcını oluş,turmakla kalmaz, kişinin savunduğu etnik naifliğin de inanılmaz derecede kırılganlığına yol açar..
Yoğun yabancılaşma hissederken üstüne üstlük belirgin iletişim icatlarına yoğun çabasını da doygun çaresizliğe katması, yaşantısı boyunca tüm mantıksal unsurlarına adeta katmadeğer uygulanmış kişinin kendi varoluşaal doğrultusundaki geleceğe yönelik çizgisini hareketsiz ve yalın nesneye çevirir...
"Dünya görülmeye değer" inancından soyutlanarak farkında olmadığı kadar uyum çabasına girişmiş haliyle entegre yanları, manidar şekilde gelişen "özkontrol" öğrenimini ve davranışsal tutarlılığını bertaraf ederek kişinin kendi rollerini bir mizahzen gibi önyargıya açık hale getirirken, aynı zamanda kişiyi sabırlı ve istikrarlı karaktere bürümesi, karşılaştığı o pervasız olaylara karşın yürüttüğü düşünsel çabalarını destekleyici faktörlerini de beraberinde getirir..
"Kişinin kendisine olan sadakati öz temell ise; esprisi payidar önemsellktir."
Prizmaya odaklanması şekilcilik hayatına yansımış durum olsa da, kopamadığı hatıralarına safsatalar uyarlaması da bir o kadar kabullenilmiş olabilir.. Yaşantısına ters olayların etkisinde kalan inanç biçimine disperisyon uygulanması kadar gerçekçi tarafları da olabilir..
Etrafını çepeçevre kuşatan dalgasal revizyonlarına karşı nasıl olur da enerjisi bitmek, tükenmek bilmez?!
Yarına kendisini amortize edecek kadar kendisini tanıyor olmalı!
Madem içsel kopuşunun tek şahidi yine kendisi iken, neden spektrumlarına olanak tanımaz?!
Tasarlanmış duygusal yoğunluğunun
değişimsel etkisinde kalsa gerek!
Platonik kasvet kasanlarına ne demeli!
İnsan çığırından çıkmadan önceki evresiyle, tümleşik davranış kurallarına aykırı hareket eden kısımlarını karıştırarak ne de çok yaşanmamışlıklarına aldanıyor.. Akıl alır gibi değil!
Karışıklılık etiğine uygun davransa,; en çok yakınlık duyduğu bağlamlara değil, daha çok yetkinlik verdiği özveriye cevap verebilir kuralları hayatına odaklamış olması gerekmez miydi?
"İnsan gözettiği duygularının ne kadar farkında?"
İnsan yaratılış gereği; adalet savunmacısı olan üretkenliğini üstün yetenekleri ile birleştirmesiyle birlikte , "herkes" konumunda olan "birer dahi" kimliğine yatkınlığı sayesinde şahsiyetine şaşırtıcı derecede özgünlük katmaktadır.
"Aslında olmayanın faslına itimat edilmez!"
Yaygın ve benzer biçimlerin devasa görüntüleri sakın olaki gözünüzü boyamasın. Bazen olmayan yanımız biz hiç farkında olmadan sevecen tavırların büyüsüne kapılır. En çok da güvensizlik yaşadığımız noktada karşımızda belirirler. Sözleri adeta sizi sizden alır. Dengesiz durumlarınızın nasıl da habersizce başlangıcı konumuna geçerler değil mi?!
İtina ile sarstıkları o saf kişiliğinizi, tekinsiz illüzyonistleri ile ilgisiz bırakmazlar. Karşı konulamaz auraları ifade edilmekten çıkar, hissiyatıızın derin dehlizleerinde sizi rüyalara daldırır. Hipnoz altında kalmış kişiden tek farkınız bilinçli olmanızdan kaynaklıdır. Fakat ne fayda?! Türbülansa girmiş uçağa yakıt tüketimi rehberi sunar gibi kendinizi telkin etmekle ancak yatışırsınız. Zaman herşeyin çaresidir belki ama çare zamanın esiridir.. Vaktini bulamayanı her kişiyi yarım bırakır..Sahte pırıltıların seremonisini dinlemek gibi bişey! Kesrete aldanana sıkça mırıldanılan cinsten!
Günün "Esra Süntar" sözü:
"İn'cin'mişe insanlık tas'lama, sofrana demlik suyu dökerler!"