ASTROPOLİTİK
Sizinle geçmişe doğru, fazla değil 1 sene öncesine doğru bir yolculuğa çıkalım. Geçen sene 28 Kasım 2010 tarihinde Tüm Dünyayı yakından ilgilendiren Wikileaks Belgeleriyle çalkalandı dünya. Politik arenada her ne kadar başlarda pek ehemmiyet verilmemiş gibi görünse de olay hiçte öyle bir hackerin kendi başına aldığı bir karar gibi değildi. Olayın tam patlama zamanlaması oldukça manidardı. Kabul edelim veyahut ta etmeyelim, yok komplo teorisi yok öyle şey olmaz diyelim, son 1 senedir artık A’ dan Z’ ye uyandık gözlerimizi açtık, birde baktık ki, evet YENİ DÜNYA DÜZENİ “Novus ordo seclorum" kurulmuş iplerin kimin elinde olduğu bilinir hale gelmiş ve tüm dünya ülkeleri tetikte, hangi gerekçe ve ne tür bir oyun ile sıra ne vakit bize gelecek diye beklemekte.
Astroloji vizyonuyla geçen sene kaleme aldığımız verilere bir dönelim;10 Aralık 2010 yılında cereyan edecek Merkür Retro’sunun etkisini en bariz şekilde gösterdiği gölge fazında bu belgeler açıklanmıştı, öncesinde 6 kasım 2010 da cereyan eden Akrep burcundaki yeni ay ile sinyalini vermişti ve orada gizli işlere değinilmişti. Aynı süreçte Venüs geri harekette idi ve yeni ay Venüs’ün geri hareketine başladığı derece ile birleşmişti.
"Politik astrolojide Merkür:Sosyolojik olarak ulaşım, haberleşme, eğitim, ticaret, yazarlar, medya, yayın ve yayım kuruluşları, dış ve iç politikada yapılan yazılı anlaşmalar, söylentiler, spekülasyonlar.Kimlik olarak: Dış İşleri Bakanı, Büyükelçiler.(9.ev ise kurumları yönetir Dış işleri Bakanlığı ) .“
Wikileaks Belgelerinde,Türkiye için en çok üzerinde durulan tema, komşularıyla hiç sorununun olmaması idi. Bu belgeler plan gereği sızdırılan belgelerdi, doğruların yanında yalanlarda mevcuttu.11 Eylül kurgusunun devamı niteliğinde ele alabiliriz bunu. Ve bir an evvel Türkiye ile komşularının arası açılmalıydı…!
"Zero Problems with Turkey's Neighbors-2010/01/10ANKARA87”
Geçen sene Kanada’da yapılan G-20 zirvesinde 2011’in planı yapıldı ve Arap baharı adı altında uygulamaya geçildi, Avrupa ve Amerika ekonomisi büyük bir çöküşte, geçen hafta Fransa’da yapılan G-20 Zirvesinde ise Ekonomik olarak ortaya çıkan tablo pekte parlak değil ve 2012 başlarında hedefte İran var. Suriye yem, Türkiye ile İran’ın diplomatik ilişkilerini bozmak adına her türden senaryo uygulamaya koyuldu, Pluto ‘nun 7.eve kavuşum orbunda olması, 7.ev alanının temsili olan konularla örtüştü, yer altı dünyası, gizli karanlık güçler, manipülatif oyunlar.(İsrail ve Politikası üzerine çalışma yapılacaktır)
Şimdi Politik astroloji alanıyla Türkiye’nin komşularıyla olan ilişkilerinin kadersel zemininde, nasıl bir irade üzerine yürüyoruz bir özet bakış atalım;
Astrolojide 3.ev ülkenin komşularını, ilişkilerini, anlaşmalarını simgeler,7.ev politik astrolojide sivillerinde dahil olduğu savaşı, dış politikayı, ülkeyi tehdit eden düşman kuvvetlerini(düşman kelimesi hoş değil ama başka bir kavram yavan kalacak) ve arabulucuları simgeler.
Türkiye’nin kuruluş haritasında komşu ülkeleri, ilişkilerini, medya ve iletişim kurumlarını simgeleyen 3.evde 11 kasım 2011 tarihiyle başak burcuna geçiş yapan Mars yer alıyor ve Mars 24 Ocak 2012 tarihinde geriye doğru hareket edecek (retrogade) 14 nisan 2012 tarihine kadar mars boşaltamadığı gergin enerjisiyle epeyce bizi, medyamızı, komşu ülkelerle olan ilişkilerimizi yakından ilgilendirmekte.7.ev alanında ise (uluslararası ilişkiler, hakemlik, savaş ve gizli düşmanlar)dönüşümün ve atık olan her şeyin temizlenmesini, gizli örgütleri, yer altı dünyasını, manipülatif oyunları sembolize eden pluto kavuşum halinde 2012 itibariyle tamamen 7.ev alanımıza dahil olacak, yükselen burç başlangıç çizgimizle karşıt açı yapacağından 2012 içinde ve çok uzunca bir süre devamında, ya arabuluculuk görevi yapacağız, ya da çok fazla dikkat isteyen uluslararası bir strateji geliştirip bu kaynayan ve önceden planlanan oyundan gerek komşu ülkelerimizin menfaatine gerekse kendi birlik ve bölünmez bütünlüğümüz adına kötü sonuçlara dur diyecek ve önlem alabileceğiz.
Bu çağ alıştı artık işgüzarlıklara, Irak’a, Afganistan’a izin veren, sessiz kalan, Kuzey Afrika’da oynanan bu tiyatroya göz yumanlar, Ortadoğu’nun dengesini alt üst eden, demokratik çözümler yerine kan ile darbeyle, kirli entrikalarla resmen işgal eden, elmayı içteki kurtları besleyerek çürüten başrol oyuncularına umulur ki müsaade edilmeyecektir
Gezegenler kendi başına bir şey getiremez etkileyemez ve gezegenler insan ve doğa yaşamı üzerine Rahman’ın imtihan görevlileridir ve bazı noktaları buradan açıklayacak kadar uzun bir köşeye sahip olmadığımdan özetçe, gezegenlerin insan üzerindeki etkisini, kul kendi iradesi aklıyla değerlendirir, Gelen potansiyeldir, Mars ,yakıcı,yıkıcı ,kuvvetli bir enerji ise, yaşamın devamı adına, mücadele gerektiren, savaş ve şiddetin enerjisi ise, bunu iradesiyle insan ya ormanı yakıp kül etmeye kullanır ya da susuz bir çölü vaha yapmak adına.
“ Kaderin de ötesinde bir kader vardır…”
Sağlıcakla kalın emi
Elif Hece Öztürk
E-mail:[email protected]