|
Talat Atilla Putin'in korumaları tanımadıkları Türk Bakana dirsek attı! Emir 'Kemal Beyin adamları!' |
|
Cengiz Altınsoy Mağdur o |
|
Adnan Küçük EPSTEİN VAKASI: İNSAN LİBÂSI GİYMİŞ AKREPLER, ADAM SURETİ ALMİŞ İFRİTLER |
|
Melike Topuk Ailesini Yüklenen Fatma |
|
Zahide ÇERÇEVE |
|
Derya Çöl Kendimizi Nerede Unuttuk!.. |
|
Tuğrul Sarıtaş ACİLEN BİR CAST VE OYUNCU EĞİTİM OKULU KURULMALI ! |
|
Seyhan Korkmaz İÇİNİZDEKİ BELEDİYE ÇALIŞIYOR MU? |
|
Kıvılcım Kalay Bazen kadın olmak |
|
Canan Sezgin 2026, Küllerinden Doğanların Yılı |
|
Tekin Öget KOD ADI: EPSTEİN |
|
Esra Süntar ''YEPYENİ RÜYAM'' |
|
Ersan Yıldız Sedat Peker |
Başta Amerika merkezli olmak üzere tüm dünyada en çok konuşulan konulardan biri Jeffrey Epstein denilen sapkın kişinin organize ettiği ve insanın midesini bulandıran, kalbini karartan, vicdanını yakan, beynini donduran, insanı canavara dönüştüren pisliklerdir.
Esasen geçmiş yıllarda da Epstein ile alakalı sapkınlıklar, çirkeflikler, her türlü melanetlerle alakalı arada bir yayınlar yapılsa da, çok fazla yayılmadan unutulup gidiyordu.
Dahası bazı çevreler bu haberlerin asparagas, uydurma, komplo, yıpratma, çamur atma vb. amaçlı olduğunu söyleyenler de oluyordu.
ABD Adalet Bakanlığı Epstein kanalizasyonundan sızan 3 milyon sayfa belge, 180 bin fotoğraf ve 2 bin videoyu erişime açtı.
Bu belgelerde, videolarda, resimlerde o kadar pislikler, vahşetler, canavarlıklar var ki, ben şahsen bunlara insan nitelemesini çok büyük bir haksızlık olarak görüyorum.
Ülkemizde 200 yılı aşkındır Batı medeniyeti propagandaları yapılıyor. Batı medeniyeti bir din gibi anlatılıyor, tabiri caizse seküler vaazlar veriliyor.
Anlatılanlara göre, dürüstlük, insanlık, ahlak, para, mülk, güven, erdem, etik, servet, fazilet, ilim, görenek, kısaca insani açıdan tüm değerli olan her şeyin Batıda olduğu anlatıldı.
Hep şu söylendi: “ben kızımı, Suudi Arabistan’a, Cezayir’e, Tunus’a, Mısır’a, yani hiçbir İslam ülkesine tek başına göndermem, mutlaka başına bir felaket geleceğinden korkarım. Ama kızlarımı tam bir güvenle, başına bir felaketin gelebileceğini milyarda bir ihtimal olarak bile düşünmeden Batılı ülkelere gönderirim, Batılı toplumlardan zerre kadar zarar gelmez”.
Ülkemizde çoğu insan, Batıyı metheden vaazlerle bu noktaya getirildi.
Lağım çukurundan fışkıran, kanalizasyon borularını patlatan ifşaatların bazıları şunlar:
* Küçük çocuklara cinsel saldırılarda bulunmak (pedofili).
* Cinsel saldırıya maruz kana çocukların etlerini vahşice parçalayarak insanlara, yemek olarak servis etmek.
* Genç kalabilmek için çocukların kanlarını vahşice içmek.
* Her yaştan kız çocukların ve kadınların hayasızca seks esiri olarak kullanılması.
* Siyasette, bürokraside, istihbaratta, ticari hayatta, sanayide, sosyal çevrelerde etkili olan, istikbal vadeden, gücü olan herkesin bu bataklığa çekilmesi, şantajla bu kişilere sayısını bilemediğimiz kadar kanunsuz işlerin yaptırılması.
* Bu çetenin sadece Amerika ile sınırlı kalmaması, bütün dünya genelini kuşatan organize bir şebeke olarak çalışıyor olması.
* Çeşitli ülkelerden milyonlara varan sayıda çocukların vahşice kaçırılarak, bu cehennemî çark içinde feda edilmeleri.
Bu çarkın içinde insan aklını donduracak isimlerden bahsediliyor. Bill Clinton, Barrack Obama gibi eski ABD başkanlarının, hatta mevcut başkan Trump’ın adı bile bu belgelerde yer alıyor.
Özellikle ünlü işadamlarından, sanatçı diye pazarlanan ahlaksız kişilerden, herkesin imrenerek baktığı ünlü şahsiyetlerden binlercesi bu bataklığa bulaşmış durumda.
Epstein denilen şebeke başının İsrail istihbaratı Mossad hesabına iş yaptığı belirtiliyor.
Epstein özelinde çocuk istismarı çetesinin uluslararası boyutları okunurken, bunun aynı zamanda dünyadaki Siyonist sermaye birikimiyle ve sermayedarlarla da girift ilişkiler yumağı halinde olduğu fark ediliyor. Bir haberde Epstein’ın İsrail istihbaratıyla olan bağlantıları ve İsrail istihbaratı için gizlice sayısız anlaşmalara aracılık ettiği anlatılıyor. İsrail’in Fildişi Sahili ve Moğolistan’la yaptığı anlaşmalara Epstein’ın aracılık ettiğini belirtiliyor.
Epstein şebekesinin kolları dünyanın her tarafına uzanmış görünüyor. Nitekim, Mediapart internet sitesinin haberine göre, Epstein'ın 2016'da "vergi cenneti" olarak bilinen Virgin Adaları'nda kurduğu bir şirketin hisselerinin yarısının Fransa Eski Kültür Bakanı Jack Lang'ın kızı Caroline Lang'a ait olduğu belirtiliyor. Fransa eski Kültür Bakanı Lang'ın adı Epstein dosyası kapsamında yayımlanan belgelerde 600'den fazla kez yer alıyor.
Epstein meselesi sadece sapık bir şebeke, birkaç isim, birkaç fotoğraf, bir iki manşetten ibaret bir ada hikâyesi gibi servis edilmek istense de, esasen burada tüm dünyayı kuşatan bir şer organizasyonu ağı söz konusu. Para, şantaj, itibar kastı, istihbarat, medya, siyaset, eğlence hepsi aynı kanalizasyon kazanı içinde kaynatılıyor.
Pek tabii ki bütün bu ifşaatların, bir kereliğine rastgele ortaya çıkan bir akış değil, 150 yıllık bir program, bir yıkım haritası olduğu belirtiliyor.
İnsanın aklına şu soru takılıyor: Bütün bu ortaya savrulan canilikler, kan emicilikler, vahşetler, dehşetler birkaç gün, hadi birkaç ay konuşulduktan sonra tekrardan ortalık başka gündemlerle meşgul edilir hale gelecek mi?
Hani Amerika’da yargının çok, ama çoook güçlü olduğundan, yargının bağımsızlık ve tarafsızlığından söz ediliyor ya; hakikaten yargı bunların üstüne gidebilecek mi; söylendiği gibi dişlerini bu canavarlara da geçebilecek mi?
Yoksa, British Journal of Psychology'de yayımlanan araştırmada işaret edilen “Komplo anlatıları insanlara eğlenceli geliyor. Korku filmi gibi, ürkütüyor ama heyecan veriyor. Beyin çoğu zaman bilginin doğruluğunu değil, duygusal yoğunluğu ödüllendiriyor. O yüzden Epstein haberleri viral oluyor” kabilinden sonuçlar mı ortaya çıkacaktır?
“Durum sadece Epstein Adası'ndaki vahşetlerden ibaret değildir. Eski CIA Şeflerinden Robert David Steele, ABD'de ve dünyanın pek çok yerinde para karşılığı çocuk doğurup, çocuğunu satarak bunun ticaretini yapan pek çok kadın olduğundan söz ediyor ve bunu anlatırken 'çocuk hasadı' kelimesini kullanıyor. Adeta bir ürün gibi yetiştirilen bu (çocuk) mahsullerin doğum kâğıdı, nüfus cüzdanı gibi belgeleri de yokmuş. Zaten bunlar resmi olarak doğmuş da gözükmüyorlarmış. Bu yeni doğan çocuklar uçaklarla ABD'ye getirilip, çeşitli maksatlarla kullanılıyormuş. Maksatlar arasında; adrenalinli kan içerek yapılan sapkın törenler, organ ihtiyacını karşılamak, çocuk istismarı gibi başlıklar sayılıyor”.
Depremler, sel felaketi, savaşlar gibi büyük afetlerin yaşandığı ülkelerin savunmasız, masum çocukları bu ahlaksız ve vahşi ilişkilerin 'hasadı' konusu haline getiriliyor.
Ben bunlara şeytan diyeceğim ama bu niteleme çok hafif kalıyor. Böyle bir iddia karşısında şeytan bile hakkımda davacı olacaktır.
Bu yaşananlar korkunç ve dehşet verici insanlık kaybıdır. Yamyamlık, vampirliktir.
Ünlü bir İslam âlimi bunlarla alakalı, yüzde yüz isabetli olan şu iki teşhisi yapıyor:
(1) “…Paris’e git ve en büyük localarına gir. Göreceksin ki, akrepler insan libâsı (elbise) giymişler ve ifritler adam sûretini almışlar”.
(2) "Şu medenilerden çoğu eğer içini dışına çevirsen, görürsün: Başta maymunla tilki, yılanla ayı, hınzır; sîreti olur suret".
Yani aslında bu medeni insan görünümlü yaratıkların, yılan, maymun, tilki, ayı, hınzır gibi iç yüzlerinin görünür hale gelmesiyle gerçek kimlikleri ortaya çıkacaktır.
Burada vahşilerin medeniyeti, içi dışına çevrilmiş bir vahşettir.
Bir söz de İbn-i Arabî’den: “Gördüğün her sureti insan sanma, suret vardır, ama suretin gerisinde insan yoktur”.
Son söz: Canavarlaşmış Batı medeniyeti tepe taklak yuvarlanıyor. Bütün pislikler, tüm insanlığın gözleri önüne seriliyor. Artık Batı hayranları, bu hayranlıklarını terk etmeli, daha insani, ahlaki, vicdani, dürüst değerlerle buluşmalı. Batı’da artık insanlık adına bir gelecek yoktur. İnsan hakları, demokrasi, hukuk devleti, anayasacılık gibi süslü laflar insanlık tarihi boyunca söylenen en büyük yalanlardır.
Yalanlar üzerine inşa edilmiş, içi lağım pislikleri ile dolu sarayların ömrü uzun olmaz. Belki bu vahşiyane hadiseler de bir şekilde örtülmek istenebilir. Ama unutulmasın ki, hakikat arayıcıları, vicdan sahipleri dünyanın her tarafında olduğu gibi Batılı ülkelerde de bolca mevcuttur. Bunların sergileyecekleri isyanlar, tepkiler, bu canavarların sonunu getirecektir.
E-posta
Facebook
Twitter
Yazdır
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
| Bu yazı 623 defa okunmuştur. |
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |

0
0













