Öncelikle, rakiplerinin Uğur Dündar, Mehmet Ali Birand, Ali Kırca gibi televizyonculuk tarihinde isimleri tek geçilen isimler olduğunu düşünün. Bunun yanına geçmişi 2 yıla dayanan bir televizyonla Star, Kanal D, Show ve ATV gibi, kumandalarda yeri hep sabit olan kanallarla yarıştığını. Sadece bu iki unsur bile Fox TV Haber Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk'ün işinin ne kadar zor olduğunu göstermeye yetecektir. Zaten Şentürk de bu faktörlerin farkında. Ama bu dişli rakipleri işine daha bilenmesi için güç haline dönüştürüyor Şentürk. Belki bu gücü daha da artırmak için rakiplerine karşı tek bir kötü söz etmiyor, onları övdükçe övüyor. Ve bu arada bir şey oluyor: 2 yıllık Fox TV bu sıralamada ilk dört arasındaki yerini sağlamlaştırıyor. Demek ki burada doğru olan bir şey var... İşte o "şey"i Şentürk anlatıyor... Buyurun...
Röportajın birinci bölümü...
BABİALİHABER: Geniş kitleler sizi Fox ile birlikte tanıdı ancak biliyoruz ki uzun bir gazetecilik geçmişiniz var. Bize kariyerinizden biraz bahsedebilir misiniz?
DOĞAN ŞENTÜRK: Gazeteciliğe 1987 yılında Sabah gazetesinde başladım. Ardından 90'lı yıllarda ilk özel televizyon kurulduğunda (Ahmet Özal'la Cem Uzan'ın Magicbox televizyonu) orada muhabir olarak çalışmaya başladım. İlk özel televizyon muhabirlerindenim yani. Yaklaşık olarak 3 yıl çalıştıktan sonra, yeni kurulan Kanal D'den teklif geldi ve oraya geçtim. 2-3 yıl kadar orada çalıştıktan sonra Washington'dan gelen Milliyet'in temsilcisi Turan Yavuz, Kanal 6'nın genel yayın yönetmeni olduğunda onunla birlikte Kanal 6 haber merkezinde editör olarak başladım. Ardından da kısa bir dönem BRT'de haber müdür yardımcısı olarak çalıştım. Daha sonra TGRT'de çalıştım. 5 yıl boyunca TGRT'de oldum ve televizyonun her iki kanalının da haber müdürlüğünü yaptım. Son 3 yıldır da News Corp.'ta çalışıyorum. Haber müdürlüğünden sonra da 3 yıldır Genel Yayın Yönetmenliği yapıyorum. Uluslararası İlişkiler alanında master yaptım. Balkanlar, Ortadoğu, Asya gelişmeleri kürsüsünde yüksek lisans yaptım. Yayınlanmış bir kitabım var, Alfa yayınlarından. "Ortadoğu'da Arap Birliği rüyası: Saddam'ın Baas'ı". Ortadoğu konusunda kapsamlı bir kitap ve bana göre de Baas Partisi konusunda tek Türkçe yayın. Yine projelerim var ama önümüzdeki günlerde fırsat bulursam açığa çıkaracağım.
BABİALİHABER: İşin mutfağından gelen birisi olarak bu görev teklif edildiğinde neler düşündünüz?
DOĞAN ŞENTÜRK: Bir bankaya girdiğinizde ben banka müdürü olacağım ardından genel müdürlükte şu pozisyonda olacağım diye hedefler koyabilirsiniz. Ama bazı meslekler de vardır ki, o meslek size yapışır. Yani ondan öteye alacağınız bir makam, mevki o mesleğin önüne çıkamaz. Mesela doktorluk. Doktor olmak ayrı bir şeydir, başhekim olmak ayrı bir şeydir. Ama özünde ikisi de doktordur. Yani başhekimliği bıraktıktan sonra hayatınıza yine doktor olarak devam edebilirsiniz. Ama mesela bir bankanın şube müdürü, o görevi bıraktıktan sonra tekrar veznedar olarak çalışamazsınız. Rütbe-i tenzil her meslekte yoktur. Bana göre gazetecilik de doktorluk gibidir. Çünkü gazetecilik bütün bu title'ların üstünde bir şeydir. Örneklerini görmekteyiz işte. Milliyet'in eski genel yayın yönetmeni şu an köşe yazarı olarak gazetecilik mesleğini sürdürmekte (Umur Talu ve Mehmet Y. Yılmaz kastediliyor - ED). Hatta genel yayın yönetmenlerinden çok daha aktif bir şekilde işini sürdüren isimler var.
BABİALİHABER: Yani böyle bir beklentiniz yoktu...
DOĞAN ŞENTÜRK: Ben de sayfa sekreteri olayım, editör olayım diye düşünmedim hiç. "Nasıl daha iyi bir gazeteci olurum"u düşündüm hep. Tabi insan ruhunun okşanmasından çok hoşlanır ama ben gazeteciliği bir yaşamı biçimi olarak gördüğüm için Amerikalılar bana teklif yaptığında çok da şaşırmadım. Ama erken gelmesi beni sevindirdi tabi.
FOX ADAM OLDU!
BABİALİHABER: Birçok kurumda görev aldınız... Bunların içinde bir kıyaslama yapacak olursanız, en çok hangisinde kendinizi daha rahat hissettiniz?
DOĞAN ŞENTÜRK: Ben böyle bir kategorizasyon yapmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Bulunduğum tüm kurumlarda görevimi en iyi şekilde yapmaya çalıştım. Zaten bir kurumda 2-3 yıl çalıştıysanız bu işi iyi yaptığınız içindir. Kimse kimseyi sırtında taşımaz. İyi şeyler yapmaktan kastım; "şöyle haber yaptım, şu ödülü aldım"ın dışında, gittiğim hiçbir kurumda insan ilişkilerimi kaybetmedim. Kimsenin sırtına basmadım, kimseyle uğraşmadım. Bunun da yeterince fazilet olduğuna inanıyorum. Günümüz medyasını göz önüne alırsanız veya günümüz sektörlerini dikkate alırsanız; bunları korumak da başlı başına bir başarı diye düşünüyorum. Ben bu konuda kişisel olarak da iddialıyım. Elbette insanların seveni de sevmeyeni de var ama ben sevenlerimin çok daha fazla olduğunu düşünüyorum. Tabi sorun çıkmasın diye de ilkelerimden taviz vermedim.
BABİALİHABER: Fox'u bir insan olarak düşünürseniz nasıl tarif edersiniz?
DOĞAN ŞENTÜRK: 2 yaşında ama potansiyeli olan bir kurum. Bir bebeği aldığınızda onun bakışında bir farklılık olduğunu görürsünüz ya hani, ben Fox'u öyle niteliyorum. Zaten Fox şu anda adam oldu, kendisini ortaya koydu. 2 senenin içerisinde dördüncülüğü garanti altına alıp da zaman zaman üçüncülüğe görmek ve gün bazında da birinciliği görmek önemli bir şey. Örneğin geçtiğimiz Pazar günü tüm günde birinciydik ve prime time'da da birinciydik. Bakın 2 yıllık bir televizyonun 18 yıllık televizyonlar arasından sıyrılıp birinciliğe gelmesi çok önemsenecek bir şey.
Röportajın tamamını okumak için TIKLAYIN...