Her şey 27 Nisan ile başladı. Geceyarısı muhtırasına hükümet 24 saat geçmeden cevap verdi. Genelde şapkasını alıp gidenlere alışık olan siviller o zamana kadar gösterilmeyen bu delikanlılığı ödüllendirdi. 22 Temmuz seçimlerinde her iki kişiden biri AKP'ye oy verdi.
Bunu gören komutanlara kafa tutmaya başladı. Hem de durduk yere sataştı. Yani savunma değil taarruz yaptı. Bahçeli vakit geçirmeden taarruza destek verdi. Bu çıkışların 22 Temmuz etkisi gösterip göstermeyece henüz belli değil.
Bu arada eski tüfeklerin cilalanması için de aynı yöntemin kullanıldığına şahit olmaktayız.
Önce Mesut Yılmaz'ın dönüşünün muhteşem olması için yapılan röportajda okuduk. Yılmaz'ın aslanlar gibi Kıvrıkoğlu'na nasıl direndiğini, planlarına alet olmadığını okuduk, gurur duyduk. Mesut Yılmaz "Ben engel oldum" diyordu ve "o benim işte" diye ekliyordu.
Tayyip Erdoğan'ın önlenemez çıkışını sağdan soldan durdurma planlarında, solun kurtarıcısı olarak kabul gören Ahmet Necdet Sezer göründü daha sonra. Vatan'da çıkan Aydın Ayaydın röportajında, Sezer'in de Yılmaz'dan geri kalmadığını söylüyordu.
Artık geçer akçe asker postalı öpmek değil askere posta koymak.
Nerden nereye sayın seyirciler.
İyibligi
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...