Sevgililer Günü yaklaşırken birçok insanın içinde aynı soru dolaşmaya başlıyor:
“Neden benim bir sevgilim ya da hayatı paylaşacağım bir yol arkadaşım yok?”
Oysa vitrinde gördüğümüz mutlulukların hepsi gerçek değil. Sosyal medya paylaşımları, çiçekler, sürprizler, romantik akşam yemekleri… Hepsi güzel ama bazen sadece görünen kısım.
Çünkü bir de kimsenin görmediği bir taraf var:
Göstermelik sevgililer…
Sadece yalnız kalmamak için sürdürülen ilişkiler…
Aynı evde yaşayıp, aynı masada yemek yiyip, yine de birbirine ulaşamayan evli yalnızlar…
Aslında mesele birinin hayatında olması değil;
gerçekten yanında olması.
Seni duyması, anlaması, hissetmesi…
Belki de Sevgililer Günü’nün hatırlatması gereken şey şu:
Yanlış birinin yanında yalnız kalmaktansa, doğru insan gelene kadar kendiyle iyi olmayı öğrenmek daha kıymetli.
Çünkü en büyük yalnızlık, kalbinin anlaşılmadığı yerde kalmaktır.