İran'da internetin kesilmesinin ardından duvarlara yapılan çizimlerle "görsel bir çığlık" atıldığını ifade eden Funda Karayel yazısında şunları dile getirdi:
FUNDA KARAYEL'İN YAZISI ŞÖYLE:
İnternet sustukça renklerin isyanı büyüyor
Bir rejim ilk neyi kapatır biliyor musunuz? İnterneti. Çünkü internet yalnızca bağlantı değil, tanıklıktır. Görüntünün, sesin, hafızanın dolaşım hakkıdır. İran'da yaşanan protestolarda devletin attığı en sert adımlardan biri, halkı dünyadan koparmak oldu. Ama tarih bize şunu gösteriyor: Bağlantı kesildiğinde, ifade biçimi değişir. Susturulan ses, başka bir yere sızar. Ve İran'da o yer, duvarlar oldu. İnternete Kapanan Renkler tam olarak bunu anlatıyor. Dünya karardığında, bayraklar parlar. Sokaklara çıkan gençler, kelimeleri klavyede değil, sprey boyayla kurmaya başladı. Gök mavisi umut, kan kırmızısı öfke, gece siyahı cesaret oldu. Her duvar yazısı bir tweet gibi, her çizim bir bildiri gibi işlev gördü.

Çünkü rejim bağlantıyı kesebilir ama anlam üretme ihtiyacını kesemez. Sanatın böyle anlarda aldığı biçim önemlidir. Galeriden sokağa, atölyeden duvara taşınır. Çünkü artık mesele güzellik değil, varoluş meselesidir. İran'daki gençler için duvar yazısı vandalizm değil, hayatta kalma biçimidir. Rejimin sessizlik beklentisine karşı geliştirilen görsel bir çığlık.
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |