Bu belgeler, yıllardır sosyal medyada dolaşan bazı tartışmalı komplo iddialarını da tekrar ısıttı. Özellikle zengin elit kesimlerin "adrenokrom" adlı maddeyi veya gençlerin kanını kullanarak gençleşmeye, hatta ölümsüzlüğe ulaşmaya çalıştığı yönündeki söylentiler yeniden gündemde. Bazı milyarderler genç kan plazması nakli yoluyla yaşlanmayı yavaşlatma çabaları internette sık sık konuşuluyor.
Ancak bu uygulamaların bilimsel olarak gençleştirici bir etkisi olduğuna dair hiçbir güvenilir kanıt bulunmuyor.Adrenokrom iddiaları ise çok daha uç boyutlara ulaşıyor. Sosyal medyada Epstein dosyalarının, elitlerin çocuk kanı içtiği veya adrenokrom elde ettiği yönünde "kanıt" sunduğu öne sürülüyor.
ADRENOKROM NEDİR?
Adrenokrom, adrenalin hormonunun (epinefrin) oksitlenmesiyle oluşan doğal bir kimyasal bileşiktir. Vücutta çok az miktarda üretilebilir ve laboratuvar ortamında sentetik olarak kolayca elde edilebilir. İnsan kanından özel olarak çıkarılması gerektiği iddiası bilimsel temelden yoksundur.1960'lı yıllarda bazı araştırmacılar adrenokrom birikiminin şizofreniyle ilişkili olabileceğini düşünmüş, ancak sonraki çalışmalar bu görüşü çürütmüştü.
Madde, popüler kültüre Hunter S. Thompson'ın 1971 tarihli romanı "Fear and Loathing in Las Vegas" ve onun film uyarlamasıyla girdi. Eserlerde adrenokrom, insanlardan elde edilen halüsinasyon yaratan bir uyuşturucu olarak tasvir ediliyordu.
Söz konusu kurgusal betimleme, yıllar sonra komplo teorilerinin temel dayanağı haline geldi.Yüksek dozlarda adrenokromun baş dönmesi, bulantı ve kaygı gibi yan etkileri biliniyor; ancak tıbbi bir kullanım alanı yok. Gençleştirici, ömrü uzatıcı veya psikoaktif mucizevi bir etki gösterdiğine dair hiçbir bilimsel bulgu mevcut değil.Adrenokromla ilgili modern komplo iddiaları, QAnon gibi hareketlerin yükselişiyle 2010'lu yılların ortalarından itibaren özellikle 4chan gibi platformlarda yaygınlaştı.
Bazı sosyal medya şirketleri bu tür içeriklere karşı kısıtlamalar getirdi.Epstein belgelerinde adrenokrom geçiyor mu?Yeni yayımlanan belgelerde "adrenokrom" kelimesi yalnızca tek bir dosyada yer alıyor.
Bu dosya, adı gizlenmiş bir kişinin 2020 sonunda gönderdiği bir e-postadan oluşuyor. E-postada, başka bir kullanıcıdan ("SumGurl07") aktarılan iddialar bulunuyor. Söz konusu iddialara göre, dört yaşındayken Epstein çevresinde yaşanan bazı olaylarda kan toplama kovaları, siyah özel kovalar, adrenokrom üretimi ve Epstein'in adasındaki sözde yer altı tapınağı gibi unsurlar öne sürülüyor.
Mesajlarda ayrıca organ hasadı ve kan sızması gibi iddialar var. Ancak içerikte, mahkemede doğrulanmış bir tanık ifadesi veya resmi bir bulgu değil; dışarıdan gelen doğrulanmamış bir ihbar niteliğinde.
ABD'de büyük soruşturmalarda tüm gelen ihbarlar dosyalara eklenmek zorunda, bu da iddianın doğrulandığı anlamına gelmiyor. Belgede fotoğraf, video, tıbbi rapor veya somut delil bulunmuyor. Epstein'in özel adası Little St. James, soruşturma sırasında FBI tarafından aranmış; yapı planları, uydu görüntüleri ve raporlar kamuoyuna açık durumda.
KAN NAKLİYLE GENÇLEŞMEK MÜMKÜN MÜ?
Son yıllarda bazı zenginler arasında "genç plazma nakli" popüler hale geldi.
Teknoloji girişimcisi Bryan Johnson gibi isimler, aile üyelerinden kan/plazma alarak bu yöntemi denediğini açıklamıştı. Johnson, Epstein'la kısa bir Zoom görüşmesi yaptığını ve rahatsız edici bulduğunu da belirtti.
Ancak uzmanlar ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 2019'dan beri bu tür uygulamalara karşı uyarıyor. Genç kandan plazma naklinin yaşlanmayı yavaşlattığına dair klinik kanıt yok. Nakiller enfeksiyon, alerji ve diğer riskler taşıyor.
EPSTEİN'İN KENDİ UZUN ÖMÜR ÇALIŞMALARI
Epstein'in genç kalma ve uzun yaşam takıntısı belgelerde net biçimde görülüyor. Finansör, genetik testler yaptırmış, kendi DNA'sını rejeneratif tıp ve kök hücre araştırmalarında kullanmayı planlamıştı.
Harvard bağlantılı doktorlarla CRISPR gibi gen düzenleme teknolojileri üzerinde çalıştığı, genomunun dizilendiği ve uzun ömür odaklı projelere fon sağlamayı teklif ettiği ortaya çıktı.
Epstein'in genç kalma ve uzun yaşam takıntısı belgelerde net biçimde görülüyor. Finansör, genetik testler yaptırmış, kendi DNA'sını rejeneratif tıp ve kök hücre araştırmalarında kullanmayı planlamıştı. Epstein'in transhümanizm fikirlerine ilgi duyduğu, hatta kendi genleriyle "yeni bir insan türü" yaratma gibi tartışmalı konuları gündeme getirdiği biliniyor.
Sonuç olarak; Epstein'in elit çevrelerle ilişkileri ve uzun ömür merakı belgelerle doğrulansa da, adrenokrom hasadı veya sistematik çocuk kanı kullanımı iddiaları somut delillerle desteklenmiyor ve büyük ölçüde kurgusal komplo teorilerine dayanmaktadır.
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...