YEŞİLÇAM FİLMCİLİĞİ DAHA BAŞARILIYDI
YENİ NESİL SİNEMA VE DİZİLER NEDEN TRAJİKOMİK?
Bir dönemin filmleri vardı…
Seyirciyi salonlara çeken, yıllar geçse de eskimeyen, hâlâ ilgiyle izlenen filmler.
Evet, Yeşilçam’dan bahsediyoruz.
O yıllarda çekilen filmler bugün hâlâ konuşuluyor, izleniyor, hatırlanıyor.
Çünkü o filmler samimiydi.
Çünkü hikâyeler gerçek hayattan besleniyordu.
Çünkü sinema bir “para makinesi” değil, bir emek ve sanat alanıydı.
Yeşilçam’da oyuncular;
evlerinden dolmuşla, belediye otobüsüyle sete giderdi,
özel karavanları yoktu,
astronomik ücretler almazlardı.
Ama buna rağmen ortaya unutulmaz işler çıkardı.
Başrol de, yardımcı oyuncu da, figüran da bu işin bir parçasıydı.
Kimse “değersiz” değildi.
Sette hiyerarşi değil, dayanışma vardı.
Bugüne baktığımızda ise tablo ne yazık ki farklı.
Aynı yüzler…
Aynı oyuncular…
Aynı senaryo kalıpları…
Bir avuç isim, bölüm başı milyonlar kazanırken;
yardımcı oyuncular, figüranlar 600–700–1000 TL gibi ücretlerle,
yağmurda, çamurda, soğukta saatlerce koşturuluyor.
Cast ajanslarının çoğu bu emekçilere ne yazık ki değer vermiyor.
Senaryolar mı?
Artık çoğu özgün değil.
Kore yapımlarından, 30–40 yıl önce çekilmiş yabancı filmlerden uyarlamalar…
Gerçek hayata dokunmayan, seyircinin ruhuna işlemeyen işler…
Sonuç ortada:
Diziler birbiri ardına erken final yapıyor.
Çünkü izleyici samimiyetsizliği görüyor.
Çünkü hikâyeler inandırıcı gelmiyor.
Bir de işin adalet boyutu var.
Yeşilçam döneminde başrol oyuncuları kazançları üzerinden vergilerini öderdi.
Bugün ise bölüm başı milyonlar kazananların
ne kadar vergi ödediği kamuoyunda ciddi bir soru işareti.
Lüks villalar, katlar, yurt dışı mülkleri konuşulurken;
vatandaşın aklındaki soru net:
Bu kazançların vergisi gerçekten ödeniyor mu?
SONUÇ:
Türk sineması nereye gidiyor?
Hep aynı kişiler mi oynayacak?
Büyük paralar hep aynı isimlere mi akacak?
Emek veren binlerce insan görmezden mi gelinecek?
Vatandaş soruyor.
Seyirci soruyor.
Ve artık bu soruların cevaplanması gerekiyor.
Çünkü sinema, sadece para değil;
emek, adalet ve vicdan işidir.