|
Talat Atilla Önce madalya, sonra hakaret! Kurtulmuş'un ziyaret ettiği gaziye resmi yazıyla 'DELİSİN!' dediler! |
|
Cengiz Altınsoy Kılıç, dar ya da bol fark etmez |
|
Adnan Küçük TRUMP’I ESİR ALAN EPSTEİN: BATI’NIN CANAVAR RUHU DEŞİFRE OLDU (2) |
|
Melike Topuk Elinden Tutan Değerlerin |
|
Zahide Gerçekliğin Sürgünü: Sosyal Medya Çağında ''Yaşamak'' Ne Yana Düşer? |
|
Tunacan Tuna CHICAGO FUARI’NDA OSMANLI: BİR TEMSİLİN BAŞARISIZLIĞI MI, BİR ALGININ ZAFERİ Mİ? |
|
Derya Çöl Değerin Tasfiyesi |
|
Tuğrul Sarıtaş Biz hep gazeteciyiz |
|
Seyhan Korkmaz SİYASET KALPTEN BAŞLAMALI |
|
Kıvılcım Kalay EĞER BİR ŞANSIM OLSAYDI |
|
Canan Sezgin Merkür Retro’da, Jüpiter Aslan’da: Şimdi Ne Olacak? |
|
Tekin Öget AİLE KIRIMI VE TOPLUMSAL KÖKSÜZLÜK |
|
Esra Süntar SUSTUN MU SAHİDEN? |
|
Ersan Yıldız Yedin mi pilavın etli tarafını? |
|
Elif Hece Öztürk Sular Yükselirken |
Aslında fena işler yapmadı.
Şişli’ye, CHP’ye; hatta sağ seçmene bile kendisini belli ölçülerde de olsa sevdirmeyi başardı.
Şahsına özel oyları oldu.
Kilise’den girdi, Cami’den çıktı.
Baykal’a kök söktürdü.
Sol’un kronik sorunu olan, halktan çok sermayeye yakın olma paradoksuna sahip olmasına rağmen göreceli bir başarının sahibi oldu.
Hitabeti zayıf ama damardandı.
Konuşması, yüzü, beden dili; ortalama Türk insanına benzerdi.
Ve bir gün Hürriyet’e, “Bir oda dolusu elbisem var!” dedi.
Tılsımın bozulduğunun farkına bile varmadı.
Bir çok iş adamı, gazeteci ve siyasetçi de var olan, “Sahte mütevazilik, gizli kibirin” son kurbanı, Mustafa Sarıgül oldu.
Şişli’ye aday yaptığı Hayri İnönü’ye, “Ya benimsin, ya toprağın” dediği gün, belki de CHP liderliğine uzanan yoluna Çin Seddi’ni kendi elleri ile dikti.
Baba-Oğulun ölümle tehdit ettiği İnönü ve eşinin şikayeti, tam ete kemiğe bürünecekken, sihirli bir el yine Sarıgül’ü kurtardı.
Sarıgül’e dava açmaya hazırlanan Savcı Bülent Başar görevden el çektirildi.
Sarıgül doğada kaybolmayan plastik madde gibi.
Gölgesinde büyüdüğü büyük patronların henüz fişini çekmediği anlaşıldı!
Basındaki en güçlü lobi!
HDP’nin, “Seçimlere parti olarak katılacağız” sözü henüz Öcalan’dan onay almadı.
Bu yüzden ihtiyatlı yaklaşıyorum ama HDP her zamanki gibi yine samimi değil.
Demirtaş, Cumhurbaşkanlığı adaylığında izlediği sahte demokrasi havariliği pozlarını, önümüzdeki genel seçimlerde de deneyecek gibi görünüyor.
Tanınmış sanatçıları aday yaparak meşruiyet kazanmayı hedefleyen HDP, basında kendisine sürekli alan açan bazı gazetecileri de aday yapmayı planlıyor.
Son dönem HDP’ye yakın isimleri demirbaş yapan önemli bir kanalın bayan programcısının ismi de adaylık için geçiyor.
İşte o bayan gazeteci; Önce ısrarla programına davet ettiği gazeteciye, 2 saat sonra aldığı talimatla, “Çıkamazsınız!” dedi.
Yaşayarak öğrendim ki;
Basındaki en güçlü lobi, PKK’nın!
Talat Atilla/Güneş
E-posta
Facebook
Twitter
Yazdır
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
| Bu yazı 26803 defa okunmuştur. |
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |















