Kredi Çeken Vatandaşların Sesi: Biz Bu Parayı Neden Bu Kadar Pahalıya Alıyoruz?
Biz vatandaşlar olarak artık kredi kullanırken neyle karşılaşacağımızı şaşırıyoruz.
İhtiyacımız oluyor, bankaya gidiyoruz. “100 bin TL kredi kullanmak istiyorum” diyoruz. Kredi onaylanıyor, işlemler yapılıyor, elektronik ortamda önümüze gelen sözleşmelere ve onaylara imza atıyor ya da onay veriyoruz.
Ama para hesabımıza yattığında bir bakıyoruz ki, 100 bin TL diye talep ettiğimiz kredi hesabımıza 60-70 bin TL civarında geçmiş.
Peki geri ödeme?
O, yine 100 bin TL üzerinden hesaplanıyor ve üzerine faizler, sigorta ve diğer masraflar ekleniyor.
Bizim anlamadığımız nokta tam olarak burası.
Elimize geçen para 60-70 bin TL iken neden 100 bin TL üzerinden borçlanıyoruz? Üstelik faizleriyle birlikte geri ödeyeceğimiz tutar çok daha yüksek rakamlara çıkıyor.
“Kredi aldık ama para daha cebimize girmeden kesildi”
Çeşitli sigortalar, ücretler ve başka kesintiler yapıldığı söyleniyor. Bazı vatandaşlar, kredi kullanırken birden fazla sigorta için yüksek miktarlarda kesinti yapıldığını ifade ediyor.
Örneğin 100 bin TL kredi için başvuruyoruz. Sonrasında hesabımıza daha düşük bir miktar yatırılıyor.
17 bin TL bir sigorta, 5 bin TL başka bir sigorta ve başka kesintiler...
Derken elimizde kalması gereken para daha en başında azalıyor.
Ama borcumuz aynı şekilde devam ediyor.
Biz vatandaş olarak şunu soruyoruz:
“Madem hesabımıza 60-70 bin TL yatırılacak, neden 100 bin TL kredi kullanmış gibi geri ödeme yapıyoruz?”
“Emekliyiz, zaten geçinmek zor”
Özellikle emekliler olarak bu durum bizi daha fazla zorluyor.
Aylık gelirimiz belli. Geçinmek zaten zor. Bir ihtiyaç çıkıyor, kredi çekmek zorunda kalıyoruz. Bankanın reklamlarında “emekliye kredi”, “ihtiyaç kredisi” gibi ifadeleri görüyoruz ve umutlanıyoruz.
Fakat kredi işlemi tamamlandığında karşımıza çıkan gerçek rakamlarla reklamda gördüğümüz rakamlar arasında büyük fark olabiliyor.
Biz kredi kullanırken sadece faiz oranını değil, elimize net geçecek parayı ve toplamda ne kadar geri ödeme yapacağımızı bilmek istiyoruz.
Kredi kullanırken verilen elektronik onayların ve sözleşmelerin de vatandaş tarafından gerçekten anlaşılabilir olması gerekiyor.
Çünkü birçok insan o anda parasına ihtiyacı olduğu için önüne gelen belgeleri ayrıntılı şekilde inceleyemeyebiliyor.
OTOMATİK KESİNTİLER!
Sonrasında ise hesabından yapılan kesintileri görünce şaşırıyor.
“Biz ne aldığımızı, ne ödeyeceğimizi açıkça bilmek istiyoruz”
Biz bankalardan kredi kullanırken kimseyle kavga etmek istemiyoruz.
Bankalar da elbette ticari kuruluşlar. Ama biz vatandaşlar olarak ne kadar para aldığımızı, hangi kesintilerin neden yapıldığını ve toplamda ne kadar geri ödeme yapacağımızı açık ve anlaşılır biçimde bilmek istiyoruz.
100 bin TL kredi talep ediyorsak;
Hesabımıza net kaç TL yatacak?
Ne kadar sigorta kesilecek?
Başka hangi ücretler alınacak?
12 ay sonunda toplam kaç TL geri ödeyeceğiz?
Bunların hepsini en başından açıkça görmek istiyoruz.
Özellikle yaşlı ve emekli vatandaşların sözleşmelerdeki bütün maddeleri anlayabilmesi için daha sade ve anlaşılır bilgilendirme yapılmasını istiyoruz.
Çünkü biz zaten zor durumda olduğumuz için kredi çekiyoruz.
İhtiyacımız olduğu için borçlanıyoruz.
Daha sonra, hesabımıza beklediğimizden çok daha az para geçtiğini ve geri ödeyeceğimiz tutarın çok daha yüksek olduğunu gördüğümüzde kendimizi çaresiz hissediyoruz.
Bizim isteğimiz çok basit:
Şeffaflık istiyoruz.
Ne kadar kredi kullanıyorsak, elimize ne kadar geçeceğini ve toplamda ne kadar geri ödeyeceğimizi baştan bilmek istiyoruz.
Vatandaş olarak yetkililerden ve ilgili kurumlardan beklentimiz de bu konuların daha sıkı şekilde incelenmesi ve tüketicinin haklarının korunmasıdır.
Çünkü kredi çekmek zorunda kalan vatandaş, daha da zor durumda bırakılmak istemiyor.
Biz vatandaşız.
Hakkımız olanı, açık ve anlaşılır şekilde bilmek istiyoruz.
İhtiyacımız oluyor, bankaya gidiyoruz. “100 bin TL kredi kullanmak istiyorum” diyoruz. Kredi onaylanıyor, işlemler yapılıyor, elektronik ortamda önümüze gelen sözleşmelere ve onaylara imza atıyor ya da onay veriyoruz.
Ama para hesabımıza yattığında bir bakıyoruz ki, 100 bin TL diye talep ettiğimiz kredi hesabımıza 60-70 bin TL civarında geçmiş.
Peki geri ödeme?
O, yine 100 bin TL üzerinden hesaplanıyor ve üzerine faizler, sigorta ve diğer masraflar ekleniyor.
Bizim anlamadığımız nokta tam olarak burası.
Elimize geçen para 60-70 bin TL iken neden 100 bin TL üzerinden borçlanıyoruz? Üstelik faizleriyle birlikte geri ödeyeceğimiz tutar çok daha yüksek rakamlara çıkıyor.
“Kredi aldık ama para daha cebimize girmeden kesildi”
Çeşitli sigortalar, ücretler ve başka kesintiler yapıldığı söyleniyor. Bazı vatandaşlar, kredi kullanırken birden fazla sigorta için yüksek miktarlarda kesinti yapıldığını ifade ediyor.
Örneğin 100 bin TL kredi için başvuruyoruz. Sonrasında hesabımıza daha düşük bir miktar yatırılıyor.
17 bin TL bir sigorta, 5 bin TL başka bir sigorta ve başka kesintiler...
Derken elimizde kalması gereken para daha en başında azalıyor.
Ama borcumuz aynı şekilde devam ediyor.
Biz vatandaş olarak şunu soruyoruz:
“Madem hesabımıza 60-70 bin TL yatırılacak, neden 100 bin TL kredi kullanmış gibi geri ödeme yapıyoruz?”
“Emekliyiz, zaten geçinmek zor”
Özellikle emekliler olarak bu durum bizi daha fazla zorluyor.
Aylık gelirimiz belli. Geçinmek zaten zor. Bir ihtiyaç çıkıyor, kredi çekmek zorunda kalıyoruz. Bankanın reklamlarında “emekliye kredi”, “ihtiyaç kredisi” gibi ifadeleri görüyoruz ve umutlanıyoruz.
Fakat kredi işlemi tamamlandığında karşımıza çıkan gerçek rakamlarla reklamda gördüğümüz rakamlar arasında büyük fark olabiliyor.
Biz kredi kullanırken sadece faiz oranını değil, elimize net geçecek parayı ve toplamda ne kadar geri ödeme yapacağımızı bilmek istiyoruz.
Kredi kullanırken verilen elektronik onayların ve sözleşmelerin de vatandaş tarafından gerçekten anlaşılabilir olması gerekiyor.
Çünkü birçok insan o anda parasına ihtiyacı olduğu için önüne gelen belgeleri ayrıntılı şekilde inceleyemeyebiliyor.
OTOMATİK KESİNTİLER!
Sonrasında ise hesabından yapılan kesintileri görünce şaşırıyor.
“Biz ne aldığımızı, ne ödeyeceğimizi açıkça bilmek istiyoruz”
Biz bankalardan kredi kullanırken kimseyle kavga etmek istemiyoruz.
Bankalar da elbette ticari kuruluşlar. Ama biz vatandaşlar olarak ne kadar para aldığımızı, hangi kesintilerin neden yapıldığını ve toplamda ne kadar geri ödeme yapacağımızı açık ve anlaşılır biçimde bilmek istiyoruz.
100 bin TL kredi talep ediyorsak;
Hesabımıza net kaç TL yatacak?
Ne kadar sigorta kesilecek?
Başka hangi ücretler alınacak?
12 ay sonunda toplam kaç TL geri ödeyeceğiz?
Bunların hepsini en başından açıkça görmek istiyoruz.
Özellikle yaşlı ve emekli vatandaşların sözleşmelerdeki bütün maddeleri anlayabilmesi için daha sade ve anlaşılır bilgilendirme yapılmasını istiyoruz.
Çünkü biz zaten zor durumda olduğumuz için kredi çekiyoruz.
İhtiyacımız olduğu için borçlanıyoruz.
Daha sonra, hesabımıza beklediğimizden çok daha az para geçtiğini ve geri ödeyeceğimiz tutarın çok daha yüksek olduğunu gördüğümüzde kendimizi çaresiz hissediyoruz.
Bizim isteğimiz çok basit:
Şeffaflık istiyoruz.
Ne kadar kredi kullanıyorsak, elimize ne kadar geçeceğini ve toplamda ne kadar geri ödeyeceğimizi baştan bilmek istiyoruz.
Vatandaş olarak yetkililerden ve ilgili kurumlardan beklentimiz de bu konuların daha sıkı şekilde incelenmesi ve tüketicinin haklarının korunmasıdır.
Çünkü kredi çekmek zorunda kalan vatandaş, daha da zor durumda bırakılmak istemiyor.
Biz vatandaşız.
Hakkımız olanı, açık ve anlaşılır şekilde bilmek istiyoruz.

