Yazıcıoğlu, iktidara da muhalefete de seslenerek, iktidarla muhalefetin el birliği içinde sorunları çözmesi çağrısında bulundu. Gündeme ilişkin BUGÜN'e konuşan Yazıcıoğlu'nun açıklamaları şöyle:
DEVLET KRİZİ VAR
Bir devlet krizi var orta yerde. Siyaset kurumu yargıyı, yargı siyaset kurumunu düzenleme çabası içinde. Devletin ana diskleri kayıyor. En tehlikeli olan tarafı da budur. Meseleyi siyasi bir kriz olarak görürseniz bir seçimle bu sorun aşılır. Halkın kurumlara karşı güveni sarsılıyor.
İRADE MİLLETİN OLMALI
Korkularla Türkiye yönetiliyor. Buna da iktidarlar zemin hazırlıyorlar. Siyasi açıdan öncelikle partileri demokratikleştirecek bir Siyasi Partiler Yasası çıkarttılar mı? Vatandaşın iradesini Meclis'e doğrudan yansıtacak tercih kullanarak oy vermesini sağlayacak bir düzenleme yaptılar mı? Hiç ağızlarından milli iradeyi düşürmemiş olanlar niye iradeyi millete vermiyorlar bir türlü? Ya birileri oligarşik bürokrasiye veriyor ya da birileri liderlerin elinde tutmaya çalışıyor. Oligarşik bürokratik yapıya vermek isteyenlerle liderlerin elinde tutmak isteyenler arasında bana göre bir fark yoktur. Nihayet ikisi de halka bırakmıyor.
ANAYASAL GÜVENCE
Siyasi partiler anayasanın vazgeçilmez unsuru ise o zaman siyasi partilerin anayasal bir güvencesi olması lazım. Böyle bir güvencesi olduğu kanaatinde değilim. Bir gazeteci köşesinde başörtüsü sorununu tartışıyor, bir televizyon programında yüzlerce kişi bir salona toplanıp başörtüsü sorununu ve çözümlerini konuşabiliyor, rektör konuşuyor, bilim adamı konuşuyor ama siyasetçi konuşamıyor. Siyasetçi konuşunca laikliğe aykırı oluyor. Demek ki Türkiye'de en az güvence altında bulunan kişi siyasetçi. O zaman nasıl anayasaya göre demokrasinin vazgeçilmez unsuru oluyor siyasetçi? Siyasi partileri yönetenler niye bu kurumlara bu güvenceyi getirmiyorlar? Bu konuda ne bugünkü iktidarın ne önceki iktidarların bir cümle sarf etme hakları yoktur. Hiçbiri bu konuda bir düzenleme yapmadı.
SENARYO UYARISI
Şimdi hepimiz varsayımlar, senaryolar üzerine konuşuyoruz. Temennilerle realiteler birbirine karışıyor. Öngörüde bulunurken, iyimser senaryo birisinin havuzuna su taşıyor, kötümser senaryo başka birisinin havuzuna su taşıyor. Böyle bir zorluk var Türkiye'de. İyimser ya da kötümser senaryolar ortaya koyabilirsiniz, tahminleriniz olur, ama bu tahminler bile bazı senaryolara katkı sağlayabilir. Ben bunu faydalı görmüyorum.
SiYASi GERGiNLiĞi DÜŞÜRMEK LAZIM
Siyasette gerginliği düşürmek lazım. Yargı bağımsızlığını korumak lazım. Yargının siyasete, siyasetin yargıya yön verdiği görüntüsünü kaldırmak lazım. Muhtemel ekonomik kriz dalgalarına şimdiden tedbir almak lazım. Çözümü siyasetin üretmesini sağlamak lazım. Türkiye'nin yöneten bir demokrasiye, üreten bir ekonomiye kavuşması lazım. Bugün ekonomi üretmiyor, siyaset yönetemiyor. Şu anda siyasetin yönettiğini söylemek mümkün değil. Siyaset dışı unsurlar daha çok yönetir noktaya geldi. Bence asıl tehlike ve tehdit de buradan geliyor. Giderek siyaset inisiyatifini kaybediyor. Çünkü iktidarla muhalefet arasındaki diyalog bozuluyor, kesiliyor.
Seda ŞİMŞEK/Bugün
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
|
|||||
|
Bunlar da ilginizi çekebilir...