Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlediği “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı” açılış konuşmalarıyla başladı.
Konferansın açılış konuşmasını yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuşmasından bazı başlıklar şöyle:
"TERÖR YOKSULLUKTUR, GERİ KALMIŞLIKTIR"
"Ülkenin her meselesinde olduğu gibi Kürt meselesinin çözümünde de tarihin doğru yerinde durduk, duruyoruz ve bundan sonra da duracağız. Çünkü bu mesele hepimizin ortak meselesidir. Bu mesele, kuşaklar boyunca taşınan ağır bir toplumsal yüktür. Bugün milletimiz artık bu yükten kurtulmak ve ferahlamak istiyor. Milletimiz terörün bitmesini, barışın inşasını ve demokrasinin ayağa kalkmasını istiyor.

Terör nedir? Terör, korku salmaktır. Gündelik hayatı karanlıkların gölgesinde yaşamak zorunda kalmaktır. Olağanüstü haldir. Korkmadan bir ilçeden diğerine gidememektir. Terör, evlatlarımızın büyüdüğünü göremeden, gelinlik ve damatlık giydiremeden onları kara toprağa vermektir. Terör, yoksulluktur; dünyadan geri kalmışlıktır. İşte biz bu ülkenin geleceği kararmasın diye, analar Kürt olsun Türk olsun ağlamasın diye, tarihsel bir tutarlılık içinde her dönemde barışı savunduk.
Bu barışı savunmaya hep birlikte devam etmeliyiz. Bu meselenin meclis çatısı altında, toplumdan hiçbir şey saklamadan; samimiyetle, şeffaflıkla ve cesaretle çözülmesini istedik. Sonunda bu önerimize uygun biçimde mecliste bir komisyon kurularak başlayan sürece destek verdik ve destek vermeye devam ediyoruz. Yapılan hataları, eksik bırakılan konuları açıkça milletimizle ve muhataplarımızla paylaştık, paylaşmayı sürdürüyoruz. Bu mesele bizim için hiçbir zaman bir siyasi çıkar konusu olmadı.
"CHP'YE ROL BİÇMEYE ÇALIŞANLARI İZLİYORUZ"
Meseleyi bir siyasi ihlal olarak gören anlayışı da üzülerek takip ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne rol biçmeye, yön çizmeye çalışanları dikkatle izliyoruz. Herkes bilmelidir ki Cumhuriyet Halk Partisi bugün Türkiye’nin birinci partisidir. Kendine ait siyaseti olmayanlar, başkalarının planlarında figüran olurlar. Bizim ise Türkiye’nin meselelerine ve ihtiyaç duyduğu çözümlere dair kendi müstakil siyasetimiz vardır. Terörün bitmesi, silahların susması ve bu meselenin demokratik zeminde çözülmesine ilişkin irademiz tamdır.
"SLOGANIMIZ ÇIKIŞ YOLUNU TARİF EDİYOR"
Bu krizlerden çıkışın yol haritası, aslında meydan meydan yükselttiğimiz bir sloganda vücut buluyor: Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz! Bu söz, ülkenin ve dünyanın içinde bulunduğu krizi de çıkış yolunu da tarif eden anlayışın kelimelere dökülmüş halidir. Türkiye iç barışını ve huzurunu sağlamak zorundadır. Bu hedefe toplumu ayrıştıran, düşmanlaştıran ve kutuplaştıran politikalarla ulaşmak mümkün değildir. Otoriterleşmiş, çıkar odaklı bir eksene savrulmuş, rayından çıkmış ve bozulmuş bir siyasi kültürün yarattığı tahribatı, ancak gerçek bir demokratik siyasetle onarma iradesi gösterilebilir. Toplumsal sorunları, üzerine basarak yükselinecek bir basamak olarak gören siyaset anlayışı artık yolun sonuna gelmiştir. Milletimiz, her düşüşte yeni düşmanlar yaratarak ayakta kalmaya çalışan bu siyasi bakışı topyekûn reddetmektedir.
Zemini çürük bir binada kolonların yükselmesini beklemek de, bir yeri onarmaya çalışırken başka bir yerin yıkıldığını görmezden gelmek de doğru değildir. Biz, hepimizin içinde güvenle yaşayacağı sağlam bir evi inşa etmekten söz ediyoruz. Bu nedenle toplumsal barış, demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü birbirinden ayrılamaz; birbirinin tamamlayıcısıdır."
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...