E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Bekir Coşkun İsyan Etti: LİNÇ EDİLİYORUM!

Bekir Coşkun, “Benim hakkımda suç duyurusunda bulunanlar, acaba suç ortağım La Fontain’i niçin unuttu? Hakkımda dava açılırsa benimle birlikte La Fontain’in de yargılanması gerekir. Eğer ceza alırsam, Başbakan şiirden cezaevinde yatmış olacak ben de hikayeden yatmış olacağım” dedi.

19.05.2012 - 16:51
Bekir Coşkun İsyan Etti:

“Suç ortağım La Fontain’e de dava açılacak mı?”

Bekir Coşkun, “Benim hakkımda suç duyurusunda bulunanlar, suç ortağım La Fontain’i unutmuş. La Fontain, insanlar ders alsın diye bu masalları yazmış. Aslında yazılan hayvanlardır ama insanların ders alması için yazılmıştır. Benim o yazımdan gazete patronları, köşe yazarları, sendikacılar, iş adamları, dekanlar, rektörler, bilim adamları da kendilerine pay çıkarması mümkün” dedi.

 

Saygı ÖZTÜRK/ SÖZCÜ

Türk basının ünlü ismi Bekir Coşkun, hayatının en sıkıntılı günlerini yaşıyor. Askere hakaret edenlerin tutumlarını sürekli eleştiren ve bu yüzden  belli çevrelerde “askere yakın” diye eleştirilen Bekir Coşkun, yazdığı bir yazıdan sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarından sonra Genelkurmay Başkanlığı tarafından hakkında suç duyurusunda bulunulması ve linçe tabi tutulmasının üzüntüsünü yaşıyor.

 

Bekir Coşkun, “Benim hakkımda suç duyurusunda bulunanlar, acaba suç ortağım La Fontain’i niçin unuttu? Hakkımda dava açılırsa benimle birlikte La Fontain’in de yargılanması gerekir. Eğer ceza alırsam, Başbakan şiirden cezaevinde yatmış olacak ben de hikayeden yatmış olacağım” dedi.

 

Ders alsınlar diye

Genelkurmay Başkanlığı’nın Şişli Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurusundan sonra talimatla Ankara Adliyesinde ifadesi alınan Bekir Coşkun, suçlamaları reddetti. Coşkun, SÖZCÜ’nün sorularını şöyle cevaplandırdı:

 

- Bir daha yazılarınızda paşa yazacak mısınız?

-          Le Fontain bana kazık attı. O yazıyı yazdım ama ifadeye ben çağrıldım, La Fontain ifadeye çağrılmamış olacak ki ifadeye gelmedi. Açıkçası La Fontain bana kazık attı. Bir dava açılacaksa, yargılanacak olan yalnız ben değil, La Fontain de yargılanmış olacak. Böyle bir dava da sanıyorum dünyada ilk olacak. r.

-          O yazınla kime ne mesajı vermek istediniz?

-          Yazdığım evrensel bir hikayedir. Eğer, bu yazımdan dolayı ceza alırsam Türkiye’de Başbakan şiirden, ben de hikayeden yatacağım. Yazdığım bir masaldır. Hikaye, masal niçin yazılır, insanlar ‘alınsın’ diye ylazılır. La Fontain bu masalları yazarken, insanların ders alması için yazmıştır. Aslında yazılan hayvanlardır ama insanların ders alması içindir. Benim o hikayemden gazete patronları, köşe yazarları, bazı iş adamları, sendikacılar, dekanlar, rektörler, bilim adamlarının da kendine pay çıkartması mümkün.

-          Şikayetçi olmduğuna göre sadece Genelkurmay Başkanlığı mı ders çıkardı?

-          Ders çıkarsın demedik ki. Ben askerci miyim, asker karşıtı mıyım diye şaşırdım. Şimdiye kadar ‘askerci, darbeci’ diyorlardı. Şimdi de  ‘askere hakaret etti’ deniliyor. Ben ikisini de kabul etmiyorum. Ne darbeci, ne de asker karşıtı oldum. Bu ülkede yaşayan insanları, hayvanları  seven birisiyim. Kimseye kıyamam.

-          Asker gördüğünüzde duygularınız nasıl oluyor?

-          Ben ulusal duyguları yüksek bir insanım. Bayrağımızı gördüğümde, askerimizi gördüğümde, ulusal marşımız çalındığında, söylendiğinde tüylerim diken diken olur. Bu sevgimi ve duygularımı kimse değiştiremez.

-           

AKP, dinimi elimizden aldı

 

 

-          Ne değişti de, birden linç edilmeye başlandınız?

-          AKP iktidarı döneminde bizim bir çok şeyimiz elimizden alındı. Her şeyden önce kendi aramızdaki hoşgörüyü elimizden aldı. Cumhuriyeti, devrim yasalarımızı, Atatürk’ü, en önemlisi neyi aldı biliyor musunuz dinimizi elimizden aldı. Şöyle oldu: dinimiz istismar edildiği için dinimiz kötü niyetli insanlar tarafından sahiplenildiği için din tartışılır oldu.

-          Ordu Sevgimizi de aldılar

-          Yine elimizden alınanlardan birisi de ordu sevgimizdir. Eskiden böyle değildi. Hangi görüşte görüşde olursa olsun, inanan inanmayan, sağcı-solcu çağdaş –çağdışı herkes askerimize toz kondurmazdı.

-          Askere hakaret suçlamasını nasıl karşıladınız?

-          Öyle bir durumdayım ki, sanki askere hakaret etmişim, aşağılamışım gibi berbat bir pozisyona sokuldum. Dolayısıyla bu duruma çok üzüldüm, çok üzülüyorum. Şundan dolayı: hak etmediğim bir suçlama altındayım. İkincisi : aynı siyasi iktidarın oyununa, dolduruşuna gelmiş bir şikayet ve buna bağlı başlatılan bir soruşturma var. Ama diliyorum ki  Cumhuriyet savcıları, yargıçlar buna izin vermezler. Çünkü ‘La Fontain yargılandı’ diye dünyaya rezil olmak da var. La Fontain’in mahkum olduğunu düşünebiliyor musunuz? Dünyanın her tarafında bir yazarın duygularını ifade etmesi için yazması en doğal hakkıdır. Aksi halde yazar olamazsın, yazar değilsin.

-          Bu soruşturmayla ilgili dileğiniz ne?

-          Yargının beni aklamasını diliyorum. Ben aklanırsam La Fontain de kurtulmuş olur. Aksi halde, Başbakan şiirden hapis yatmış, ben de hikayeden cezaevinde yatmış olacağım.

-          Çevreniz olup bitenleri nasıl yorumluyor?

-          Bir defa sevinçten etekleri zil çalan bir kesim var. ‘İnşallah içeriye atarlar’ diye beklentide olanlar var. Ama tabii ki inanılmaz bir de destek var. Halkın büyük bir desteği var.  

-          Suç duyurusunda bulunduğu için Genelkurmay’a kırgın mısınız?

-          Ben Genelkurmaya kırgın değilim. Ama bu hale getiren ve siyasi iktidarın, başbakanın dolduruşuna gelen bazı subaylara kırgınım. Silahlı Kuvvetlerimize televizyonlarda, gazetelerde küfürler, hakaretler edildiğinde, askerimiz aşağılandıkça sinirlenir, bunları yazanlara, söyleyenlere yaptıklarının doğru olmadığını ortaya koyan yazılar yazan birisiyim.

-          Öğle bir ağrıma gidiyor ki

-           Bugüne kadar askerimiz için söylenmedik laf kalmadı. Onları söyleyenlere ‘ordu bizim ordumuz, yapmayın, etmeyin’ diye hep karşı durdum. O zaman da TSK’ya hakaret edildikçe cevap verenlerden birisi Emin Çölaşan, birisi ben, Melih Aşık ve birkaç meslektaşımız daha. Yani sayımız azdı. Şimdi, silahlı kuvvetlerimize hakaret etmiş duruma sokuldum. Bu durum öyle bir ağrıma gidiyor ki… Silahlı kuvvetlerimize bu kadar ağır hakaretlerde bulunmuş olanlara asla ses çıkartılmayıp, haklarında suç duyurusu bulunulmkazken, benim yazdığım bir masaldan dolayı hakkımda suç duyurusunda bulunulması ve linç edilmem açıkçası çok ağrıma gidiyor.

-          Yasamıza giöre ‘paşa” unvanı kullanmak yasak. Bundan sonra Paşa diyecek misiniz?

-          Tövbe . O ismi de ben koymadım.

YORUMLAR
Toplam 4 yorum var, 4 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
hulya 21 Mayıs 2012 Pazartesi 11:18

Alın size SOMUT düşüncenin kurbanına örnek BEKİR COŞKUN.Yazdığı yazıyı somut olarak algılayan Genelkurmay'a yazısını soyut düşünmeleri gerektiğini anlatacak mahkemede, artık mahkemenin soyut düşünce eğitim ve anlayışını hep birlikte göreceğiz.

Yorumu oyla      21      10  
Misafir 20 Mayıs 2012 Pazar 19:15

Bekirin ne olduğunu biliyoruz da ona laf çarptıranların soyunu cidden merak ediyorum, hani şu kriptolar var ya, o mesele. Türkten kuyruk acısı olanlar var ya, acaba onlar mı bekire giydiriyor diye düşünüyorum. Malum ya bir tanesi çankaya noteri oldu.

Yorumu oyla      21      13  
Misafir 20 Mayıs 2012 Pazar 16:01

bekirDİNİMİ ELİMDEN ALDILAR DİYOSUN... sana soru eğer islama ve Allah ın hükümlerine inanıyorsan( 5vakitnamaz kılmanda gerekmez,hatta oruç ta tutma]sadece ortalamabirvatandaş kadar inanıyorsan yazılarında AKPye vuracağım diye ALLAHIN İNDİRDİĞİ HÜKÜMLERE HURAFE DEMEYİ BIRAK... BAK inkara kalkma nisanın başından beri9 tane yazında [ öğrencileri umre ye gönderme vb] hepsinde dine hakaret derecesinde yazıların var... bırak dinimizi aldılar safsatasını...

Yorumu oyla      27      16  
Misafir 19 Mayıs 2012 Cumartesi 23:22

yuhhh bekir tsk dil uzatırsan kısaltırlar ne demek istediğin belli laf çambazlığı yapma.

Yorumu oyla      25      16  
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Uğur Dündar Turktime’a Konuştu
Star TV’nin Doğuş’a satılmasıyla birlikte ekranlara veda eden usta gazeteci ...
FOX Haber'in Patronu Doğan Şentürk Turktime'a Konuştu
FOX haber Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk Turktime Yönetim Kurulu ...
Şerefli Türk Ordusu Arazime El Koydu Şimdi Orada Rakı İçiyorlar... Böyle Adalet Olur mu? AİHM'E GİTTİM!
Vatan yazarı Can Ataklı Turktime Genel Merkezi’nde Turktime Yönetim Kurulu ...
 
Özbek BOMBALADI: Cevizoğlu’nun Aldığı Para Haramdır, Onun Yaptığını AKP Bile Yapmadı!
Ceviz Kabuğu fındık kabuğunu bile doldurmuyordu… Hulki Cevizoğlu ile ilgili ...
Bekir Coşkun: Türkiye'nin En Büyük Sorunu Baykal'dır! A. Necdet Sezer Hürriyet’ten Ayrılma Dedi!
Hürriyet Gazetesi yazarı Bekir Coşkun, Çölaşan’sız Hürriyet’ten göbeğini ...
Sakıncalı Gazeteci Çölaşan Turktime’a Konuştu: Habertük Gazetesi Yandaş Oldu!
Hürriyet’ten kovulduktan sonra üçüncü kitabını yazan Emin Çölaşan son ...
 
Vakit Gazetesi Ankara Temsilcisi Arseven: 32. Gün Kumpastı! Hidayete Geç Erdim!
Geçtiğimiz hafta 32. Gün’de Cumhuriyet yazarları ile sert bir tartışma ...
Uğur Dündar: Başbakan Erdoğan Kendi Ailesini Koruyor Ama Bize Çifte Standart Uyguluyor!
Uğur Dündar Başbakan Erdoğan ve Bakan şahin’e yönelik o çıkışı neden yaptı? ...
Çölaşan : Turgay Ciner Bana ‘Hükümet Benim Malımı Gaspetti, Kimden Korkacağım?’ Dedi!
Hürriyet’ten kovulan ve yakın zamanda Ciner Grubu ile el sıkışan usta ...
 
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
borsa istanbul
İstanbul
Acun Ilıcalı
Beyaz Saray
fatih terim
Christoph Daum
Cüneyt Çakır
Ankara
Devlet Bahçeli