Tahran yönetimi, ABD tarafından sunulan 15 maddelik çözüm planını "aşırı maksimalist ve mantıksız" bularak reddetti.
Planın basına yansıyan halinin içeriği dürüstçe yansıtmadığını belirten kaynaklar, 28 Şubat’tan bu yana Washington ile doğrudan veya dolaylı bir görüşme yapılmadığını, iletişimin sadece arabulucular vasıtasıyla sürdüğünü kaydetti.
"KAĞIT ÜZERİNDE BİLE GÜZEL DEĞİL"
Üst düzey diplomatik kaynakların Al Jazeera’ya aktardığı bilgilere göre, ABD’nin önerdiği 15 maddelik paketin sunum şekli ile gerçek içeriği arasında büyük uçurumlar olduğunu savundu. Planı "aldatıcı ve yanıltıcı" olarak nitelendiren kaynak, "Bu plan kağıt üzerinde bile güzel görünmüyor" ifadesini kullanarak, teklifin İran’ın temel güvenlik ve egemenlik haklarını göz ardı ettiğini ima etti. Bazı medya organlarında planın "makul bir uzlaşı" gibi gösterilmesinin gerçeği yansıtmadığı vurgulandı.

"İRAN NE İSTEDİĞİNİ ÇOK İYİ BİLİYOR"
Tahran’ın müzakerelerdeki duruşunun net olduğunu belirten kaynak, ABD ve müttefiklerini "sürekli kale direklerinin yerini değiştirmekle" suçladı. Batılı güçlerin her aşamada yeni şartlar öne sürerek süreci çıkmaza soktuğunu savunan diplomatik kaynak, "İran ne istediğini ve neyi kesinlikle reddedeceğini çok iyi biliyor" diyerek taviz verilmeyeceği mesajını verdi. Bu açıklama, Trump yönetiminin "savaş kazanıldı" ve "anlaşmaya yakınız" yönündeki iyimser açıklamalarına Tahran’dan gelen soğuk bir duş etkisi yarattı.
"GÖRÜŞME TRAFİĞİ DURDU"
Savaşın başladığı 28 Şubat tarihinden bu yana ABD ile herhangi bir dolaylı müzakere yürütülmediği bilgisi paylaşıldı. Diplomatik kaynak, iki ülke arasındaki iletişimin tamamen üçüncü taraf arabulucular (İsviçre, Umman veya Katar gibi) üzerinden iletilen mesajlarla sınırlı kaldığını ifade etti. Bu durum, sahadaki askeri çatışmaların gölgesinde diplomatik kanalların resmi düzeyde kapalı kalmaya devam ettiğini gösteriyor.

ABD'NİN SERT ANLAŞMA ÖNERİSİNDE NELER VAR?
ABD yönetiminin arabulucular vasıtasıyla Tahran’a ilettiği 15 maddelik çözüm planı, diplomatik kaynaklardan sızan bilgilere göre İran’ın askeri, nükleer ve bölgesel gücünü tamamen kısıtlamayı hedefleyen sert şartlar içeriyor
HÜRMÜZ BOĞAZI VE ASKERİ KISITLAMALAR
Planın ilk maddeleri, küresel enerji arzı için kritik olan Hürmüz Boğazı’nın derhal ve koşulsuz olarak uluslararası gemi trafiğine açılmasını öngörüyor. ABD, boğazın güvenliğinin uluslararası bir koalisyon tarafından denetlenmesini ve İran’ın bölgedeki askeri varlığının asgari düzeye indirilmesini talep ediyor. Ayrıca, İran’ın balistik füze programının tamamen durdurulması ve 2.000 kilometre menzili aşan tüm füzelerin imha edilmesi planın en sert askeri maddeleri arasında yer alıyor.

NÜKLEER TESİSLER VE ULUSLARARASI DENETİM
Nükleer başlıkta ise ABD, Buşehr ve Natanz gibi stratejik tesislerin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEA) tarafından "ani ve sınırsız" denetime açılmasını şart koşuyor. Taslakta, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini %3,67 seviyesinin altına çekmesi ve elindeki yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ülke dışına çıkarması isteniyor. İran Atom Enerjisi Kurumu’nun Buşehr saldırısı sonrası yaptığı "egemenlik ihlali" açıklamalarına rağmen, ABD bu tesislerin sivil amaçlı kullanımının sıkı bir denetimle sınırlandırılmasında ısrar ediyor.


BÖLGESEL VEKİL GÜÇLER VE SİLAHSIZLANMA
ABD’nin sunduğu 15 madde, İran’ın bölgedeki nüfuz alanını da hedef alıyor. Lübnan’daki Hizbullah, Irak’taki Şii milis gruplar ve Yemen’deki Husilere yönelik askeri ve finansal desteğin tamamen kesilmesi talep ediliyor. Özellikle Erbil’deki "Mossad ofisi" iddiaları ve Irak’taki ABD üslerine yönelik drone saldırılarının ardından, bu grupların silahsızlandırılması ve Irak ile Suriye’deki İran askeri danışmanlarının geri çekilmesi planın vazgeçilmez maddeleri olarak sunuluyor.

EKONOMİK YAPTIRIMLAR VE ENERJİ TAAHHÜTLERİ
Ekonomik tarafta ise şartların kabulü halinde, Trump yönetiminin dondurulan İran varlıklarının kademeli olarak serbest bırakılmasını ve petrol ihracatına yönelik bazı yaptırımların askıya alınmasını önerdiği ifade ediliyor. Ancak bu paketin, İran’ın enerji altyapısının (Güney Pars gibi) işletilmesinde Batılı şirketlere öncelik tanıması ve petrol fiyatlarını istikrara kavuşturacak üretim kotalarına uyması şartına bağlandığı belirtiliyor.
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...