Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Avrupa Birliği (AB) ile yürütülen tam üyelik müzakerelerinde AB'nin Türkiye'ye yönelik taahhütlerine sadık kalması gerektiğini söyledi.
Lüksemburg Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Jean Asselborn'un daveti üzerine bu ülkeye resmi ziyarette bulunan Babacan, Asserborn ile görüşmesinden sonra düzenlenen basın toplantısında, Türkiye'nin AB ile sürdürdüğü tam üyelik müzakerelerini engelleyen bazı ülkeleri isim vermeden eleştirdi.
Babacan, görüşmelerin ucu açık bir süreç olmasına rağmen bazı ülkelerin getirdikleri vetolarla müzakere sürecine gölge düşürdüklerini ifade etti.
2009 yılının Kıbrıs için önemli bir yıl olduğunu belirten Babacan, Türkiye'nin Kıbrıs'ta iki lider arasında sürdürülen görüşmelere tam destek verdiğini ve bu desteğin devam edeceğini söyledi.
Türkiye'nin KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a güveninin tam olduğunu belirten Babacan, Kıbrıs'ta çözümün hayal olmadığını, görüşmelerin başarıyla sonuçlanması için uluslararası camianın taraflara güçlü bir destek vermesi gerektiğini ifade etti.
Basın toplantısında İran'ın nükleer enerji programına ilişkin bir soru hakkında Babacan, her ülkenin barışçıl amaçla kullanmak üzere nükleer enerji programını geliştirmesinin en doğal egemenlik hakkı olduğunu söyledi.
İran'ın da sivil amaçlı nükleer enerji programı geliştirmek istediğini belirttiğini kaydeden Babacan, "Burada önemli olan unsur, taraflar arasında karşılıklı güvenin tesis edilmesi" diye konuştu.
Babacan, ABD'deki yeni yönetimin İran'a ilişkin yeni yaklaşımını da cesaret verici bulduklarını söyledi.
Nabucco doğal gaz projesi ve Türkiye ile sürdürülen müzakere sürecinde enerji faslıyla ilgili bir soru üzerine Babacan, Türkiye'nin bu iki konu arasında resmi bir bağlantı kurmak istemediğini, ancak AB'nin projeye büyük önem verirken, bir üyenin itirazı yüzünden Türkiye ile enerji faslını teknik olarak hazır olmasına rağmen açmamasının "ironik bir yanı" olduğunu belirtti ve Türkiye'nin bölgede enerji güvenliği açısından oynadığı role dikkati çekti.
Lüksemburg Dışişleri Bakanı Asselborn da G-20 üyesi Türkiye'yi "büyük oyuncu" olarak gördüklerini belirterek, AB'nin Avrupalı bir Türkiye'ye ihtiyacı olduğunu, Türkiye'nin de Avrupa'ya sırtını dönmesini istemediklerini kaydetti.
Asselborn, Kıbrıs'ta başlatılan yeni müzakere sürecinin başarılı bir şekilde sonuçlanması umudunu dile getirdi.
Lüksemburglu Bakan, AB'nin Türkiye ile sürdürdüğü tam üyelik sürecinde taahhütlerine sadık kalacağını söyledi.
Türkiye'nin bu yıl Kyoto Sözleşmesi'ni onaylamasını öven Asselborn, hükümetin ifade ve düşünce özgürlüğü konusunda, özellikle Kürtçe televizyonu hayata geçirerek önemli adımlar attığını belirtti.
Asselborn, Türkiye'nin bölgede istikrar ve barış açısından oynadığı role atıfta bulunarak, İsrail ile Suriye arasında ve Gürcistan krizinde Türkiye'nin önemli arabuluculuk rolleri üstlendiğini kaydetti.
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|
Bunlar da ilginizi çekebilir...