Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa’nın güvenlik mimarisine ilişkin yaptığı değerlendirmede, ABD’ye bağımlı bir yapının sürdürülebilir olmadığını belirterek, Türkiye, Birleşik Krallık ve büyük Avrupa ülkelerinin yer aldığı yeni bir güvenlik merkezinin oluşturulabileceğini söyledi.
ABD-AVRUPA AYRIŞMASI GÜVENLİK ARAYIŞINI HIZLANDIRDI
Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, küresel dengelerde yaşanan değişimlerin Avrupa’yı kendi güvenliğini yeniden tanımlamaya zorladığını ifade etti. ABD ile Avrupa arasında yaşanabilecek olası ayrışmaların, kıtanın savunma kapasitesini güçlendirme ihtiyacını daha görünür hale getirdiğini belirtti.
AVRUPA TEK BAŞINA HAREKET EDEBİLMELİ
Fidan, Avrupa’nın güvenliğini tamamen dış aktörlere bağlı şekilde sürdürmesinin gerçekçi olmadığını vurguladı. Kıtanın kendi kararlarını alabilen, askeri ve siyasi refleksleri güçlü bir yapıya kavuşması gerektiğini söyleyen Fidan, bu sürecin artık ertelenemeyeceğini ifade etti.
Bakan Fidan'ın açıklaması şöyle:
“NATO, elbette Transatlantik topluluk için güvenlik alanında temel bir iş birliği çerçevesidir. İşlevini sürdürebildiği sürece, hem Avrupa’nın hem Amerika’nın hem de Transatlantik güvenliğin çıkarlarına hizmet ettiğini düşünüyorum. Ancak ABD ile Avrupa arasında bölünmüş durumdaysak, Avrupa’nın savunma kapasitesini mutlaka artırması gerekir."
"NE ABD'YE, NE ÇİN'E, NE RUSYA'YA, SAVRULMAK ZORUNDA KALIRIZ"
"Savunma sanayii alanında AB bazı adımlar atıyor; SAFE bunlardan biri. Ancak bizim önerdiğimiz şey şu. Belki Birleşik Krallık, Türkiye ve bazı büyük Avrupa ülkeleri bir araya gelerek Avrupa’nın yeni güvenlik mimarisinin ne olacağı ve dayanıklılığımızı, gücümüzü ve caydırıcılığımızı neyin artıracağı konusunda nitelikli tartışmalar yapmalı. Çünkü şu anda olan biten şu. Bölgede kolektif ve güçlü bir güvenlik kapasitesine sahip olmazsak, farklı büyük güçlerin, farklı çekim merkezlerinin etrafında savruluruz."
"Oysa bu bölgede kendi çekim merkezimizi yaratabiliriz. Birleşik Krallık, Türkiye, Fransa, Almanya ve diğer büyük Avrupa ülkeleri gerçekten kendi kararlarını alabilirse ne Transatlantik eksenine ne Çin’e ne de Rusya’ya savrulmak zorunda kalırız. Elbette bu büyük güçlerle iş birlikleri kurabiliriz. Ya Amerika’nın güvenlik şemsiyesinin Avrupa’yı ve AB’yi sonsuza kadar korumasını beklemeye devam edeceğiz ya da bunun ortadan kalkabileceğini düşünüyorsak, kendi çekim merkezimizi oluşturmak zorundayız. Bölgedeki herkes için güvenlik ve emniyeti birlikte inşa etmemiz gerekiyor.”
TÜRKİYE UZLAŞIYA PRENSİPTE DESTEK VERİR
Bakan Fidan Suriye'deki gelişmelere de değindi. SDG ile Şam yönetimi arasında varılan anlayışı değerlendiren Fidan, taraflar kim olursa olsun belli ilkeler üzerinde uzlaşı sağlanmasını desteklediklerini dile getirdi. Türkiye’nin kırmızı çizgilerinin ve ulusal güvenlik hassasiyetlerinin bulunduğunu vurgulayan Fidan, buna rağmen sahada yapılan anlaşmaların çoğunlukla uygulandığını kaydetti.
SDG PKK’NIN SURİYE UZANTISI
SDG’nin PKK’nın Suriye kolu olduğunu belirten Fidan, PKK’nın Türkiye, Suriye, Irak ve İran’da faaliyet gösteren çok kollu bir yapı olduğunu söyledi. Suriye özelinde Suriyeli Kürtlerin haklarına önem verdiklerini ifade eden Fidan, buna karşın PKK’nın Suriyeli olmayan unsurları SDG bünyesinde Suriye’ye konuşlandırdığını dile getirdi.
AMAÇ TÜRKİYE’NİN ULUSAL GÜVENLİĞİNE ZARAR VERMEK
Fidan, SDG bünyesinde yer alan ve Suriyeli olmayan silahlı unsurların tek hedefinin Türkiye’nin güvenliğine zarar vermek olduğunu söyledi. Bu durumun tamamen ortadan kaldırılmasını istediklerini vurgulayan Fidan, söz konusu tehdidin Ankara açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti.
İKİ ORDULU DEVLET OLMAZ
Egemen ve üniter bir devlette iki ordunun varlığının mümkün olmadığını belirten Fidan, Suriye’de tek bir otoriteye bağlı, tek bir ordu olması gerektiğini söyledi. Polis gücü ve benzeri yapıların ise Şam yönetimi ile SDG arasında ele alınabileceğini belirten Fidan, Türkiye’nin bu noktada mikro yönetim yapma niyetinde olmadığını kaydetti.
ABD VE ŞAM ARASINDA ZAMAN ZAMAN GÖRÜŞ AYRILIĞI VAR
Suriye konusunda ABD’nin yaklaşımını da değerlendiren Fidan, Trump yönetiminin yeni Suriye yönetiminin uluslararası toplumla uyumlu hareket etmesini istediğini söyledi. SDG meselesinde ise Amerikalılar ile Şam arasında zaman zaman görüş ayrılıkları yaşandığını, ancak Türkiye’nin bu sorunun çözümü için yoğun diplomasi yürüttüğünü aktardı.
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...