E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Seyhan Korkmaz

NIETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ – 11
5 Haziran 2026 Cuma

O sabah sınıfa girdiğimde herkes yorgun görünüyordu.
Ama normal yorgunluk değil…
Böyle ruhu “5 dakika daha” tuşuna basmış insan yorgunluğu.

Hamlet sıraya kafasını koymuştu. Daha ders başlamadan iç çekiyordu. Öyle profesyonel iç çekiyordu ki insan dinlerken kendi geçmişini düşünüyordu.
Ortada Friedrich Nietzsche vardı. Yine sandalyeye tam oturmuyordu. Bir ara oturmayı denedi, sandalye hafif gıcırdadı.
Nietzsche anında ayağa kalktı:
“Bak! Sistem yine insanı aşağı çekiyor.”

Tam o sırada koridordan garip bir ses geldi:

“GÜMMMM… 
TAK… 
GÜMMM… 
TAKKK…”

Sınıf sustu. 
Hamlet yavaşça kafasını kaldırdı:
“Bu ses…
Ya yaklaşan bir felaket ya da okul aidatı.”
Ses gittikçe yaklaşıyordu.

“GÜMMM… TAK… GÜMMMM…”

Ben refleksle Hamlet’in kolunu tuttum.
Hamlet de anında bana sarıldı.
“Shakespeare geliyor olabilir mi?”
Ben panikle:
“Allah korusun Hamlet! Shakespeare gelirse biz biteriz!”

Hamlet korkuyla kapıya baktı. Sanki ağlayacaktı: 
“Adam beni üç yüz yıldır rahat bırakmadı. Yine monolog yazacak  bana. Ben artık normal bir gün yaşamak istiyorum.”

Tam o sırada kapının önünden devasa bir kaya hızla sürüklendi.
SCRRRRRRRT...
Hızlanarak yuvarlandı ve  sınıfın içine girdi.
Kaya tam sınıfın ortasında DURDU.

Ben ayağa fırladım:
“Hocam bu metafor kontrolden çıktı!”
2 saniye sessizlik...

Sonra koridordan nefes nefese biri göründü.
Omzu düşmüş, beli gitmiş, alnı ter içinde: 
Sisifos.

Taşa yaslandı. Derin bir nefesaldı:
“Affedersiniz gençler…
Kaçtı yine.”
 
Ben dayanamadım:
“Hocam bu artık spor olmuş.”
Sisifos omzunu tuttu:
“Spor olsa madalya verirdi. Bana sadece aynı taşı veriyorlar.”

Sisifos kayasını toparlamaya başladı ki...
Sınıfın arkasından sakin bir ses:
“Önemli olan taşın düşmesi değil…”
Herkes döndü.
Pencere kenarında: 
Albert Camus.

Oturuyordu.
Elinde kahve vardı.
Kahve soğumuştu ama adam bunu kabullenmiş gibiydi.
“…Onu tekrar itmeye  devam etmen.”

Ben panikle:
“Hocam kaya sınıfa girdi!”
Camus sakin:
“Evet.”
“Evet ne hocam?”
Camus omuz silkti:
“Yapıyor bazen.”
Hamlet hâlâ bana tutunuyordu. Başını kaldırdı:
“Bu adam metaforun mesai çalışanı olmuş.”
Camus sakin:
“İnsan bazen yaşamı sadece tekrar ederek sürdürür.”
Nietzsche hafifçe güldü.
“Güzel. Acı var. Mücadele var. Karakter gelişimi kokusu alıyorum.”

Sisifos Nietzsche’ye baktı:
“Hocam siz benim yerimde olsanız iki günde bel fıtığı olurdunuz.”

Nietzsche gururla:
“Üstinsan belini değil ruhunu kullanır.”
Tam bunu derken taşı göstermek için yaslandı…
Kaya yine yuvarlandı.
Hamlet çığlık attı:
“Hocam metafor üstümüze geliyor!”
Nietzsche refleksle masanın altına girdi.
Hamlet son anda kenara sıçradı.
Yine sessizlik oldu.
Nietzche'nin masasının altından sesi geldi:
“Bu taktiksel bir geri çekilme.”
Ben Hamlet’e tutunarak bağırdım:
“Hocam üstinsan oldunuz ama içgüdüler hâlâ aktif!”

Tam o sırada kapı tekrar açıldı.
İçeri kulağının biri bandajlı, dalgın bakışlı biri girdi.
Elinde boya lekeli bir tuval vardı. Taşı uzun uzun inceledi:
Vincent van Gogh.

Adam o kaosta oturup taşın eskizini çizmeye başladı. Taşı çizerken yanlışlıkla silgiyi çayına, bisküviyi boyaya batırdı.
Kimse bir şey demedi.
Sonra yavaşça:
“Acının ışığı güzel vuruyor…”
Ben merak edip sordum:
"Hocam ne çiziyorsunuz?"
Van Gogh:
"Taşı."
Baktım.
Çizimde taş yoktu.
Kocaman bir ayçiçeği vardı.
Van Gogh omuz silkti:
"Başlangıçta taştı."
Hamlet bana döndü:
“Adam bizim travmayı natürmorta çevirdi.”

Nietzsche hâlâ masanın altındaydı.
Masadan sadece sakalı görünüyordu. Sonra yavaşça masanın altından çıktı. Gözlerini kapattı:
“Bu sınıf beni biyolojik olarak yoruyor.”

Ben tahtaya yaklaştım.
“Hocam…” dedim,
“Peki mesele ne burada?
Taşı taşımak mı?
Yoksa düşeceğini bile bile devam etmek mi?”
Camus ayağa kalktı.
Yavaşça kayanın yanına yürüdü.
Elini taşın üstüne koydu.
“Hayat çoğu zaman budur,” dedi.
“Aynı yollar, aynı hatalar, aynı insanlar, aynı kırılmalar.”

Sisifos başını salladı:
“Ve aynı bel ağrısı.”

Camus devam etti:
“Ama insan bazen anlamı zirvede bulmaz… 
Taşı iterken bulur.”

Hamlet hafifçe düşündü.
Sonra ciddi ciddi sordu:
“Hocam… yani hayatın anlamı gerçekten yok mu?”
Camus çayından bir yudum aldı.
“Belki yoktur.
 Ama insan bazen sırf inat olsun diye yaşamaya devam eder.”
Nietzsche gülümsedi.
Öyle normal gülümseme değil...
Sanki biri acıyla karakter gelişimi arasında bağlantı kurmuştu da hoşuna  gitmişti.

Dersin sonuna doğru herkes sessizleşmişti. 
Van Gogh taşı çizmeye devam ediyordu. Ama taş gittikçe daha hüzünlü görünüyordu.
Hamlet sıraya çökmüş, boş boş  tavana bakıyordu.
Nietzsche camdan dışarı bakıp sakalını sıvazlıyordu.
Sanki sakalın içinden aforizma çıkarıyordu.
Ben son kez sordum:
“Hocam…
Peki insan ne zaman yenilmiş olur?”
Camus cevap verdi:
“Taş düştüğünde değil. Onu bırakmaya karar verdiğinde.”
Hamlet el kaldırdı:
“Hocam ben taşı bırakmadım da…
Biraz oturup ağlayabilir miyim?” 
Camus:
“Süre tutmuyorum.”
Nietzsche:
“Ama ağlama biçimin bile irade göstergesi olmalı.”
Sisifos:
“Ben ağlamıyorum çünkü taşı taşırken gözyaşı yukarı akıyor.”

Zil çaldı.
Sınıf yavaş yavaş boşalmaya başladı.
Friedrich Nietzsche paltosunu aldı.
Kapıya yürürken yine bir sandalyeye çarptı.
Sandalye devrildi.
Nietzsche dönüp bakmadı bile:
“Zayıf yapıydı.”
deyip çıktı.

Sisifos taşı omzuna aldı. Bu kez biraz daha yavaş yürüyordu.
Kapıda durdu:
“Gençler…
Hayat hiçbir zaman kolaylaşmıyor. İnsan bazen sadece alışıyor.”
Sonra koridorda kayboldu.

Vincent van Gogh dalgın dalgın çizimlerini topladı.
Çıkarken yanlışlıkla kapıyı itmek yerine çekmeye çalıştı.
Kapı açılmadı.
Uzun uzun kapıya baktı.
“Sanatla aynı karakter.”
deyip sonunda doğru tarafa itti.

Sınıfta bir tek benle Hamlet kalmıştık.
Hamlet sıraya eğildi.
Eline tebeşiri aldı.
Sessizce küçük bir taş çizmeye başladı.
Ben izliyordum.
Taşın içini karaladı.
Sonra minicik harflerle içine benim adımı yazdı.
“Seynche.”
Ben kaşımı kaldırdım:
“Bu ne şimdi?”
Hamlet gayet ciddi:
“Kişisel Sisifos kayam.”
“Ben mi oluyorum o?”
Hamlet başını salladı:
“Evet.”
“Bu romantik mi hakaret mi?”
Hamlet düşündü.
“Karışık.”
Ben gülmeye başladım.
Hamlet hemen savunmaya geçti:
“Ama kötü anlamda değil!”
Yani… insan bazen sürekli düşündüğü şeyi taşıyor ya…”
“Yani ben senin zihinsel bel ağrın mıyım?”
Hamlet derin bir iç çekti:
“Biraz.”
“Neyse Hamlet, sonra konuşuruz. Biliyorsun Nietzsche'yi... Duygusal yakınlık görünce felsefeye kaçıyor.”

Tam o sırada koridordan Nietzsche’nin sesi geldi:
“İnsanlık yine metaforu flörte çevirmiş”
Hamlet hiç bozulmadan bağırdı:
“Hocam siz de sakalınızla duygularınızı gizliyorsunuz!”

Biraz sessizlik oldu.

Uzaktan Nietzsche’nin sesi geldi:
“Bulursan haber ver.”

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 385 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
NIETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ – 10
5/22/2026
NIETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ – 9
5/4/2026
BİR ADAMIN VAROLUŞ ŞOKU
4/27/2026
ÇOCUKLARDAN KORKMAK MI, YOKSA ONLARI KAYBETMEK Mİ?
4/20/2026
DÜRÜSTLÜK: EN PAHALI ANTRENMAN
4/7/2026
NEDEN Mİ BÖYLE GERGİNİZ?
3/30/2026
HAYATINI YAŞAYAMAYAN İNSANIN SON KALESİ: KAFASI
3/23/2026
NİETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ – 8
3/11/2026
MASALLAR ARDINDAKİ KADINLAR
3/6/2026
DOĞARKEN TOKAT, ÖLÜRKEN FATURA
2/27/2026
NİÇİN KİTAP OKUMALIYIZ?
2/18/2026
KAFKAVARİ BİR AYNADA KENDİMİZE BAKMAK
2/9/2026
İÇİNİZDEKİ BELEDİYE ÇALIŞIYOR MU?
2/3/2026
NİETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ -7
1/26/2026
HULUSİ KENTMEN (AMCA) GELMEYECEK
1/20/2026
ZAMAN – İNSAN
1/12/2026
SEN ASLINDA ÇOK AKILLI BİRİSİN!
1/5/2026
2026! NE OLUR GİRİŞ–ÇIKIŞ DENGEM DÜZGÜN OLSUN
12/26/2025
NİETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ _ 6
12/15/2025
GENÇKEN HEPİMİZ YEŞİLÇAM’DIK
12/10/2025
AYARSIZLIK, YENİ NORMALLİK
12/5/2025
NİETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ– 5
12/1/2025
MELİH CEVDET ANDAY’I DİNLERKEN
11/28/2025
NİETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ — 4
11/18/2025
BİZ HER ŞEYE HAZIRIZ… ŞİMDİ DÜNYA DÜŞÜNSÜN?
11/13/2025
NİETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ__3
11/7/2025
NİETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ _ 2
10/31/2025
CUMHURİYET: HER GÜN YENİDEN DOĞMAK
10/28/2025
KUŞ KOYSUNLAR YOLUNA
10/24/2025
NİETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ
10/20/2025
TEMKİNLİLİK ÇAĞINDA İNSAN KALMAK
10/13/2025
BELEŞ DÜKKÂNIN PEŞİNDE
10/8/2025
VE İNSAN 
10/3/2025
GÖÇMEN KUŞLARIN ARDINDA
9/29/2025
HAYALLER: ATMOSFERİN KAÇAK YOLCULARI
9/23/2025
AZ SONRA TOKAT GELECEKMİŞ GİBİ!
9/17/2025
TELEFONUM YOK, ÇOK ÜZGÜNÜM!
9/12/2025
İYİLİK Mİ, ENAYİLİK Mİ? FİLOZOFLARIN SARSICI CEVABI
9/4/2025
ZAFER, “ZAFER BENİMDİR” DİYEBİLENİNDİR
8/29/2025
ÇAĞLAR DEĞİŞTİ, İNSAN DEĞİŞMEDİ
8/25/2025
KÖPRÜNÜN ALTINDA, DÜNYANIN DIŞINDA
8/19/2025
ANLAŞILMAK İÇİN İLLA ÖLMEK Mİ GEREKİR?
8/13/2025
AFFEDİN ÇOCUKLAR!
8/8/2025
EN ÖNEMLİ ŞEY SAĞLIK AMA...
8/4/2025
BALIĞI BEN TUTTUM, PEKİ KİM YEDİ?
7/29/2025
KARA DEFTER SENDROMU
7/24/2025
KÖR NOKTANIN ANATOMİSİ
7/18/2025
VARLIĞIN ÖTESİNDE BİR AİDİYET
7/14/2025
RUHUNU AL VE UÇ!
7/8/2025
ŞAİRİN DÖNMEYEN DÖNGÜSÜ
7/2/2025
KORKUNUN KALBİNE YOLCULUK
6/26/2025
SADECE karne DEĞİL, BİR ÇOCUK GELDİ EVE
6/20/2025
TAKIM OYUNU: SEZGİ VE STRATEJİ
6/16/2025
BOZUK OTOMATIN ÖNÜNDE BEKLEMEK!
6/13/2025
KELİMELER BİZİ YANILTIYOR
6/9/2025
CESARETİN ÖTEKİ YÜZÜ
6/6/2025
İŞ BAŞA DÜŞERSE KORKMA!
6/2/2025
BU ARALAR ÇOK DÖNÜYOR!
5/30/2025
İNTİKAMIN YAN ETKİSİ
5/26/2025
BU MAHALLENİN DELİSİ ÇOK!
5/23/2025
BİR ADIM, BİR MİLLET: SİLİNMEYEN İZ
5/19/2025
HAYATIN VİRAJLARINDAN SÜKÛNETİN DÜZLÜĞÜNE
5/16/2025
YILAN DA OLSA SARILIN...
5/12/2025
ÖNCE ŞU DAĞINIKLIĞI GİDEREYİM…
5/9/2025
KENDİNİ TAŞIMAK
5/7/2025
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.

Bu haber henüz yorumlanmamış...

SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
İstanbul
ihracat
Çankaya Köşkü
emrah yılmaz
İslam
madenci
Milli Eğitim Bakanlığı
Abdullah Öcalan
Nursultan Nazarbayev