|
Talat Atilla Berat Albayrak ihtimali yeniden gündemde! Pek şüpheli ölüm! 12 vekil! medya çetesi! |
|
Cengiz Altınsoy Kılıç, dar ya da bol fark etmez |
|
Adnan Küçük TRUMP’I ESİR ALAN EPSTEİN: BATI’NIN CANAVAR RUHU DEŞİFRE OLDU (2) |
|
Melike Topuk Sinir Sistemin Alarmda |
|
Zahide GULİYEVA Güneşi İçeri Almak İstiyorsan Perdeleri Açacaksın |
|
Tunacan Tuna SÖZ YAZARINDAN EUROVISION ŞAMPİYONU "SATELLITE"IN HİÇ ANLATILMAMIŞ HİKÂYESİ |
|
Tuğrul Sarıtaş TÜRK SİNEMASI YARA ALIYOR |
|
Canan Sezgin 2026 TEMMUZ VE RUHUN EVE DÖNÜŞ YOLCULUĞU! |
|
Tekin Öget ''İÇ KALE'' DOKTRİNİ |
|
Ersan Yıldız Yedin mi pilavın etli tarafını? |
|
Elif Hece Öztürk Sular Yükselirken |
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Kürt sorunu yoktur.” sözleri tepeden tırnağa doğru bir sözdür.
Bu sözler; büyük bir istismarın, bizzat Devlet Başkanı tarafından bitirilmesidir.
Her şeyi polemik konusu yapan anlayış, elbette bu sözleri de değersizleştirmek için harekete geçti.
Sözde temel dayandıkları argüman şu;
“Madem Kürt sorunu yok. Neyi tartışıyoruz? Neyi çözmeye çalışıyoruz?”
Bu soru aslında yok hükmündedir ama cenaze ortada kalmasın, kaldıralım!
Evet, bir vakitler başka etnik unsurların da olduğu gibi Kürt kardeşlerimizin de sorunları vardı.
Özgür Kürtçe konuşmadan, devletin tahsis ettiği kanala kadar onlarca tarihi açılım yapıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Kürt sorunu yoktur.” kelimesi, “Artık Kürt sorunu yoktur.” olarak sosyolojik gerçekliği tam olan belgeli bir sözdür.
HDP’nin medya içine gizlenmiş lobisi, barajı şimdiden geçirdiği (!) HDP için neredeyse kahramanlık ağıtları yakıyor.
HDP, şu anda Cumhuriyet tarihi boyunca başta medya olmak üzere etkili lobilerden hiç bu kadar büyük destek almadı.
Sözde anlı şanlı yazarlardan, sanatçılara…
Sivil toplum örgütlerinden, medyaya kadar…
Ve elbette arkalarına PKK’nın silah ve korkutma gücünü de alarak…
Türk solunun bir bölümü ne yazık ki, sol kelimesinin etimolojik tarihine ihanet etme pahasına ırkçı bir yaklaşıma destek veriyor.
HDP’ye verilen desteğin, iktidarı devirmek için yapılması, yapılan eylemin suçunu hafifletmediği gibi, ağırlaştırıcı bir neden olarak karşımızda duruyor.
Ne yani?
Bir başka yapıyı devirmek için, inandığın değerleri çöp kutusuna atmanın yüceltilecek bir yanı olabilir mi?
Üstelik, “Benim ırkım üstündür” mealinde siyaset yapan bir parti için…
Türkiye’de sol düşüncenin, yükselen dalga meydana getirememesinin en önemli belgelerinden birisi tam karşımızda duruyor!
Talat Atilla/Güneş
E-posta
Facebook
Twitter
Yazdır
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
| Bu yazı 26163 defa okunmuştur. |
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|

55
49













