Vatan Gazetesi bugün sürmanşetine Aktütün Saldırısı sırasında ve sonrasında golf oynayan Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Aydoğan Baboğlu'nu çekti.
"Paşam İstifa Et" başlıklı sürmanşet, gazetenin Başyazarı Güngör Mengi'nin yazısıyla desteklendi. Yine gazetenin yazarlarından Necati Doğru ve Mehmet Tezkan da Org. Babaoğlu'nun istifasını istedi.

Vatan başyazarı Güngör Mengi'nin "İstifa şart oldu"
başlıklı yazısı...
Bazı sorumluluk mevkileri hata kaldırmaz, özür kabul etmez. Yanlış yapan gider! Gitmeyen gönderilir!
Uygarlığın en köklü geleneği olan istifa müessesesi, yalnız hata yapanı değil, o hatadan zarar gören kurumu da koruyan bir sigortadır.
Aktütün sınır karakolumuzda 17 askerimizin şehit olduğu saldırıya rağmen Antalya’da golf oynamaya devam eden Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Babaoğlu hakkında yorum yapmak için neden aceleci davranmamaya çalıştık?..
Komutan, bunun kurumsal bir zaaf olmadığını göstermek adına istifasını verecektir diye bekledik.
“Komutan istifa etmezse ettirirler” diye düşündük.
İkisi de olmadı.
Üstelik Genelkurmay, Hava Kuvvetleri Komutanı’nın hata yapmadığı, hata varsa bile bunu TSK adına kabullendikleri anlamına çekilecek ifadeler taşıyan bir açıklama yayınladı.
Açıklamada komutanın saldırıdan haberdar olmadığı için oyun oynamaya devam ettiği anlatılırken, yorum yapanlar TSK’yı yıpratma amacı taşıdıkları öne sürülerek eleştirildi.
Bu anlayış sakattır. 17 şehit verilen bir terörist baskınından 24 saat habersiz yaşayan bir kuvvet komutanı düşünülemez.
Hele bu tuhaflığı eleştirenlerin TSK’yı yıpratmaya programlanmış kötü niyetli insanlar olduğunu söylemek hiç akılcı değildir.
Genelkurmay’ın komutanı korumak adına öne sürdüğü gerekçe karşısında verilecek en haklı tepki “Özrü kabahatinden büyük” demek olur.
TSK’yı yıpratmayalım baskısının yarattığı sakınma duygusu koruyucu olsaydı Orgeneral Babaoğlu bir çok insanın gözünde “Çocuklarımız ölürken golf oynayan komutan” durumuna düşmezdi.
Böyle bir hatanın kendisine ve TSK’ya çıkaracağı maliyet onu korkutur ve böyle açığa düşmezdi.
Şanssızlığına kahrettiğini tahmin edebiliyorum ama özveride bulunmaya mecburdur. Hatasını TSK’ya taşıtmamalı, kurumunu korumak için istifa etmelidir.
“Ortada kurumsal zaaf yok. Kişisel hata yaptım. İşte bedelini ödedim, mesele kapandı” demelidir.
Bu çağrıyı kelle istemek için yapmıyorum, yedeği olmayan bir kurumun zarar görmemesi için yapıyorum!
Necati Doğru ise skandal isim Zahid Akman'ı anımsatarak "Paşam Zahid'leşmeyin" dedi. İşte Doğru'nun çağrısı...
17 Mehmetçik, dağın tepesinde tenekeden karakolda baskına uğrayıp şehit olurken, siz Antalya’da bir lüks otelin “Paşa...” adlı golf sahasında sopa sallıyordunuz. Siz golf oynarken 17 şehit çocuğumuzun yanı sıra 20 Mehmetçik de baskında yaralanıyordu.
Günlerden cumaydı.
Cuma bitti.
Cumartesine girildi.
Gün akşam oldu.
Cumartesi günü akşamına kadar “17 askerin şehit olmasından 20 Mehmetciğin yaralanmasından” haberiniz bile olmuyordu. Türkiye şehit çocuklarına ağlıyordu, siz golf oynuyordunuz.
Paşam Zahid’leşmeyiniz.
Gereğini yapınız.
İstifa ediniz.
Böylelikle, “Mehmetçik tenekeden karakolda şehit olurken paşam golf oynuyordu” diyenlerin orduyu yıpratma fırsatını ellerinden alınız.
RTÜK Başkanı da istifa etmiyor. Almanya’daki savcılar ile mahkeme Deniz Feneri soygununda ve “sizi ev sahibi yapacağız” diyerek işçi paralarının dolandırılmasında Zahid Akman’ın da bağlantılı olduğunu söylediler. RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın da adalet önünde “sorgulanarak” hesap vermesi gerektiğini açıkladılar.
Zahid Akman, laf üretiyor.
Bahane türetiyor.
Arkamda Başbakan var diyor.
TV’ye çıkıyor tapu gösteriyor.
Zahid Akman istifa etmiyor.
Paşam bir farkınız olsun.
Zahid’leşmeyiniz.
Siz istifa ediniz.
Bir diğer Vatan yazarı Mehmet Tezkan ise yine aynı konuyu aynı çağrıyla sonlandırdı ve sordu: "İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?
Golf oynamanızı eleştirecek değilim.. Hava Kuvvetleri Komutanı sürekli karargahta oturur diye bir kural yok..
Golf de oynar, tenis de, futbol da..
17 askerimizin şehit olduğu gün golf oynamanıza takılmış değilim.. Ağır eleştiri aldınız, köşedeki bakkaldan, berber çırağına kadar sizi konuşuyor..
Havacı Paşa ayıp etti diyorlar.. Böyle bir günde golf sopasıyla dağda bayırda.. Fotoğrafınızı görünce insanın bazen basireti bağlanır diye düşündüm..
Gerekli direktifleri verip golf oynama ya devam ettiğinizi zannettik.. Golf sopası ile usta bir vuruşa hazırlanırken bir yanda Bayraktepe’deki hain saldırı konusunda bilgi aldığınızı düşündük..
Üzüldük tabii..
Yanılmışız!
Mesele böyle değilmiş..
Değilmiş ama keşke böyle olsaydı..
Meğer daha da vahimmiş!
Düşündüğümüz gibi olsaydı kişisel bir zafiyet der yine eleştiri oklarını gönderirdik ama üzerinde çok fazla durmazdık..
Milliyet’ten Fikret Bila’ya söyledikleriniz de Genelkurmay’dan yapılan açıklama da bizi endişelendirdi.. Karşımıza devasa bir kurumsal zafiyet çıktı..
Diyorsunuz ki, cumartesi akşam saatine kadar 17 erin şehit olduğundan haberim yoktu..
Nasıl olur paşam!
Sağır sultan bile duymuştu.. Ülke yasa bürünmüştü.. O gün oynanan maçlarda bile futbolcular saygı duruşuna geçmişti..
Bütün bunlar olurken kimsenin aklına sizi aramak gelmedi mi? O gün karargahta görev yapan subayların..
Yaveriniz yok mu paşam!
Nöbetçi subaylar belki de hain saldırıyı anında öğrendiğinizi düşündüler.. Peki golf arkadaşınız Harp Akademileri Komutanı Org. Aksay’ı da arayan olmadı mı?
Onun da mı haberi yoktu?
Peki ya turnuvaya katılan öteki yarışmacıların.. Golf sahasına yayılmadan önce bir Allah’ın kulu bile televizyonlara göz atmamış mı?
Hiçbirinin telefonuna bu acı haber düşmemiş mi?
Sirene Golf Kulübü’nde sizi gören bir kişi bile ‘başınız sağolsun paşam’ demedi mi?’
Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratmak kimsenin aklının ucundan bile geçmez.. O ordu bizim ordumuz.. Ama içinde bulunduğunuz durum tuhaf değil mi?
Keşke o açıklamayı hiç yapmasaydınız!
Başında olduğunuz kurumu zafiyet içinde göstermeseydiniz.. İletişim çağında size ulaşılamaması olacak iş mi? Hatalıyım, özür dilerim deyip sussaydınız..
Türk halkının engin hoşgörüsüne sığınsaydınız..
Böylesi daha şık olurdu..
Şu sözünüze de takıldım.. Diyorsunuz ki: “Haberi cumartesi günü akşam saatlerine doğru aldım. Haberi alır almaz Türk Hava Kuvvetleri’nden talep edilen desteği anında sağladık.”
Tamam da aradan 24 saat geçmiş..
Çatışma cuma günü başladı..
Kafa karıştıran sözlere ne gerek vardı.. Görev başındaki komutanlarım gerekeni yapmışlar deseydiniz..
Olmadı paşam derken bunu kastettim..
Kimse, orduya verdiğiniz 50 yıllık hizmeti talihsiz bir olay nedeniyle yok saymıyor.. Kimsenin buna hakkı yok..
Ama kabul edin, hayat böyle bir şey..
Talihsiz bir olay insanı hırpalıyor.. Keşke olay talihsiz golf oyunuyla sınırlı kaysaydı, üstüne talihsiz açıklamanız gelmeseydi..
İstifa etmeyi düşünüyor musunuz Paşam?..
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...