Sezer, Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yayınladığı mesajda basın çalışanlarının, çağdaş yaşam standardına, ekonomik ve sosyal koşullara sahip olmasının mutlaka sağlanması gerektiğini söyledi. Sezer şunları dedi:
"En zor koşullarda görev peşinde koşan basın çalışanları, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) saptamalarına göre dünyada en riskli mesleklerden birini yerine getirmektedirler. Basının toplumun sesi olma işlevini özgürce yerine getirebilmesi, basın özgürlüğünü kısıtlayan engellerin kaldırılmasına, basın çalışanlarının haklarına sahip çıkılmasına, ekonomik ve sosyal durumlarının iyileştirilmesine ve onlara özgür çalışma ortamı sağlanmasına bağlıdır.
Ancak, günümüzde basın çalışanları ekonomik ve sosyal haklardan, hiçbir dönemde görülmediği kadar yoksun durumdadır.
Örgütlenme ve toplu sözleşme hakları büyük ölçüde yok sayılan basın çalışanları iş güvencesinden de yoksun bulunmaktadırlar. AKP zihniyetiyle bütünleşen ekonomik krizin de can yakıcı etkisi sonucu basın sektörde işsizlik ve işten çıkarılmalar büyük boyutlara varmıştır."
"Özgür Türk basını, ulusal birliğimiz ve laik demokratik Cumhuriyet’in güçlenmesi için vazgeçilmezimizdir." diyen Sezer mesajında şu görüşlere yer verdi:
"Öte yandan, AKP zihniyeti, basının özgür kalemlerine düşmanca tavrını ısrarla sürdürmektedir. Birçok gazeteci ve yayıncı Başbakan tarafından mahkemelerde süründürülmektedir. Toplum kesimleri arasında ve kamu kuruluşlarında olduğu gibi, basın sektöründe de "yandaş ve karşıt gazeteci" uygulamasıyla ayrımcılık ve bölücülük yapılmaktadır. Bu nedenle, bir kamu görevi yapan gazetecilerden, kamusal alanlara girişler için adeta "pasaport ve vize" talep edilme noktasına gelinmiştir. Bu durum, AB üyelik sürecindeki Türkiye’de demokrasimizin sağlığı için çok tehlikelidir.
Herkes çok iyi bilmeli ve anlamalıdır ki özgür Türk basını, ulusal birliğimiz ve laik demokratik Cumhuriyet’in güçlenmesi için vazgeçilmezimizdir.
Basın çalışanlarının, çağdaş yaşam standardına, ekonomik ve sosyal koşullara sahip olması mutlaka sağlanmalıdır. Bu konuda devlete olduğu kadar, basın işverenlerine ve meslek örgütlerine de önemli görevler düşmektedir."
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...