Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) işbirliğiyle Fatih'teki MTTB Genel Merkezi'nde düzenlenen "Siyaset Okulu" açılış programında konuşan Çiftçi, Birliğin, koordinatlarının çizildiği, fikir dünyasının şekillendiği, dava şuurunun ruhlarına sindiği bir adres, cemiyet olduğunu söyledi.
Çiftçi, MTTB'nin "Yeniden büyük ve güçlü Türkiye" diyen, Anadolu'nun saf çocuğunu ayağa kaldıran, dava taşını gediğine koyan, Ayasofya'nın zincirlerini kıran, yeniden minarelerinden Ezan-ı Muhammedileri okutturan milletin adamı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın cemiyeti, ocağı olduğunu ifade etti.
Siyasetin, iktidar mücadelesi değil, insanı anlama, toplumu inşa etme ve adaleti tesis etme sanatı olduğunu dile getiren Çiftçi, siyaseti doğru anlayabilmek için önce insanı, sonra toplumu, ardından tarihi doğru okumak gerektiğini belirtti.
Bakan Çiftçi, hızlı değişimlerin olduğu, teknolojinin baş döndürücü hızla ilerlediği bir çağda yaşandığına, bu hızın büyük bir anlam krizini de beraberinde getirdiğine işaret etti.
Necip Fazıl Kısakürek'in "Bir milletin yeniden dirilişi için fikri bağımsızlık şarttır." dediğini hatırlatan Çiftçi, "Ona göre, başkalarının kavramlarıyla düşünen bir toplum kendi kaderini tayin edemez." ifadesini kullandı.

"YARININ TEMSİLCİLERİ"
Çiftçi, bu nedenle gençlerin en önemli görevinin medeniyetinin kavramlarıyla düşünmeyi öğrenmek olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
"Sevgili gençler, siz yalnızca üniversite öğrencisi, genç insan değilsiniz. Siz, aynı zamanda bu milletin yarınını şekillendirecek iradenin temsilcilerisiniz. Bu yüzden taşıdığınız sorumluluk sadece bireysel sorumluluk değil, tarihi bir sorumluluktur. Çünkü bizim medeniyet tasavvurumuz insanı merkeze alan bir anlayış üzerine kuruludur. Bu anlayışın en büyük örneği ise şüphesiz sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed'dir. Efendimiz, sadece bir dini tebliğ eden bir peygamber değil, aynı zamanda bir toplum kurucusu, devlet başkanı ve siyaset rehberidir. O'nun Medine'de kurduğu düzen, insanlık tarihinin en önemli siyasal modellerinden biridir. Bu modelin temelini oluşturan Medine Sözleşmesi, farklı inançlara, kimliklere sahip insanların bir arada yaşayabileceğini gösteren eşsiz bir örnektir. Bu sözleşme, sadece bir tarih vesikası da değildir. Aynı zamanda bugün için de güçlü bir referans kaynağıdır. Medine Sözleşmesi'nin ruhunu doğru anlamak zorundayız. Bu sözleşme bize şunu öğretir, devlet adalet üzerine kuruludur, toplum güven üzerine inşa edilir, siyaset ahlakla anlam kazanır."
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...