Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan’la, Brüksel yolunda, “artık geri plana itildi” eleştirileri yöneltilen AB sürecine, “askıya alındığı” düşünülen anayasa değişikliklerine ve Kıbrıs’ta yürütülen görüşmelere ilişkin sohbet ettik. Babacan her üç konuda da çarpıcı açıklamalar yaptı. İşte o değerlendirmeler:
AB’NİN EN BÜYÜK KATKISI EKONOMİYE: ‘Avrupa Birliği’nden ülke olarak, devlet olarak, millet olarak ve hükümet olarak en ufak bir zararımız olmadı ki gevşeyelim. Bir tane zarar ettiğimiz örnek göstersinler. Tam tersine. Üye olmaya çok yaklaştığımız zaman gerçek al-verler başlayacak. Şimdi işimize gelmeyen konularda ‘ne zaman üye olacaksak o zaman gündeme getiririz’ gibi bir seçicilik yapıyoruz. O ana kadar atacağımız her adım faydalı olacaktır. 2013’te AB’ye ‘Biz hazırız’ diyeceğiz. Onlar hazır olacaklar mı ona bakacağız. AB süreci en çok ekonomiye katkı sağladı. Bu süreç devam ettiği müddetçe yol kazaları azalacak. Açıkçası kendimize zarar verecek bir şey yapmayız.
MUHALEFET AB’YE DEĞİL, HÜKÜMETE KARŞI: Bence muhalefet partileri AB’ye özünde karşı oldukları için bizi engellemiyorlar. Tamamen hükümete karşı bir eylemde bulunmak için reform sürecine karşı çıkıyorlar. Çünkü AB konusunda işler yolunda gittikçe hükümetin artı puan aldığını gördüler. Yoksa bizi ilk başlarda AB çalışmalarında çok desteklediler. El ele reformlar yapmıştık. Yerel seçimlerde oyumuzun arttığını görünce, politika değişikliğine gittiler ve karşı çıkmaya başladılar. Önümüzdeki dönemde anayasa değişiklikleri gündeme geleceği için yine muhalefetin desteği önemli olacaktır. Anayasa değişiklikleri için imzaya ihtiyaç olduğu gibi, yapılan düzenlemeleri Anayasa Mahkemesi’ne götürme durumları da var. O nedenle reform sürecinin hızı biraz da iç siyasi iklime bağlı.
ULUSAL PROGRAM YILBAŞINA KALMAZ: Ulusal programı çok yakında açıklayacağız, yılbaşına kalmaz. Dört yıllık takvim belli olacak. Ulusal programın siyasal reformlar bölümü önemli olacak. Yargı reformu, asker-sivil ilişkileri demokrasinin derinleştirilmesi ve siyasi partilerle ilgili düzenlemeler. Ciddi anayasa değişikliklerine ihtiyaç var. Bu sır değil. Burada üç seçenekle karşı karşıyayız. Birini seçeceğiz. Tamamen bir anayasa değişikliği, kapsamlı değişiklik veya kısmen-parça parça değişiklikler... Bu anayasa ile devam edelim, demek mümkün değil.
Yine yol kazalarına uğrarız
KIBRIS’TA SİYASAL İKLİM
UYGUN: Hazır, ortam müsaitken hızlı yol almak istiyoruz. Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’ın iki tarafında siyasal iklim uygun. Türkiye olarak çözüm isteyen tarafız. AB’ye bunu gösteriyoruz. Kıbrıs’ta taviz asla söz konusu değil.
Özür KampanyasI sürece zarar verİr
ALİ Babacan, özür kampanyasına ilişkin olarak şunları söyledi:
‘Biz tarihimizle barışığız, özgüvenimiz tam. Bu nedenle tarih komisyonu önerisinde bulunduk. Bu hâlâ geçerlidir. Tarihi tarihçiler yazar, politikacılar değil. Bu tür tartışmaların hele hele müzakere süreci ilerlerken yapılması yanlıştır, müzakere sürecine zarar verebilecek niteliktedir. Doğru değildir. Herkesin belli bir sorumluluk anlayışı içinde hareket etmesi gerekmektedir. İfade özgürlüğü önemlidir ama bu tartışmaların bir belgesi olması lazım. Var mı? Yok. Hangi bilgilere göre bu görüşler ortaya atılıyor? Bizim bakışımız, Sayın Başbakanımızın bakışı ve duruşudur.”
3 yIl ARADAN sonra Brüksel yolcusu
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan 19 veya 27 Ocak’ta Brüksel’e gidiyor. Kendisine Avrupa Birliği’nden gelen davet üzerine Belçika ziyaretini gündeme alan Erdoğan, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barrasso ile bir araya gelecek. Başbakan Erdoğan, en son 2005 yılında Brüksel’e gitmişti.
akşam
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...