Yargıtay'ın kapatma davasının kendisi için "çok büyük bir sürpriz" olduğunu birkaç defa vurgulayan Albright, kapatma teşebbüsünün halkın iradesinin tersine gitmek olduğunu vurguladı. Şu an Milli Demokratik Enstitü Başkanı olan ABD'nin ilk kadın dışişleri bakanı Albright, ABD'den telekonferans marifetiyle Türk gazetecilerin sorularını cevapladı.
AK Parti'nin 22 Temmuz seçimlerinde büyük bir zafer kazandığına dikkat çeken Albright, seçim kampanyası sırasında Türkiye'de mükemmel bir demokratik mücadele olduğunu ve demokrasi ile İslam'ın birarada yaşabileceyeğini çok güzel gösterdiğini söyledi. AK Parti'nin laikliği aşındırdığına ilişkin herhangi bir karine olmadığını söyleyen Albright, tam tersine AK Parti'nin Türkiye'de mühim reformlara imza attığını söyledi. Albright, "Kaldı ki bu konular seçim kampanyasında yoğun olarak tartışıldı ve insanlar sandıklara gitmeden önce kararlarını verdi. Sonuçta bildiğiniz gibi insanların büyük bir kısmı bu partiye oy verdi." şeklinde konuştu.
Türkiye'de adli sürece müdahele etme gibi bir niyeti olmadığını birkaç defa vurgulayan Albright, savcının Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı siyaseten yasaklı getirmek istemesine ise, "İkisini de çok iyi tanıyorum. Bu iki insan kendilerini reformlara adadılar. Hukuka bağlı kaldılar. İnsanlar da oy verirken kime oy verdiklerini gayet iyi biliyorlardı" dedi.
LİNDEN: İNANAMADIM

Eski Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanı Rene van der Linden, AK Parti'nin kapatılması talebine çok şaşırdığını söyledi.
Linden, Yargıtay Başsavcısının, AK Parti'nin kapatılması ve 71 üyesine siyasi yasak getirilmesi talebini içeren iddianamesiyle ilgili olarak A.A muhabirine açıklamasında, AK Parti hükümetinin geçen yasama döneminde Türkiye'de çok önemli reformlar yaptığını ve bunların çok da başarılı olduğunu belirterek, ''AK Parti'nin kapatılması talebine çok şaşırdım'' dedi.
Türkiye'de kısa bir süre önce seçimler yapıldığını ve bu seçimlerde AK Parti'nin çok büyük miktarda oy aldığını hatırlatan Linden, bu nedenle Türkiye'nin AB üyeliği yolunda reform sürecini sürdürmeye çalışan bir partinin kapatılması talebine inanamadığını ifade etti.
Bu girişimin Türkiye'nin AB üyeliği sürecine olumsuz etki yapıp yapmayacağı şeklindeki soruya karşılık da Linden, her iki tarafın da Türkiye'nin AB üyeliği konusunda sorumluluklar üstlendiklerine işaret ederek, gerekli şartları yerine getirdiği takdirde AB'nin de sözünde durarak Türkiye'yi Birliğe alması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin AB için önemli bir stratejik ortak olduğunu kaydeden Linden, AB'nin de Türkiye için önemli olduğunu ve her iki tarafın da karşılıklı olarak birbirlerine muhtaç olduklarını sözlerine ekledi.
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...