Tekbir Giyim’in sahibi Mustafa Karaduman hakkında marka tescilinin iptali için dava açılması yabancı basında da yankı buldu. The Independent gazetesi, Karaduman'ın yargılandığını duyururken "Allah'ın terzisi din sömürücülüğünden davayla karşı karşıya" diye yazdı.
Gazete, kendisine Türk basını tarafından “Allah’ın terzisi” lakabı takılan Karaduman’ın muhafazakar şehirli kadınların markası haline gelen ayak bileğine kadar uzanan pardesüler ve parıltılı renklere sahip türbanların başarılı biçimde toplu pazarlamasını yaptığı için Türkiye’deki laik kesimlerin nefretini kazandığını vurguladı.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhami Güler ile İslamiyat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Bayraktar tarafından açılan davayı tetikleyen unsurun 1980 yılında kurdukları şirkete “Tekbir” adını vermeleri olduğu belirtilirken, “Tekbir”in İslam’ın temel ifadelerinden biri olan, “Allah’tan başka Tanrı yoktur” anlamına geldiği kaydedildi.
Gazete, Güler’in şu sözlerine yer verdi: İsa, tapınakta borç para verenlerin görünmesinden hoşnutsuzdu ve ben de yeni kuşak Müslümanların 'Tekbir'in pahalı türbanlar anlamına geldiğini düşünmelerinden rahatsızım.
Haberde, Güler'in avukat arkadaşlarının kendisine toplum tarafından manevi değer verilen isimlerin ticari amaçlarla kullanılmasını Türk kanunlarının yasakladığını bildirdiği kaydedildi.
Mahkemeden "Tekbir Giyim"in adını değiştirmesi yönünde bir karar çıkması durumunda dini isimlere sahip sayısız şirkete karşı davalar açılabileceği bildiriliyor.
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |