|
Talat Atilla Baba Hasan İmamoğlu devrede! Oğlu için iki kritik siyasi temas! Başka çaresi yok! |
|
Cengiz Altınsoy Her şey geçiyor |
|
Adnan Küçük TRUMP’I ESİR ALAN EPSTEİN: BATI’NIN CANAVAR RUHU DEŞİFRE OLDU (2) |
|
Melike Topuk Korkunun Saklambacı |
|
Zahide Gerçekliğin Sürgünü: Sosyal Medya Çağında ''Yaşamak'' Ne Yana Düşer? |
|
Tunacan Tuna KENDİLERİ KÜÇÜK, ETKİLERİ BÜYÜK! |
|
Derya Çöl Değerin Tasfiyesi |
|
Tuğrul Sarıtaş Biz hep gazeteciyiz |
|
Seyhan Korkmaz YAPAY ZEKA DEĞİL, KOLTUK KORKUSU |
|
Kıvılcım Kalay EĞER BİR ŞANSIM OLSAYDI |
|
Canan Sezgin Merkür Retro’da, Jüpiter Aslan’da: Şimdi Ne Olacak? |
|
Tekin Öget DİCLE’NİN ADALETİNDEN SOKAKLARIN SORUNLARINA |
|
Esra Süntar SUSTUN MU SAHİDEN? |
|
Ersan Yıldız Yedin mi pilavın etli tarafını? |
|
Elif Hece Öztürk Sular Yükselirken |
CHP ve cemaat arasındaki yakınlaşmayı ilk kez, 4 sene önce Erkan Tan’ın TV8’deki programında, “Cemaatin, Gazete binasındaki ruhsat problemini CHP’li belediyeye çözün talimatı veren Kemal Kılıçdaroğlu halletti.” diye duyurmuştum.
Oldukça sıkıntılı günler geçirdim.
Hem cemaat, hem de bazı bakanlar tarafından, “Fitnecilik yapmakla” itham edilmiş, ısrarla özür dilemem talep edilmişti.
Sosyal medyada linç edilmiş, ağır tehdit mesajları almış, üstüne bir de televizyonlara konuk olarak çağrılmamam konusunda neredeyse her yere ismim sıkı sıkı tembih edilmişti.
İlginç ama bana inanan yalnızca dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan olmuş, gazete yöneticilerine, “Hem bizi, hem CHP’yi mi idare ediyorsunuz?” siteminde bulunmuştu.
Gazeteci Erkan Tan, bana, “Özür dilemezsen, sen de ben de çok sıkıntıya gireceğiz.” dediğinde, “Yalan ya da yanlış haber yapsam özür dilerim ama doğru bir haberden dolayı asla özür dilemem.” yanıtını vermiştim.
17-25 Aralık operasyonlarından sonra ete kemiğe büründü ki; CHP ve cemaat kimyaları farklı olsa da, stratejik bir ortak olarak hareket ediyorlar.
Sorumluluğu alınan her türlü beraberlik/ittifak elbette kurulabilir.
Bunda hiçbir mahzur yok ama var olan bir şeye yok demek, kamuoyunu olduğu gibi muhatapların tabanlarını da aldatmak anlamını taşır.
Kimin, kimle yakınlaşacağı, muhatapların konusudur ama kamuoyu yanlış bilgilendirilirse, doğru bilgilendirmek de gazetecinin işidir.
Size, kısa zaman önce gerçekleşen CHP/Cemaat birlikteliğine dair belgeli bir örnek vermek istiyorum…
2014 Haziran ayında TUSKON, fuar düzenlemek için CNR Holding’e başvurdu.
Ancak CNR, TUSKON’un bu talebini kabul etmeyerek yer vermedi.
Daha sonra TUSKON, CHP’yi aracı soktu ve CHP’ninTÜYAP’taki bağlantı ve yöneticileri sayesinde, 7 Ocak 2105 ve 10 Ocak 2015 tarihleri arasında TÜYAP’tan yer aldı.
TÜYAP’ın Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal bir CHP üyesi…
Yine CHP PM üyesi Ercan Karakaş TÜYAP Yönetim Kurulu üyesi…
TÜYAP’ın arsasının kimin arsası üzerine kurulduğunu biliyor musunuz?
OYAKBANK…
Bitmedi!
TÜYAP, OYAKBANK ve CHP’nin de hissedar olduğu İş Bankası’nın kredi desteği ile kuruldu.
Ve son not;
Kılıçdaroğlu, tüm organizasyonlarını TÜYAP’ta yapar.
Talat Atilla/Güneş
E-posta
Facebook
Twitter
Yazdır
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
| Bu yazı 34618 defa okunmuştur. |
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|

54
49













