|
Talat Atilla Baba Hasan İmamoğlu devrede! Oğlu için iki kritik siyasi temas! Başka çaresi yok! |
|
Cengiz Altınsoy Her şey geçiyor |
|
Adnan Küçük TRUMP’I ESİR ALAN EPSTEİN: BATI’NIN CANAVAR RUHU DEŞİFRE OLDU (2) |
|
Melike Topuk Alacaklı-Verecekli Evliliği |
|
Zahide Gerçekliğin Sürgünü: Sosyal Medya Çağında ''Yaşamak'' Ne Yana Düşer? |
|
Tunacan Tuna HOLLANDA’YI ÜÇ AYRI ŞEHRİ, ÜÇ FARKLI RUH HÂLİ İLE TANIMAK… |
|
Derya Çöl Değerin Tasfiyesi |
|
Tuğrul Sarıtaş Tok, Açın Halinden Anlamaz! |
|
Seyhan Korkmaz YAPAY ZEKA DEĞİL, KOLTUK KORKUSU |
|
Kıvılcım Kalay EĞER BİR ŞANSIM OLSAYDI |
|
Canan Sezgin GÖKYÜZÜNDE BAHAR TEMİZLİĞİ! |
|
Tekin Öget SOKAKLAR KİMİN? |
|
Esra Süntar SUSTUN MU SAHİDEN? |
|
Ersan Yıldız Yedin mi pilavın etli tarafını? |
|
Elif Hece Öztürk Sular Yükselirken |
Birisi sözde Prof ünvanı olan bir meczup, diğeri yönetmen eskisi tuhaf bir adam.
Ne yazdıklarını tekrar yazarak sayfayı kirletmeyiz.
Açıkça kendilerini, “Bizansın çocukları” olarak tanıtıyorlar.
Madem bu toprakların değerlerine, Türkiye’nin en azılı dış düşmanları kadar hasımsın, neden bu topraklarda caka satarak keyif yapıyor, eğitim görüyorsun?
Ait olmadığını söylediğin yerde karnını doyuracak kadar yüzsüz, ruhsuz, kansız bir bedene kim hayat verebilir ki?
Randevu ile çalışan kadınların onuru, sizin onurunuzun yanında Everest tepesi gibi kalıyor…
Şerefiniz, hangi mahzene saklandı?
Türkiye’ye açıkça savaş ilan edenlerin şerefi bile sizlerin şerefi karşısında devasa bir anıt gibi.
Hiç değilse asalak gibi Türkiye’nin sırtından geçinmiyorlar.
Nerede bu devlet?
İşine gelince saklanan, işine gelince, “Benim, ben!” diye dev cüssesini gösteren devlet nerede?
Bu satırların yazarına, 2 satırlık eleştiriden yıllarca hapis cezası veren devlet, sahi sen neredesin?
Ne tanımlanamaz bir aygıtsın sen?
Sormayacak mısın bu irtifası çukurdan bile alçak ihanetin bedelini?
Ey Devlet; Yoksa sen aslında bir hayalet misin?
Gerçeği tekmelemek!
Gerçekle aramıza mesafe koymaktan hoşlanıyoruz.
Bu, ruhumuzun oksijen ihtiyacı belkide.
Yeterince gerçekle yaşamak zor geliyor sanırım.
Fakat bunu da abartıyoruz.
Dizi- Sinema sektörü mesela…
Yalanın gerçeğe yakın halidir aslında beyazperde ve televizyon yıldızlarını bize çeken.
Bunlar tamam da; o setlerin arka planını göstermeler, o rol içinde rol konuşmalar, o sahte kurgular yok mu?
Zaten rol yapıyorsunuz! Bir de nasıl rol yaptığını uzun uzun magazin programlarına anlatmak neyin nesi?
Gerçek bu kadar tekmelenir mi?
E-posta
Facebook
Twitter
Yazdır
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
| Bu yazı 43236 defa okunmuştur. |
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|

53
49













