|
Talat Atilla Önce madalya, sonra hakaret! Kurtulmuş'un ziyaret ettiği gaziye resmi yazıyla 'DELİSİN!' dediler! |
|
Cengiz Altınsoy Kılıç, dar ya da bol fark etmez |
|
Adnan Küçük TRUMP’I ESİR ALAN EPSTEİN: BATI’NIN CANAVAR RUHU DEŞİFRE OLDU (2) |
|
Melike Topuk Elinden Tutan Değerlerin |
|
Zahide Gerçekliğin Sürgünü: Sosyal Medya Çağında ''Yaşamak'' Ne Yana Düşer? |
|
Tunacan Tuna CHICAGO FUARI’NDA OSMANLI: BİR TEMSİLİN BAŞARISIZLIĞI MI, BİR ALGININ ZAFERİ Mİ? |
|
Derya Çöl Değerin Tasfiyesi |
|
Tuğrul Sarıtaş Biz hep gazeteciyiz |
|
Seyhan Korkmaz SİYASET KALPTEN BAŞLAMALI |
|
Kıvılcım Kalay EĞER BİR ŞANSIM OLSAYDI |
|
Canan Sezgin Merkür Retro’da, Jüpiter Aslan’da: Şimdi Ne Olacak? |
|
Tekin Öget AİLE KIRIMI VE TOPLUMSAL KÖKSÜZLÜK |
|
Esra Süntar SUSTUN MU SAHİDEN? |
|
Ersan Yıldız Yedin mi pilavın etli tarafını? |
|
Elif Hece Öztürk Sular Yükselirken |
Siyasetin bu kadar çürütücü, oyalayıcı, yorucu, icat edenlerin bile tanımlamakta zorlandığı bir eylem olduğunu bilsek bile gönül yorgunluğumuza çare olmuyor.
Veba gibi… Sanata, basına her yere bulaşıyor.
Mahalleyi aştı, öyle bir şehir baskısı var ki;
“Yaşamın kendisi siyaset” diyorlar.
Bulaşmazsan, “Ot”, bulaşırsan, “Adam”, bayrağını sallarsan, “Militan” diye diye sınıfların içinde sınıflara ayırıyorlar.
Yorulmuyorlar da…
Eskiden mahallede bir kavga olsa; kim haklı, kim haksız şrakkk diye bilirdik.
Canlı mobeseler gibi izlerdik.
Pijamayla çıkılırdı mahalle meydanına kavga etmeye…
(Aydın Doğan’da o nesilden gelir!)
Genelde küfür edene kızar, “Hop! ağzını bozma, çoluk çocuk var!” derdik.
Gerçi küfür edene, “Cesur adam!” diyen de vardı ama azınlıktı onlar.
Kavgayı genelde küfür edenin kazanması ilginç gelirdi bana.
Hasmı korkar, geriler, bu arada mahalleli ayırana kadar iki tane çakardı!
Ferasetimiz dumura uğradı uğrayalı, haklı-haksız konusunda zaman zaman kafamız karışıyor.
Karışıyor dememe bakmayın, belki de yalnız benim kafam karışıyor, suç ortağı arıyor olabilirim!
Canımın sıkkın, kafamın karışık olması günah mı?
Yoksa, bu hakkım da mı yok?
Bu telaş, bu kavga neden?
Hedonist yaşam için mazoşist olmayı göze alan saçma sapan yığınlara dönüştüğümüzü gerçekten görmüyor muyuz?
Yoksa bu evreni insan kılığında uzaylılar mı işgal etti?
Saçma olanla, gerçek olanın birbirine bu kadar yakın olduğu başka bir yüzyıl oldu mu?
Allah’tan başka herkese çok kırgınım…
En çok kendime…
İzah yorgunluğundan, idrak yoksunluğuna bu kadar yaklaştığım bir zaman dilimi hiç olmamıştı…
Başım da benimle gelecek diye gidemesem de...
Başımı alıp, gidesim var!
E-posta
Facebook
Twitter
Yazdır
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
| Bu yazı 37391 defa okunmuştur. |
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |

53
49













